|
TOPRAKSIZ TARIM
GİRİŞ
Topraksız
tarım; her türlü tarımsal üretimin durgun veya akan besin
eriyiklerinde, sis şeklinde verilmiş besin eriyiğinde veya besin
eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesidir.
Topraksız tarımın amacı; bitkilerin gelişmesini besin solüsyonu
yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini
stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en ekonomik bir şekilde
gerçekleştirmektir. Topraksız tarım aslında örtüaltı (özellikle
seralarda) yetiştiricilikte uygulanan ancak son zamanlarda açıkta da
kullanılmaya başlanan bir yetiştiricilik yöntemidir.
TOPRAKSIZ TARIMIN NEDENLERİ
Topraksız
tarımı gerektiren nedenleri toprak kaybı; toprak yorgunluğu; hastalık,
zararlı ve yabancı ot sorunu; aşırı gübre tüketimi; su tüketimi
şeklinde sıralamak mümkündür:
-Toprak kaybı:
Hızlı nüfus artışı ve bu nüfusun besin ihtiyacının karşılanması için
tarım yapılacak toprakların yetersiz kalma ihtimali vardır. Çünkü
normal tarım topraklarının bulunmadığı çöllerin hakim olduğu ülkelerde;
ülkemizin Akdeniz sahillerindeki meyilli-taşlı arazilerde teraslama
yaparak taşıma toprakla tarım yapılmaya çalışılan yerlerde; erozyon,
çoraklaşma ve tarım topraklarının yerleşim ve turizm alanlarına ayrılan
alanlarda bu durumla karşılaşılmaktadır.
-Toprak Yorgunluğu:
Seralarda aynı ürünün arka arkaya uzun yıllar yetiştirilmesi toprak
yorgunluğuna neden olmakta bu ise verimliliği düşürmektedir. Toprak
yorgunluğuna çözümde, toprak değişimi ve yetiştirilecek üründe
değişiklik yapmak (ekim nöbeti) gibi yöntemler kullanılabilirse de; bu
tür uygulamalar üreticiler için fazla pratik olmadığı gibi fazla
ekonomik de değildir. Üstelik modern tarımda alınan tüm önlemlere
rağmen, verim ve kalitede istenilen boyutlarda artışlar
kaydedilememektedir.
-Hastalık, zararlı ve yabancı ot sorunu:
Yoğun tarımın yapıldığı ve sürekli aynı ürünün yetiştirildiği yerlerde
bağışıklık kazanan ve üretimde önemli sorunlara neden olan hastalık,
zararlı ve yabancı otlarla kontrolde modern tarımda ilaçlı mücadele
yapılarak ilerlemeler kaydetmiş olmasına karşın tam bir kontrol
sağlanamadığı gibi, sağlığa zararlı ilaç kullanımı özellikle dışa ürün
satımında sorunlara neden olmaktadır.
-Aşırı gübre ve su tüketimi:
Topraklı tarım yapılan alanlarda ve özellikle seralarda yoğun üretim
girdilerinden birisi bitkilerden daha çok verim ve kalite elde etmek
için gübre kullanımıdır. Bu durumun ileride gübre açığına ve toprak ile
çevrede kirletici etkilerinin olabileceği kuşkularını doğurmaktadır.
Topraklı
tarım yapılan alanlarda, verilen suyun bitkilerce kullanılan miktarını
saptamaktaki güçlükler (toprağın derinliklerine sızması ile toprak ve
bitkiden buharlaşma ile kaybolması sonucu) nedeniyle bitkileri sulamak
için kullanılan su tüketimi topraksız tarımda kullanılanın 4-5 katı
olabilmektedir.
-Enerji ve işgücü tasarrufu: Topraklı
tarımdaki tüm kültürel uygulamalar için işgücü gereklidir. Toprağın
işlenmesi, ekim-dikime hazırlanması, çapalanması, sulamaya elverişli
hale getirilmesi, sterilizasyonu, bitkilerin gübrelenmesi, yabancı ot
kontrolü gibi işlemler nedeniyle işgücü gereksinimi bir hayli fazladır.
Başta traktör ve bağlantı ekipmanlar olmak üzere bir çok alet ve
ekipmanın çalıştırılması için bir hayli enerjiye gereksinim
bulunmaktadır.
