Son Güncelleme:Cuma, 03 May 2013

Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Şifre: Beni hatırla

BAŞLIK: Dış Mekan Süs Bitkileri Yetiştiriciliği

Dış Mekan Süs Bitkileri Yetiştiriciliği 10 yıl 6 ay önce #103

  • admin
  • admin's Avatar
  • ÇEVRİMDIŞI
  • Gencziraat Kurucusu
  • Gönderiler: 111
  • Teşekkür Sayısı: 6
DIŞ MEKAN SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ


Dış mekan süs bitkileri çevre düzenlenmesinde kullanılan süs bitkileridir. Bu bitkiler; kullanıldıkları alanı güzelleştirmekten başka sosyal, kültürel, insan ve çevre sağlığı ve turizm açısından çok büyük önem taşımaktadır.


1. Genel Durumu
Dış mekan süs bitkilerinin bir kısmı bazı bölgelerde çok iyi yetişirken, diğer bazı bölgelerde ise gelişemeyebilir. Bu nedenle üretim yapılacak uygun bitkileri seçmek gerekir. Bölgeye uymayan türleri üretmek boşa giden emek demektir.
Yetiştirilecek olan dış mekan bitki türlerinin seçiminde ihtiyaç en önemli unsurlardan biridir. Her bölgede çok sevilen ve kullanılan bitkiler yetiştirme tercihi olmalıdır. Arz talep durumuna göre bitki çeşidi ve miktarı belirlenmek zorundadır. Ülkemizde süs bitkileri üreticileri kendileri için önemli gördükleri bitkilere ve yetiştirme tekniklere ağırlık vererek daha başarılı olmaktadır.

2. Dış Mekan Süs Bitkilerinin Gruplandırılması
Çevre düzenlemesinde kullanılan dış mekan süs bitkileri çeşitli özelliklere göre gruplandırılmışlardır.

1. Ağaç ve ağaççıklar
a) İbreli ağaç ve ağaçcıklar
b) Yapraklı ağaç ve ağaçcıklar
2. Çalı formlular
3. Sarılıcı ve tırmanıcılar
4. Çim ve yer örtücü bitkiler
5. Çiçekler ve otsu bitkiler
2.1 Ağaç ve Ağaçcıklar
Ağaç ve ağaççıklar ikiye ayrılır:
1. İbreliler (iğne yapraklılar)
2. Yapraklılar

2.1. İbreliler
Bu grupta yer alan ağaç ve ağaççıklar genelde herdem yeşil ve iğne yapraklı formdadırlar.
İbreli ağaç ve ağaççıklar çevre düzenlemesinde en önemli bitkilerden biridir. Peyzaj mimarisinin temel ilkelerine uygun olarak yapılan düzenlemelerde estetik açıdan, form ve norm değerleri bakımından en önde gelen bitkilerdir.

2.2. Yapraklılar:
Yapraklı ağaç ve ağaççıklar bahçe ve park çevre düzenlemesinde, karayolları peyzajında, çeşitli çevre düzenlemelerinde, ibreliler gibi en önemli bitki türlerindendir. Gövde yapıları, yaprak şekilleri, renkleri, formları, değişik mevsimlerde oluşan çiçek, meyve ve yaprak renkleri ile istenilen renk cümbüşünü sağlayan bitkilerdir. İbrelilerle birlikte koruluk ve ormanlık alan oluşturmalarda kullanılmaları daha sağlıklıdır. Yapraklı ağaç ve ağaççıklar peyzaj planlamada ibreliler gibi temel taşlardan biridirler.

2.2. Çalı Formlular
Çalı formlu bitkiler çevre düzenlemesinde tamamlayıcı olarak rol alırlar. Özellikle çevre düzenleme ölçeği küçüldükçe çalıların önemi artar. Küçük park ve bahçelerde, teras katlarında, bina boşluklarında üstün peyzaj etkileri nedeniyle kullanılırlar.

2.3. Sarılıcı ve Tırmanıcılar:
Sarılıcı ve tırmanıcılar çevre düzenleme çalışmalarında tamamlayıcı rol üstlenirler. Balkon, kameriye, oturma grupları, ağaç altı düzenlemelerinde kullanılırlar. Ayrıca kamuflaj malzemesi olarak görüntüsü istenmeyen objelerin kapatılmasında kullanılır.

