|
YONCA
Yurdumuzda adi yonca veya kısaca yonca
olarak tanınan bu bitki, dünyada en çok yetiştirilen yem bitkisidir.
Yem bitkilerinin kraliçesi olarak adlandırılan yonca, tarımı yapılan
hemen tüm yem bitkilerinden daha yüksek bir yem değerine sahiptir.
Birim alana protein verimi de yüksek olan yoncanın kuru ve yeşil otu
her türlü hayvan için lezzetli ve besleyicidir. Otu vitaminlerce çok
zengindir. İçerisinde en az 10 vitamin bulunduğu bilinmektedir.
Özellikle karotin (provitamin A), tokoferol (Vitamin E), vitamin K,
piliç derileri ve yumurta sarısı rengini iyileştiren Ksantofil
(Xanthophyll), maddeleri yönünden zengindir. Ayrıca, yonca otunda et,
süt ve döl verimini artıran birçok madde bulunur. ABD'nde süt
sığırlarının beslenmesinde yonca otu+mısır silajı kombinasyonu yaygın
olarak kullanılır. Otu yeşil veya kurutularak hayvanlara yedirildiği
gibi, silo yemine ve pelet yeme işlenebilir. Yonca, örtücü bitki, yeşil
gübre veya toprak ıslah edici bitki olarak ekilebilir. Köklerinin çok
derinlere kadar inmesi nedeni ile derinlerdeki su ve bitki besin
maddelerinden kolayca yararlanır. Diğer birçok bitkinin alamadığı bitki
besin maddelerini üst katmanlara taşır. Kendisinden sonra ekilen yüzlek
köklü bitkiler için organik madde ve azotça zengin, su tutma kapasitesi
iyi bir tarla toprağı bırakır. Yonca, köklerindeki yumrucuklar ile
toprağa fazla miktarda azot biriktirme özelliğine sahip bir bitkidir.
Yapılan
istatistikler göre, yoncanın dünyada toplam 32 milyon ha ekim alanı
bulunmaktadır. Kuzey Amerika 13 milyon ha ekim alanı ile ilk sırayı
almakta, bunu her biri yaklaşık 8 milyon
ha ekim alanları ile
Avrupa ve Güney Amerika takip etmektedir. Yonca, Asya, Avustralya ve
Afrika kıtalarında belirli ülkelerde önem taşımaktadır. Ülke olarak
yonca ekim alanında 10.5 milyon ha ile ABD gelmekte, bu ülkeyi Arjantin
(7.5 milyon ha), BDT (4.5 milyon ha), Kanada (2.5 milyon ha), İtalya
(1.3 milyon ha) ve Çin (l milyon ha) takip etmektedir
Toprak ve İklim İstekleri
Yonca, toprak yönünden fazla seçici değildir. Ancak derin, verimli,
sulanabilir, iyi drenajlı ve nötr topraklarda iyi gelişir. Çok ağır ve
çakıllı topraklarda gelişmesi yavaşlar. Yonca çok asit topraklarda iyi
gelişemez. Bu topraklarda fazla Aliminyum, Mangan ve Demir zararlı
etkilerde bulunur. Asitli topraklarda kireçleme yapılması gereklidir.
Hafif alkaliliğe(Kireçli) daha toleranslıdır. Ancak fazla alkali
topraklarda da iyi gelişemez
Yoncalar genellikle ılık ve nemli yerlerde iyi gelişirler. Örneğin, adi
yonca için optimum yetişme sıcaklığı 15-25°C/10-20°C (gündüz/gece)
kabul edilir. Daha düşük sıcaklıklarda büyüme yavaşlar, çiçeklenme
gecikir. Çok sıcak
havalarda bitkiler erken generatif devreye geçerler. Yonca kurağa
dayanıklıdır. Fakat sıcak bölgelerde sulama yapılması gerekmektedir.