TOPRAKSIZ TARIMIN FAYDALARI
Toprağı uygun olmayan yerlerde tarımsal üretim olanağı: Topraksız tarım toprağa bağlı kalmadan yapılabilen bir üretim yöntemi olduğu için uygun olmayan alanlarda da tarım yapılabilir.
Erkencilik, verim ve kalite artışı: Dengeli
bir beslenme ve bakım olanakları sağladığı için bitkiler erkenden ve
daha fazla verime yatar. Bitkilere istenilen besin elementi gerekli
miktarlarda verildiği için erkenci ve kaliteli ürün alma olanağı vardır.
Bitkilerin kontrollü beslenmesi: Bitkilere
verilecek besinleri seçmek ve istenilen miktarlarda vermek mümkündür.
Böylece bitki besleme kontrollü bir şekilde yapılabilir. Bitkilere eşit
bir şekilde gübre vererek bitkileri eşit düzeylerde
büyüme-gelişmelerini sağlamak ve birbirine yakın verim elde etmek
kolaylaşır. Bazı besinlerin (Mangan, Demir, Çinko, Molibden, Bakır
gibi) zararlı etkilerinden kaçılabilir. Topraklı yetiştiricilikte bitki
beslemede olumsuz etki yapan pH ve Ec gibi sorunların önüne
geçilebilir. Ayrıca kök çevresindeki ortamda sıcaklık ve oksijen
denetimi yapılabildiğinden bitkilerin besinlerden faydalanma
performansı olumlu etkilenir.
Su ekonomisi ve kontrolü: Topraksız
tarımda bitkileri verilen su toprağa sızma yoluyla, suda tutularak veya
buharlaşma nedeniyle fazlaca kullanılır. Sulama için tarım alanlarında
her yıl su karık veya tavalarını oluşturmak gibi işlemlere çok fazla
masraf ta gerekir. Topraksız tarımda verilen su ölçülebilir olduğu ve
kontrollü bir şekilde bitkilere verildiği için fazla israf edilmez ve
otomasyona bağlı olduğu için de sulama sistemleri daha az para
gerektirir.
Enerji ve iş gücünün azaltılması: Topraklı
tarımdaki işlemler için gerekli olan işgücünde tamamen teknolojik ve
otomasyon sistemleri devreye girdiği için önemli kazançlar elde edilir.
Daha az enerji sarf edilir.
Hastalık, zararlı ve yabancı ot kontrolü:
Bitkilerin beslenmesi için kullanılan besin solüsyonu ve yetiştirme
ortamı sterilize edilebilir. Böylece kökten kaynaklanan hastalıkların
önüne geçilebilir. Ayrıca yetiştirme dönemi boyunca kontrollü bir
üretim söz konusu olduğu için hastalık ve zararlı riski oldukça
azaltılabilir. Yetiştirme su veya katı ortamda olduğu için yabancı ot
sorunu yoktur.
TOPRAKSIZ TARIM TİPLERİ
Topraksız
tarım, değişik ülkelerde ve farklı araştırıcılara göre pek çok şekilde
sınıflamaktadır. Ancak topraksız tarımı, genelde su kültürü ve katı
ortam kültürü olmak üzere iki gruba ayırarak incelemek olanak
dahilindedir.
1. Su (Solüsyon=Hidroponik) Kültürü= Bitkilerin
her hangi katı bir ortam içermeyen yapılarda özel besin eriyiklerinde
veya bu besin eriyiklerinin belli aralıklarla bitki köklerine
püskürtülmesi ile yetiştirilmesi yöntemidir.
|
a
b
|
Durgun Su Kültürü:
Bitkilerin 30 cm derinlikteki tekne, tank ve benzeri yapılara konulan
besin eriyiklerinden sadece kökleri temas ettirilerek beslenmesi ve bu
besin eriyiğinin türlere göre değişmekle birlikte 7-14 gün aralıklarla
değiştirilmesi esasına dayanan yetiştiricilik sistemidir (a).
Durgun su kültürü, bir havalandırma tüpü kullanılarak havalandırmalı durgun su kültürü şeklinde (b) de yapılabilir.
|
|

|
Akan Su Kültürü (NFT=Nutrient Film Culture= Besleyici Fim Tekniği):
Bitki köklerinin, değişik kanallar içerisinden sürekli veya aralıklı
olarak birkaç mm�den 4-5 cm�e kadar derinlikte geçirilen besin
eriyikleri içerinde tutularak beslenmesi şeklindeki üretim metodudur.