2.4 Çim ve Yer Örtücü Bitkiler:
Park ve bahçelerde; toprak yüzeyini örten ve düz bir satıh elde etmede kullanılan, yürüyüş parkurları, spor tesisleri ve daha bir çok etkinliklerde yeşil halı örtüsü amaçlı çimler veya diğer yer örtücü bitkiler kullanılır. Çim yer örtücü bitkilerin en önemlisi ve vazgeçilmeyen ilk peyzaj elemanıdır. Çim alansız park, bahçe ve yeşil mekan düşünülemez. İnsanda en çok doğal ortam hissi uyandıran eleman çimdir.

Çim Ekilmesi

Çim ekilmeden önce yabani otlarla mücadele yapılmalıdır. Alan bellendikten veya sürüldükten sonra yabancı maddeler alandan uzaklaştırılmalıdır. İlk tesviyeden önce toprağın besin durumuna göre ihtiyacı duyulan gübreler verilmelidir. İkinci tesviyeden sonra bölgelere göre en uygun çim tohumu karışımı mibzerle veya elle saçılarak ekilir. Bunun üzerine yanmış elenmiş ahır gübresi 2 cm olacak şekilde kapatılır. Bunun çim tohumunun rüzgarla uçmasını önlemek ve kuşlardan korumaktadır.
Bunundan sonra hafif bir silindirle üzeri batırılarak merdaneleme yapılır. Tohumun toprakla gübre arasında iyi bir teması sağlanır. İnce zerrecikler halinde sulama sistemiyle iyice sulanır. 20-25 gün sonra çim haline gelir.
Çok eğimli alanlarda atılan tohumlar su ve rüzgarlarla aşağı doğru taşınır. Bunu için şev 8-10 cm kalınlıkta samanla kapatılır. Kaplamadan önce samanlar hafif ıslatılıp m2ye 300-700 g saman kullanılır İnce gözenekli tellerle samanın araziye tespiti sağlanır. Daha bu samanın üzerine m2ye 60 - 80 g Suni gübre veya 100 - 200 g organik gübre verilir.
Çim tohumu nemli bölgelerde m2 ye 25-30 gr iken kurak bölgelerde 60-70 gra kadar çıkabilir. Kullanılan çim tohumu karışımları:
1. Lolium perenne
2. Festuca sp
3. Poa sp.
4. Agrostis sp.
5. Bermuda grass
6. Phleum pratense
7. Cynasurus cristatusdır.

Çim Alanlarında Bakım İşleri
Sulama:
Ekimden sonra hemen sulama işi genellikle sabah erken ve akşam geç saatlerde olmak üzere günde 2 defa yapılmalıdır. Sık ve kısa aralıklarla biçilen çimlerin su ihtiyacı daha yüksektir. Ayrıca biçilen çim vegetatatif gelişme göstereceğinde su isteği fazlalaşır. Kurak periyotlarda suyun azalması çimin taze yeşil rengini kaybetmesine yol açar. Nisbi nemin değişmesi ise çimin karakteriyle, toprağın kimyevi yapısını da değiştirir. Çim köklerinin yayılma hızı 2-6 cmdir.
Toprak tamamen kurumadan ve sertleşmeden sulanmalıdır. Ortalama çim alanların su istekleri m2ye 5-10 ltdir. Bu oran sulama yapıldığı zamana göre değişir. Gündüz yapılan sulamalarda ısı ile oluşacak transpirasyon nedeniyle su tüketimi artar. Sabahın erken ve akşamın geç saatlerinde sulamak esastır.

Biçme:
Çimi sık sık ve kısa biçimde yapılmak suretiyle kadife görünümlü sahalar elde edilir. Bununla çiçek ve tohuma kalkmaları önlenir ve vejetatif gelişmeleri daha kuvvetli olur. İlk biçim çim 15 cm boylanınca yapılır. İlk iki biçimden sonra çim biçme makinesi kullanmak faydalıdır. Yeni tesis edilen saha kurak havalarda nemli tutulmalı, çim boyu 6 cmyi geçince merdanelenmeli ve tırpanla ilk biçim yapılmalıdır. İlk biçimden sonraki merdaneleme vejetatif gelişmeyi kuvvetlendirir. Erken İlkbaharda yapılacak İlk 2 biçim daha sonraki biçimlerden daha uzun olmalıdır. İdeal çim biçme uzunluğu 4-5 cmdir. Soğuk ve sıcak dalgalarının ani olduğu zamanlarda biçim yapılmamalıdır. Ortalama 10-12 günde bir biçim şekli esastır. Dikkat edilecek önemli bir husus ta her biçimde aynı istikametin kullanılmasıdır. Buna uyulursa çim kökleri daha sağlıklı ve sağlam olur.