Ekim ve Bakımı
Tohumlarının
küçük olması nedeniyle, yonca ekilecek tarla çok iyi hazırlanmalıdır.
Ekim yatağı sert, yabancı otlardan temizlenmiş olmalı ve toprağın
birkaç cm derinliğinde nem bulunmalıdır. Bu nedenle derince sürülen
toprakta birkaç kez diskaro veya tırmık çekilmelidir. Ağır topraklarda
yüzeyin çok ufalanmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde ekimden sonra
gelecek yağmurlar kaymak bağlamaya ve çıkışın zayıflamasına neden
olabilir.
Ekilen tohumların % 20-50'sinin bitki
geliştirdiği düşünüldüğünde, bir dekar alan için 400-500 g tohumun
yeterli olabileceği hesaplanabilir. Ancak çimlenme ve sürme kayıpları
ile fidelerdeki ölümler nedeniyle ekim oranı arttırılmalıdır. Genel
olarak l kg/da tohumun ekim için yeterli olduğu kabul edilir.
Yurdumuzda bu ekim oranı ile yapılan ekimlerden çok iyi bir bitki
örtüsü elde edilir. Bazı yörelerimizde serpme ekimde dekara 4-5 kg
tohum atılmaktadır. Serpme ekimlerde ekim yatağının iyi hazırlanmaması
ve ekim derinliğinin ayarlanamaması yüzünden atılan tohumların çok azı
fide oluşturabilir. Seyrek ekimlerde bitkiler bol kardeşlenerek
boşlukları doldurur. Bu nedenle, ekimde fazla tohum kullanmanın fazla
bir yararı görülmez
Yonca
ekim zamanı bölgenin yağış, sıcaklık ve ekim nöbeti sistemlerine göre
değişir. Genel olarak yonca ilkbahar ve yaz sonu sonbahar olmak üzere
iki ayrı dönemde ekilebilir. Sonbahar ekimlerinde yabancı ot sorunu çok
azalır. Ekimi takip eden ilkbaharda fideler hızla büyümeye başlar. Ekim
yılında daha iyi bir ot veya tohum ürünü alınır. Ancak yonca fideleri
soğuğa karşı çok hassastır. Özellikle gelişmenin ilk devrelerinde hafif
soğuklar bile büyük zararlar yapabilir. Bu nedenle Orta ve Doğu Anadolu
bölgelerimiz gibi kışları sert geçen yerlerde, erken sonbahar ekimi
yapılamayan alanlarda yonca ilkbaharda ekilmelidir.
Ekimde kullanılacak yonca tohumluğunun fiziksel ve biyolojik değeri
yüksek, sertifikalı tohum olmasına özen gösterilmelidir. Yonca tohumu
normal depo şartlarında bile canlılığını uzun süre koruyabilir. Bu
nedenle kuru bir alanda depolanan, temiz bir yonca tohumluğu uzun süre
ekim amacı ile kullanılabilir.
Yonca, ihtiyacı olan azotun büyük
bir bölümünü köklerindeki yumrucuklar,vasıtasıyla alır. Eğer tarlaya
ilk kez yonca ekimi yapılmışsa mutlaka aşılanmalıdır.
Yonca çeşitli yöntemler ile ekilebilir. Bunlardan en basiti,
tohumların el veya makina ile serpilerek ekilmesidir. Düzenli yağış
alan yörelerde toprak yüzeyi nemli kaldığından serpme ekim başarılı
sonuçlar verebilir. Ancak çoğunlukla serpme ekim yönteminde tohum israf
olacağı gibi, düzenli bir çıkış da sağlanamaz. Yonca tarımında en iyi
ekim yöntemi, sıraya ekimdir. Ancak, özel ekim makinaları Yurdumuzda
fazla miktarda bulunmadığından tahıl ekim makinaları yonca ekiminde
kullanılır.
Yonca topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldıran bir bitkidir.