Sistemde bitkiler verilen besin eriyiği eğimli bir kanaldan geçirilerek
besin tanklarında depolanır ve eksiklikleri tamamlandıktan sonra tekrar
ortama motorlar aracılığı ile pompalanır
|
|
|
Aeroponik Kültürü:
Bitkilerin köklerine besin eriyiklerinin sürekli veya aralıklı bir
şekilde sis veya buhar halinde püskürtülmesi şeklinde uygulanan bir
topraksız kültür yöntemidir. Diğer sistemlere göre su ve gübre
tasarrufu sağlayan bu sistemde besin çözeltisini atmaya yarayan
başlıklar ve sistemi basınçlı bir şekilde çalıştıran motor düzeneği
bulunmaktadır.
|
2. Katı Ortam (Substrat=Agregat) Kültürü= Bitkilerin;
köklerinin gelişip dağılabilmesi için besin eriyikleriyle
zenginleştirilmiş, destek sağlayan, besin ve su kaybı az olan, iyi
havalanabilir, kolay bulunabilen ve ucuz olan katı ortam doldurulmuşlar
saksı- paket, torba, yatak ve hazır blok yapılarda yetiştirilmesidir.
|
|
Yatak Kültürü:
Yatak kültürü 15-20 cm derinlik, 30-120 cm genişlik ve sera boyuna göre
değişen uzunluklarda; yere yatay veya tavana asılı olarak dikey olarak
yerleştirilmiş yapılardır. Yataklar, sera toprağında derince açılmış
oyukların plastikle kaplanması ile oluşturulabileceği gibi beton, tahta
veya metal kontrüksiyon yapı üzerine yerleştirilmiş ve değişik (en
fazla plastik) malzemeler kullanılarak oluşturulabilir. Bitkiler bu
yapılar içerisine doldurulmuş katı ortamların kullanılması, damla
sulama ile su ve gübre verilmesi ile üretilirler. Atık su ise yataklara
verilen eğimden faydalanılarak sistemden uzaklaştırılır.
|
|
Saksı, Torba veya Paket Kültürü:
Bitkilerin besin maddesi destekli veya besin maddesiz, eksik besin
maddelerinin besin eriyiği ile verilebildiği, başta damla sulama olmak
üzere değişik şekillerde sulanan, herhangi bir katı ortamla doldurulmuş
saksı, torba, paket veya benzeri kaplarda yetiştirilmesi şeklinde
üretilmesidir.
|
 |
|
|
Hazır Blok Kültürü:
En çok kaya yününün kullanıldığı bu sistemde bitkilerin
yetiştiriciliği, tabana yerleştirilen (kalınlığı 5-10 cm, genişliği
15-30 cm ve uzunluğu 100 cm) büyük kayayünü blokları içerisine,
ortasındaki çukura tohum ekimi yapıldıktan sonra daha büyük fide
blokları veya dorudan hazır fide yetiştirmeye uygun kayayünü blokları
(kalınlığı 2-7 cm, genişliği 2-10 cm ve uzunluğu 2-10 cm)
yerleştirilerek yapılır. Bitkilerin beslenmesi ve sulamasında damla
sulama yöntemi ile yapılır.
|
Bu
yapılarda katı ortam olarak kullanılabilecek materyaller doğadan elde
edilebildiği gibi kimyasal yolla da üretilebilen inorganik veya organik
yapıdaki maddelerdir:
|
Kum:
Çeşitli kayaçların iklim olayları ile parçalanması oluşan, substratlar
içinde en ucuz olan katı ortamdır. Topraksı tarıma en uygun kum tane
iriliği 0.5-2 mm arasındadır. Daha küçük irilikteki kumlar, drenaj ve
havalanmayı önleyebilir. Tekrar yıkanıp, sterilize edilerek
kullanılabilen uzun ömürlü bir ortamdır.
|
|
Çakıl:
İriliği 2-20 mm arasında ve kumdan iri kayaçlardır. Küçük, yuvarlak ve
benzer irilikte olmaları istenir. Kum gibi yıkanıp, sterilize edilerek
kullanılabilir.