Gübreleme:
Tesis edilen çim sahalarına değişik organik ve inorganik gübreler toz veya eriyik halde verilir. Gübreleme sadece besin takviyesi bakımından değil toprak strüktürünün düzelmesinde de rol oynar. Verilecek gübrenin seçiminde mevcut toprağın yapısı ve çim alandan faydalanma şekli tesir eder. Çim sahalarında yılda iki defa 0,5 cmyi geçememek üzere ince elenmiş komposto toprağı serpilir. Bu kompostun zararlı ot tohumundan arınmış olması gerekir. Kompost toprağı besince fakirse m3üne 800 gr Süper fosfor 300 gr kalsiyum, 500 gr azotlu gübre karıştırılır.Asitliliği fazla ise m3 ne 1-3 kg CaCo3 karıştırılır. Kompost toprak Şubat-Mart aylarında yapılır Bunun için 100 m2ye 0,3-0,5 m3 kompost gereklidir.
Çim sahalarda periyodik olarak suni gübre verilmesi vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Yılda en az iki defa uygulanması gerekir. En uygun zaman İlkbaharda kompost toprağa karıştırılarak verilmesidir. Mayıs-Ağustos ayları arasında 4-6 haftada bir yapılan azotlu gübreleme (100 m2ye 1 kg amonyum sülfat) başarı sağlar.
Çim bitkilerine yapraklarının yaş olduğu zamanlarda inorganik gübre verilmemelidir. Çünkü yaş yaprak üzerine düşen gübre ayrışarak asit meydana getirir ve bitkiyi yakar. Bu bakımdan yapraklar kuru iken verilen inorganik gübre, gübrelemeden hemen sonra sulanmalıdır.

Kireçleme:
Kireç verilen topraklarda yabani otlar fazla gelişme gösterdiğinden solucan faaliyeti gözlenen yerde kirece ihtiyaç yoktur. Çimler genellikle orta asit ve az asitli topraklardan hoşlanırlar. Ancak fazla asit nedeniyle çimin zarar gördüğü topraklarda kireçleme yapılır. Asit fazlalığın belirtileri yosunlaşma, sazlar ve benzeri zararlı bitkilerin gelişmeye başlamasıdır. Bu durumlarda hektara 500-600 kg CaCo3 son ve İlkbaharda çim daha üzerine serilmelidir. Fazla asitliliğe rağmen çim bitkileri zarar görmüyorlarsa kireçleme yerine haa 250 kg kalkerli gübre verilmelidir. Çim sahalarda en erken kireçleme 3-4 senede bir yapılır.

Merdaneleme:
Çim alanlarının merdanelenmesi herşeyden önce geçirgen ve orta derece geçirgen topraklar içindir. Merdaneleme çimin vejetatif gelişmesini artırır. Fakat sık sık çiğnenen ve killi karakterli topraktaki bu işlem fayda yerine zarar getirir. 100 kg ağırlığındaki yeterlidir.
Yeni tesis edilmiş çim sahalarda ilk biçimden evvel ve sonra 50 kglık merdane yeterlidir. Bu işlemle yeni çim fidelerinin toprağa daha sıkı tespiti sağlanır. Spor sahalarında merdane ağırlığı 250 kga kadar çıkabilir.
Don ve nemli koşullarda merdaneleme yapılmaz. Fazla merdaneleme çim gövde aksamına zarar vereceğinde sıkça yapılmamalıdır.

Havalandırma:
Sık yapılı topraklarda çimin kökleri genellikle rahat gelişemezler Bu nedenle de gerekli su ve besin maddelerinden tam olarak yararlanamazlar . fazlaca çiğnenen spor ve oyun sahalarında da aynı durum gözükür. Bu amaçla kullanılabilecek tahta yada demir uçlu aletlerle hem sıkışık toprağın yer yer gevşemesi hem de havalandırılması sağlanır. Hava deliklerinin derinliği toprağın sıkışıklık derecesiyle ilgili olarak 5-12 cm arasında değişir. Fazla geçirgen kumu bol topraklarda bu işleme gerek yoktur.

