|
Hollandalılar, 17. yüzyıldaki lale çılgınlığı döneminde, işi siyah lale yapmaya
kadar vardırmışlardı. Çiçek geliştirmek konusundaki bu tutkuları günümüzde de
devam ediyor.
Emirates Havayolları'nın dergisi Open Skies'da yer alan bir habere göre,
Peter van de Werken adlı Hollandalı bir çiftçi, çok renkli güller yaparak
satıyor. Her bir taçyaprağı başka bir renkte olan güllere Gökkuşağı Gülü veya
Şen Gül deniyor.
Bu bir gül ama bildiğiniz güllere benzemiyor. İlk tepkiniz, çiçek
yapraklarına dokunarak rengin kalıcı olup olmadığını anlamaya çalışmak oluyor.
Hayır, bu gerçek bir çiçek. Ama bu renklerle büyümedi. Peki nasıl
oldu?
Gökkuşağı Gülü veya Şen Gül adı verilen bu çiçek, yeni bir boyama
yöntemiyle ortaya çıktı. Bu yöntem sayesinde ilk kez, kitlesel olarak çok renkli
çiçek üretilmeye başlandı. 29 yıldır çiçek endüstrisinde boyalı çiçekler
yapılıyor ama genellikle tek renkten öteye fazla gidilemedi. Bazı meraklılar çok
rengi deniyor ama doğrudürüst kitlesel üretime de geçilmedi.
Gökkuşağı
gülünün gerisindeki adam, Peter van de Werken adında bir Hollandalı çiftçi. Tüm
diğer Hollandalı çiçek yetiştiricileri gibi, Peter de bu işte babasının izinden
gitmiş. Ancak onu diğer yetiştiricilerden ayıran özellik, bilime duyduğu büyük
ilgi. Botanik alanında eğitim gördükten sonra, kendini bilimsel gelişmelere
adamış.
OTOMATİK KASIMPATI BOYAMA MAKİNESİ
YAPTI
İlk iş olarak, dünyanın ilk tamamen otomatik kasımpatı
boyama makinesini icat etmeye çalışmış. Ancak ortağı planları çalarak rakip bir
şirket kurunca, Peter van de Werken de çok renkli çiçek üretimini ticari boyuta
ulaştırmak için çalışmaya başlamış. Bu arada kasımpatılarda başarı elde
edilince, Van de Werken, güller üzerinde deneylere girişmiş. Kasımpatılar iki üç
renk birbirine karışmış olarak üretilirken, güllerde her bir taç yaprağı başka
bir renkte üretilebiliyor. Renkler konusunda da sonsuz bir çeşitlilik var.
Peki bu nasıl oluyor? Van de Werken, kendisine en çok sorulan sorunun
"Bu güllerin rengi gerçek mi?" sorusu olduğunu söylüyor. Samimi cevabı da şu:
Bilmiyorum. Daha önceki makinesi çalındığı için, bu konuda fazla bilgi vermek
istemiyor. Hatta kullandığı boyama ünitesini de kutularının arasına saklıyor.
Ancak süreç hakkında temel bilgiler veriyor: Çiçekler önce boyaya sonra suya
batırılıyor. Renk ayrımını sağlamak için Van de Werken, farklı boya pigmentleri
içeren bir solüsyon geliştirmiş. Pigmentlerin her biri başka bir moleküler
yapıya sahip olduğu için çiçekler boyayı emdikçe renkleri ayırıyor. Bu da çok
tuhaf değil çünkü bitkiler, topraktan emdikleri kimyasal bileşimleri farklı
amaçlarla besin olarak kullanmak için zaten doğal olarak birbirinden
ayırıyor.
Bu süreçten sonra çiçekler renkleri stabilize eden başka
solüsyonlara batırılıyor. Çiçeklerin içindeki reaksiyonlar 24 saat daha devam
ettikten sonra iş sona eriyor.
Peter Van de Werken, ilk gökkuşağı gülünü
iki yıl önce geliştirmiş. Süreci hızlandırmak ve geliştirmek için daha çok yol
katetmesi gerektiğini söylüyor. Ama şu anda ticaret sürüyor: Kullandığı beyaz
güller Hollanda'da yetiştiriliyor. Çok kısa bir mesafe katederek boyandıkları
atölyeye geliyor. Oradan da dünya çiçeklerinin yüzde 63'ünün el değiştirdiği
Aalsmeer Çiçek Borsası'nda satışa sunuluyor.
Hürriyet.com
|