|
|
|
Perlit:
Perlit volkanik kayaçların öğütülüp, 900-1000°C�de yüksek sıcaklıklara
maruz bırakılması ile elde edilen Al, Na, K silikattan oluşur. Beyaz
renkli, hafif, steril ve nötr (ph: 6.5-7.5) yapılıdır. Bünyesinde çok
küçük hava kabarcıkları bulunduğu için bitki köklerinin havalanması ve
nem tutması açısından çok uygundur.
|
|
|
Vermikulit:
Vermikulit yataklarından çıkarılan vermikulitin 1000°C�de fırınlanması
ile elde edilen mika mineralidir. Topraksız tarım için uygun vermikulit
iriliği 1-3 mm�dir. Vermikulit; su tutma kapasitesi yüksek, köklerin
havalanmasında oldukça iyi, steril ve hafif bir maddedir.
|
|
|
Pomza: Kraterlerden
çıkan köpük halindeki mağmanın soğuması ve poroziteli halde katılaşması
ile oluşur. Asidik olanları beyaz veya kirli beyaz renkte, bazik
olanların rengi ise kahverengi veya siyahtır. Tane iriliği 1-5 mm olan
steril bir materyaldir.
|
|
|
İşlenmiş Kil: Silis
kumunun yüksek sıcaklıklarda ergitilerek elyaf haline getirilmesi ile
elde edilen bir ısı yalıtım malzemesidir. Su tutma kapasitesi ve
havalanması iyidir.
|
|
|
Zeolit:
Temel yapısını SiO4 veveya AlO4 oluşturan bir sulualimünasilikat bir
mineraldir. Beyazımsı bir renge sahip olan zeolit, içinde diğeşebilir
katyonlar bulundurur. İçerdiği boşluk ve kanallar ile iyi bir nem
tutucu ve havalanmaya yardımcıdır. Bu nedenlerle adsrobsiyon, iyon değişimi ve dehidrasyon uygulamalarında başarıyla kullanılır. Su tutma kapasitesi ve havalanması iyidir.
|
|
|
Sepiolit:
Magnezyum silikat minerali olan sepiolit, doğada tabakalı ve masif
olarak bulunur. İçerdiği hava boşlukları yardımıyla nem tutma
kabiliyeti ve köklerin havalanması için iyi bir ortamdır.
|
|
|
Poliüretan:
Plastik köpük olarak bilinen bir maddedir. Hava boşlukları yardımıyla
bitkiler için gerekli suyun kullanılmasında ve köklerin havalanmasında
etkilidir.
|
|
|
Polistiren: İçerdiği hava boşlukları sayesinde bitki köklerinin havalanmasında yardımcı olur. Suyu tutma gücü fazla değildir.
|
|
|
Kaya Yünü: Kayayünü
% 60 diabase, % 20 kireç ve % 20 kömür tozunun 1500-200°C�de fırınlarda
eritilip, çok ince tabakalar halinde çıkartılıktan sonra ip halinde
kesilmesi ve reçine eklendikten sonra sıkıştırılması sonucu elde
edilir. Başlangıçta steril, yüksek su tutma kapasitesine sahip,
gözenekli ve oksijence zengin, besin eriyiklerini emme gücü yüksek bir
ortamdır.
|
|
|
Cam Yünü: Silis
kumunun yüksek sıcaklıklarda ergitilerek elyaf haline getirilmesi ile
elde edilen bir ısı yalıtım malzemesidir. Su tutma kapasitesi ve
havalanması iyidir.
|
|
|
Styrofoam (Strafor): Plastik
köpük olarak bilinen diğer bir maddedir. Besin içermez ve ortamı
etkilemez. Endüstriyel olarak üretilir, kolay ve ucuza temin
edilebilir. Hava boşlukları çok fazla olduğu için köklerin havalanması
da yararlıdır. Su tutma gücü azdır.
|
|
|
Kompost: Çeltik
ve yer fıstığı kavuzu; buğday, arpa, mantar gibi tahıl samanları; mısır
gibi bitkilerin kurutulmuş, işlenmiş ve dezenfekte edilmiş artıkları bu
amaç için kullanılabilir. Bitki artıkları önce fermantasyona alınarak
çürütülmeli ondan sonra kullanılmalıdır. Bunlar hafif, su tutma bitki
türüne göre değişebilen materyallerdir. Yerleşim yeri ve hayvansal
artıklar da kompost yapımında kullanılabilirse de bunlarda dikkatli
olunmalıdır.