Tırmıklama:
İlk ve Sonbaharda çim sahalarda kesilmiş çim, yosun yaprak v.b. gibi artıkların temizlenmesi gerekir. Tırmıklama yapılırken çim gövde ve köklerinin zarar görmemesi gerekir.
Yer örtücü bitkiler dikiminden önce büyüyünce alacaklı büyüklük ve boyutların bilinmesi gerekir. Bunun yanı sıra çeşitler için uygun yer seçimi yapılır. Küçük alanlarda, bina çevrelerinde kısa zamanda örtüye sahip olmak için daha sık dikim yapılır. Buna karşın geniş alanlarda daha seyrek dikim yapılır.
Yer örtücü bitkilerle çalışmanın amacı toprağı en uygun nemi tutabilecek hale getirmektir. Kumlu topraklarda çok az odunsu bitki iyi bir gelişme gösterebilir. Buna karşılık kötü drenajlı killi topraklarda yetişme açısından zorluk çekebilir.
Yer örtücü bitkilerin en önemli işlevlerinden biriside toprak erozyonunu önlemektir. Aslında tüm bitkiler bu görevi bir noktaya kadar yaparlar. Eğimli alanlarda eğim artıkça toprağı korumak zorlaşır. Düşük eğimlerde her cins bitki dikimi yapılabilmesine rağmen eğim arttıkça daha özel bitki seçimi yapılmalıdır. Bu seçilecek bitkiler büyük ve sağlıklı bitkiler olmalıdır.

2.5. Çiçekler ve Otsu Bitkiler
Çevre düzenlemesinde renk olarak ve birim alanda en fazla etki yaratan bitki türleridir. Çiçekler olmadan herhangi bir bahçe, park, spor tesisi düşünülemez. Kişilerde yaşama sevincini uyandıran, hayata bağlayan ve neşe veren bitkiler çiçeklerdir. Çiçekler tek yıllık ve çok yıllık diye sınıflandırılabilir. Tek yıllık çiçekler yazlık ve kışlık yetiştirilmeleri nedeniyle de sınıflandırılabilirler.

3. Dış Mekan Bitkilerinde Çoğaltma Teknikleri
Fidanlık işletmeciliğinin temel amacını oluşturan bitki üretimi; bilgi, deneyim ve planlamayla birleştiği zaman işletmeler başarılı olur.
Dış mekan süs bitkilerinin üretimi iki temel tekniğe dayanır.
1. Generatif (tohumla) çoğaltma
2. Vejetatif çoğaltma

3.1. Generatif (Tohumla) Çoğaltma
Generatif (tohum) çoğaltma yöntemiyle çok miktarda, ucuz ve kolay fidan üretimi sağlanır. Bu çoğaltma yönteminde ona temel olan tohum hakkında bazı bilgileri dikkate almak gerekir. Öncelikle hangi üretim tohum ile çoğaltılacağına karar vermek gerekir. Daha sonra tohumların teminine çalışılır. Tohumlar bizzat anaçlardan toplanabildiği gibi, bu işin ticaretini yapan kuruluşlardan da satın alınabilir.
Tohumun hasadı sırasında olduğu kadar bunu izleyen işlemlerde tohumun canlılığı bakımından önem taşır. Çimlenme gücü en yüksek tohumlar bile hasat sonrası yapılan hatalı işlemlerle çimlenme güçlerini tamamen kaybedebilirler.
Ağaçlar çalılar ve diğer süs bitkilerinin tohumlarını ekim mevsimine kadar veya gelecek yılların ihtiyacı için kullanmak üzere daha uzun süre sağlıklı bir şekilde sağlamak gerekir. Tohumlar ayıklanıp temizlendikten sonra ekim zamanına kadar serin ve havadar yerlerde saklanırlar.
Ağaç çalı ve diğer süs bitkileri türlerinde tohumlar saklama açısından kısa ömürlü, orta ömürlü ve uzun ömürlü tohumlar diye 3 gruba ayrılabilirler. Tohumları kısa ömürlü bitki türlerinde saklama birkaç hafta ile 1-2 yıl arasında değişir. Bu gruba giren başlıca türler arasında Kavak, Söğüt, Kara Ağaç, Kayın, Göknar, Sedir,Meşe, Bazı Akçaağaç türleri, Yalancı Servi, Manolya sayılabilir. Tohumları orta ömürlü olan türerde tohumla 4-5 yıl saklanabilir. Bunlar içinde çam ve ladin türleri en tipiklerini oluşturur. Uzun ömürlü tohumlar daha uzun süre 10-20 yıl kadar bozulmadan saklanabilirler. Bu gruba Akasya, Gülibrişim, Sarısalkım, İğde, Okaliptüs örnek olarak gösterilebilirler.
Tohumlar saklandıktan sonra ekim işleminden önce iyi çimlenmeleri için bazı uygulamalardan geçirirler. Özellikle çimlenme engeli olan türlerde bu işlemler önem kazanır. Bu işlemler için en önemli yöntemler:
\" Kabuk engeli için asitli işlem yöntemi,
\" Mekanik zedeleme yöntemi,
\" Suda şişirme yöntemi,
\" Katlama yöntemidir.
Tohumlar, ya soğuk veya sıcak seralar gibi kapalı yerlerde ya da fidanlıklarda açık alanlara ekilir. Fideler toprak yüzeyine çıkınca kültürel işlemler yapılır.yeterli büyüklüğe ulaşan fideler kaplara alınır.

3.2. Vejetatif Çoğaltma
Bu çoğaltma tekniği süs bitkileri üretiminde en yaygın kullanılan üretim tekniğidir. Vejetatif çoğaltma; kök sürgünü, yaprak, yumru, dal, rizom gibi vejetatif bitki kısımlarından alınan parçalarla yapılan üretim şeklidir. Bu çoğaltma yönteminde başlıca 4 temel metot bulunmaktadır. Bunlar:
1. Çelik ile çoğaltma
2. Aşı ile çoğaltma
3. Daldırma ile çoğaltma
4. Rizom, stolon, soğan gibi diğer vejetatif çoğaltmalardır. Yukarıda sayılan vejetatif çoğaltma metotlarından en çok kullanılan çelik veya aşı ile çoğaltmadır.

3.2.1. Çelikle Çoğaltma
Çelikle çoğaltma tekniği üretilecek bitkiden alınan ve çelik adı verilen bir gövde, kök veya yaprak parçası ile yeni bir bitki oluşturma tekniğidir. Bu yöntemle çoğaltma çok çeşitli iğne yapraklı, yapraklı, herdem yeşil ve yaprağını döken süs bitkilerinde seralara sahip fidanlıklarda yıl boyu devam eder. Özellikle herdem yeşil ve yarı yeşil yapraklı türlerin hemen hemen hepsinde tohumla çoğaltım zaman aldığı ve buna rağmen istenilen nitelikler genellikle sağlanamadığı için bu türler çelikle çoğaltılırlar
Çelikle çoğaltma yöntemleri çok çeşitlidir. Bunlar:
\" Gövde Çelikleri
\" Kök Çelikleri
\"Yaprak Çelikleridir.
Süs bitkilerinde en çok gövde çelikleri ile üretim yöntemi kullanılmaktadır. Gövde çelikleri de yumuşak (yeşil) çelik, yarı odunlaşmış (odunsu) çelik ve sert (odun) çelikleri olmak üzere 3 grupta toplamaktadır. Odunsu bitkilerin henüz odunlaşmamış olan taze ilkbahar sürgünlerinden hazırlanan yumuşak çelikler bir çok süs bitkisinin çoğaltımında kullanılır. Yumuşak (yeşil) çelikler daha çabuk ve daha kolay köklenirler. Bu çelikler tepe tomurcuğu taşıyan sürgünlerden tepe çeliği olarak alınır.
Yarı odunlaşmış (odunsu) çelikler yumuşak çelikten bir ölçüde olgunlaşmış ve kısmen de sertleşerek odunlaşmaya yönelmiş olmaları ile farklılık gösterir. Bu çelikler büyüme mevsiminin sonlarına doğru sürgünler kısmen olgunlaştığında alınır, genellikle Ağustos ayı ve Eylül başları en uygun zamandır.
Sert (odun) çelikleri ise bir yaşında tamamen olgunlaşmış ve odunlaşmış sürgünlerden elde edilir. Sert çelik kullanımı daha çok kışın yapraklarını döken türlerle iğne yapraklılarda kullanılır.
Çeliklerde köklenmenin hızlı olması için çelikler köklenme yastıklarına dikilmeden önce köklenmeyi uyarıcı hormona batırılırlar Böylece köklenme daha kısa zamanda olduğu gibi köklü çelik sayısı da artar. Çelikler kök oluşturmaları için perlit veya temiz dişli kum bulunan yastıklara dikilir. Çeliklerin üzerine sisleme şeklinde su püskürterek nemli kalmaları sağlanır. Köklenen çelikler, küçük torbalara veya fincan saksılara aktarılarak gölgeli araştırma ortamlarına taşınırlar. Burada kültürel işlemler uygulanan bitkiler daha sonra süs bitkisi fidanı olarak büyütme yerlerine alınır ve yeterli gelişme ve form sağlandıktan sonra satışa sunulurlar.