|
|
|
Ağaç Kabuğu: Çam,
kayın, meşe gibi ağaçların kabuklarından oluşur. Organik ortam
kültürlerinde özellikle işlenmiş halde kullanılması durumunda hastalık
ve zararlı yönünden de avantajlıdır. Sahip oldukları hava boşlukları
ile su tutma kabiliyetleri iyidir.
|
|
|
Talaş: Değişik
ağaçlardan elde edilen talaş, ince veya kaba yapılı olabilir. Nem tutma
yönünden oldukça iyidir. Belirli bir süre kullanıldıktan sonra
değiştirilmesi gerekebilir.
|
|
|
Torf: Bataklıklarda
yetişen bitkilerin bıraktıkları artıklarının havasız koşullarda
yığınlar halinde birikmesinden elde edilir. Topraksız ortamda en fazla
kullanılan ortamlardan birisidir. Bir çok firma tarafından değişik
boyutlardaki paketlerde ticareti yapılmaktadır. Su tutma kabiliyeti en
yüksek ortamlardan birisi olduğu gibi içerdiği besin maddeleri
bakımından da dikkat çeker.
|
|
 
|
Kokopit: Hindistan
cevizi liflerinden üretilir. Hindistan cevizi kabuklarının doğrudan
kullanımı yanında işlenip, sıkıştırıldıktan sonra farklı boyutlarda
bloklar halinde kullanımı da söz konusudur. Torf gibi çok yüksek su
tutma kapasitesi sayesinde bitki köklerinin beslenmesinde ve
havalanmasında önemli katkı sağlar. İthal ürün olması nedeniyle fiyatı
yüksektir.
|
BESİN ÇÖZELTİSİ
Gerek
katı ve gerekse sıvı kültür ortamlarında bitkilerin topraktan
sağladıkları besinleri sağlayamazlar. Topraksız kültürdeki en önemli
konulardan birisi bitkilerin sürekli ve yeterli besin ile
beslenmeleridir. Bu ise kaliteli bir suda, değişik gübrelerin çözülerek
besin solüsyonlarına dönüştürülmeleri ve bitkilere verilmesi ile
gerçekleştirilir. Besin solüsyonlarında gübre olarak Sevgican (1999)
tarafından önerilen aşağıdaki makro ve mikro elementlerin kullanılması
gereklidir. Besin solüsyonları hazırlanırken pH ve Ec değerlerinin
ayarlanması unutulmamalıdır.
Besin Solüsyonunda Kullanılan Makro Elementler ve Yaygın Kaynakları
|
Makro
Element
|
Simgesi
|
Atom
Ağırlığı
|
İyonik
Formu
|
Kimyasal Kaynağı
|
Makro Element
İçeriği (%)
|
|
Azot
|
N
|
14
|
NO3-
|
Amonyumnitrat
|
NH4NO3
|
N: 16
|
|
|
|
|
|
Kalsiyumnitrat
|
Ca(NO3)2
|
N: 15, CaO: 19
|
|
|
|
|
|
Nitrikasit
|
HNO3
|
N: 20, 21
|
|
|
|
|
|
Potasyumnitrat
|
KNO3
|
N: 13, K2O: 46
|
|
|
|
|
NH4+
|
Amonyumnitrat
|
NH4NO3
|
N: 33
|
|
|
|
|
|
Amonyumfosfat (mono)
|
NH4H2PO4
|
N: 11, P2O5: 21
|
|
|
|
|
|
Amonyumfosfat (di)
|
(NH4)2HPO4
|
N: 18, P2O5: 46
|
|
|
|
|
|
Amonyumsülfat
|
(NH4)2SO4
|
N: 21, S: 24
|
|
Fosfor
|
P
|
31
|
PO4-3
|
Amonyumfosfat (mono)
|
NH4H2PO4
|
P2O5: 27, N:12
|
|
|
|
|
|
Amonyumfosfat (di)
|
(NH4)2HPO4
|
P2O5: 22, N:20
|
|
|
|
|
|
Potasyumfosfat (mono)
|
KH2PO4
|
P2O5: 52, K2O: 34
|
|
|
|
|
|
Potasyumfosfat (di)
|
K2HPO4
|
P2O5: 18, K20:22
|
|
|
|
|
|
Fosforikasit
|
H3PO4
|
P2O5: 85
|
|
Potasyum
|
K
|
39
|
K+
|
Potasyumklorür
|
KCl
|
K20: 60
|
|
|
|
|
|
Potasyumnitrat
|
KNO3
|
K20: 36, N: 13
|
|
|
|
|
|
Potasyumfosfat (mono)
|
KH2PO4
|
K20: 30, P2O5: 23
|
|
|
|
|
|
Potasyumfosfat (di)
|
K2HPO4
|
K20: 22, P2O5: 18
|
|
|
|
|
|
Potasyumsülfat
|
K2SO4
|
K20: 50, S: 18
|
|
Kalsiyum
|
Ca
|
40
|
Ca+2
|
Kalsiyumklorür
|
CaCl2
|
CaO: 36
|
|
|
|
|
|
Kalsiyumnitrat
|
Ca(NO3)2
|
CaO: 19, N: 15
|
|
|
|
|
|
Kalsiyumsülfat
|
CaSO4
|
CaO: 29, S: 23
|
|
Magnezyum
|
Mg
|
24
|
Mg+2
|
Magnezyumsülfat
|
MgSO4.7H2O
|
MgO: 16.5, S: 13
|
|
Kükürt
|
S
|
32
|
SO4-2
|
Amonyumsülfat
|
(NH4)2SO4
|
N: 21, S: 24
|
|
|
|
|
|
Potasyumsülfat
|
K2SO4
|
K20: 50, S: 18
|
|
|
|
|
|
Kalsiyumsülfat
|
CaSO4
|
CaO: 29, S: 23
|
|
|
|
|
|
Magnezyumsülfat
|
MgSO4.7H2O
|
MgO: 16.5, S: 13
|
Makro Besin Elementlerinin Besin Eriyiğindeki Optimum ve Sınır Konsantrasyonları (mg/l)
|
N
|
P
|
K
|
Ca
|
Mg
|
S
|
|
300
|
80
|
250
|
400
|
75
|
400
|
|
150-1000
|
50-100
|
100-400
|
300-500
|
50-100
|
200-1000
|
Besin Solüsyonunda Kullanılan Mikro Elementler ve Yaygın Kaynakları
|
Mikro
Element
|
Simgesi
|
Atom
Ağırlığı
|
İyonik
Formu
|
Kimyasal Kaynağı
|
Mikro Element
İçeriği (%)
|
|
Bor
|
B
|
11
|
BO3-3
|
Borikasit
|
H3BO3
|
B: 16
|
|
Klor
|
Cl
|
35
|
Cl-
|
Potasyumklorür
|
KCl
|
Cl: 40
|
|
Bakır
|
Cu
|
64
|
Cu+2
|
Bakırsülfat
|
CuSO4.5H2O
|
Cu: 25
|
|
Demir
|
Fe
|
56
|
Fe+2, Fe+3
|
DemirŞelat fe EDTA
|
[CH2.N(CH2COO)2]2 FeNa+
|
Fe: 6-12
|
|
Mangan
|
Mn
|
55
|
Mn+2
|
Mangansülfat
|
MnSO4.H2O
|
Mn: 23
|
|
Molibden
|
Mo
|
96
|
MoO
|
Amonyummolibdat
|
(NH4)6Mo7O23.4H2O
|
Mo: 8
|
|
Çinko
|
Zn
|
65
|
Zn+2
|
Çinkosülfat
|
ZnSO4.7H2O
|
Zn: 22
|
Makro Besin Elementlerinin Besin Eriyiğindeki Optimum ve Sınır Konsantrasyonları (mg/l)
|
B
|
Cl
|
Cu
|
Fe
|
Mn
|
Mo
|
Zn
|
|
1.0
|
5.0
|
0.5
|
5.0
|
2.0
|
0.0
|
0.5
|
|
0.5-5.0
|
değişik
|
0.1-0.5
|
2-10
|
0.5-5.0
|
0.001-0.002
|
0.5-1.0
|
Kaynak:http://ciftci.ksu.edu.tr
|