3.2.2 Aşı İle Çoğaltma
Aşı ile çoğaltma tekniği çoğaltılması istenilen bitkinin bir parçasını anaç olarak kullanacağımız başka bir bitki ile kaynaştırarak tek bir bitki olarak geliştirme tekniğidir. Bitkinin toprak üstü kısmını yani gövde ve dalları oluşturacak kısma kalem veya göz denir. Bunlardan kalem üzerinde birkaç uyur göz bulunan dal parçasıdır. Bu parçanın göz olarak alınması halinde tek bir gözden oluşan bir parça söz konusudur. Yeni bitkinin kök kısmını oluşturacak olan aşı kısmına ise anaç denir. Aşılama yöntemleri kalem aşıları ve göz aşılarıdır. Türlere göre aşılamada başarı alanları çok farklılık gösterir.
a) Aşı bıçağı ile kalemden gözün çıkarılması
b) Kalemden çıkarılmış aşı gözü
c) Anaç üzerinde aşı bıçağı ile T şeklinde çizik açılması
d) Açılan Tye gözün yukarıdan aşağıya doğru yerleştirilmesi
e) Anaca yerleştirilmiş göz
f) Aşı yerinin bağlanması .
Üzerinde birkaç tomurcuk bulunan ve kalem adı verilen bir parçanın kullanılarak yapılan aşı çeşidine kalem aşıları denir. Kalem aşıları daha çok iğne yapraklı bitkilerde değerli varyetelerin çoğaltılmasında kullanılır. Bir çok kalem aşısı metodu vardır.
Üzerinde bir göz veya tomurcuk bulunan küçük bir kabuk parçasından alınan bir kalem kullanılarak yapılan aşılama yöntemine göz aşısı denir. Bu yöntemle bir bireyden çok sayıda göz alma olanağı vardır. Bu nedenle göz aşısı metodu kıymetli bitkilerin ve güllerin üretilmesinde ekonomik ve amatör yetiştiricilerinde kolaylıkla uygulanabileceği aşı yöntemidir.
Göz aşıları da sürgün göz aşıları ve durgun göz aşıları olmak üzere 2 çeşittir. Sürgün göz aşılarında anaca yerleştirilen göz o yıl içinde sürgün verir. Genelde Nisan- Mayıs aylarında yapılan aşılardır. Durgun göz aşılarında ise gözler o yıl uyur halde kalırlar ve ancak ertesi yıl sürerler.
Haziran Temmuz - Ağustos ve Eylül aylarında durgun göz aşısı yapılır. Güllerde durgun göz aşısının yapım aşamaları şöyledir:
\" Anaçta aşı bıçağıyla T şeklinde çizik açılır ve kabuk hafifçe kaldırılır.
\" Kalemden aşı bıçağı ile göz (Yaprak sapı ile birlikte) çıkarılır.
\" Çıkarılan göz anaçta bulunan T şeklindeki bölgeye yukarıdan aşağıya doğru itilerek yerleştirilir.
\" Daha sonra aşı yeri düzgün bir şekilde aşı bağı ile bağlanır.
Son Düzenleme: 10 yıl 6 ay önce yazan admin.
Sadece Kayıtlı kullanıcılar yazı yazabilir.