Yapılan hesaplamalara göre l ton/da yonca kuru otu ile 28 kg Potasyum,
20 kg Kalsiyum, 3 kg Magnezyum, Fosfor ve Kükürt kaldırılmaktadır.
Yonca etkili bakteri kültürü ile aşılanmış veya toprakta doğal olarak
bakteriler bulunuyorsa bitki köklerinde bol miktarda yumrucuklar
(nodoziteler) oluşur. Toprakta fazla Azot bulunması halinde yumrucuk
oluşumu azalmakta ve bitki toprakta bulunan azotu kullanmaktadır. Bu
nedenle yoncaya fazla azot verilmesi önerilmez. Ekimde sadece yumrucuk
oluşumu öncesinde kullanılmak üzere az miktarda azotlu gübre
verilmelidir.
Fosfor, fide gelişimi için gerekli bir elementtir Yonca, çok fazla
miktarda Potasyum kaldıran bir bitkidir. Birçok metabolizma olayında,
örneğin yedek besin maddelerinin depolanması, soğuğa dayanıklılık vb.
gibi olaylarda Potasyum olumlu etkide bulunur. Yonca tarlasına ahır
gübresi uygulaması yoncanın, yumruların gelişimi için oldukça önemlidir.
Yonca toprak asilliğine çok hassas bir bitkidir. Bu nedenle asit
topraklarda kireçleme yapılması gerekir ve kireçleme ekimden birkaç ay
önce yapılmalıdır.
Ekimden sonra yonca tarlasında en önemli bakım
işlerinden birisi, yabancı ot savaşıdır. Yonca tarımının yaygın olduğu
ülkelerde yabancı ot kontrolü, özellikle bitkinin dormant olduğu veya
erken gelişme dönemlerinde uygulanan herbisitler ile yapılır.
Yonca'da her biçimden hemen sonra ve 14 gün sonra olmak üzere iki kez
sulamanın verimi çok arttırdığı görülmüştür. Doğu Anadolu'da biçimden
bir hafta önce ve biçimden bir hafta sonra olmak üzere her biçim için
iki kez sulamanın uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bölgemizde 7-8
biçim için 12 defa sulanması uygundur.Tohum üretimi yapılan tarlalarda
meyve oluşumu ve tohum olgunlaşma döneminde sulama yapılmamalıdır. Aksi
halde dipten yeniden yeşil sürgünler geleceğinden, tohum hasadı ve
harmanı büyük ölçüde zorlaşır.
OT ÜRETİMİ
Yonca çiftlik hayvanları için çok
lezzetli, besleme ve sindirilme değeri yüksek bir ot üretir. Bu yüksek
verim ve kalitedeki ot ürününü alabilmek için yoncada biçim, toplama ve
depolama işlemlerine çok dikkat edilmesi gerekir. Yoncada çiçeklenmenin
başlangıç dönemi (1/10 çiçeklenme) genel olarak ideal biçim dönemi
kabul edilir. Bu devrede sap ve yaprakların verime katkıları % 50 - %
50 oranındadır. Örneğin ince saplı, bol yapraklı ve ot içerisinde
protein oranının fazla olması isteniyorsa tomurcuklanma; ot rasyon
içerisinde kaba yem olarak kullanılacaksa çiçeklenme sonlarında
biçilebilir. Ayrıca genç hayvanların beslenmesi için biçimler erken
dönemlerde yapılabilir. Yonca tarlasında biçimlerin devamlı erken
devrelerde yapılması verimin azalmasına ve seyrekleşmeye yol açar.
Bunun başlıca nedeni bitki kök ve kök tacındaki besin maddelerinin
azalması ve tükenmesidir.
Normal
koşullarda çiçeklenme çağındaki yoncalar 10 cm kadar anız bırakılacak
şekilde biçilmelidir. Daha sonraki devrelerde bir sonraki biçimi
oluşturacak yeni sürgünler çıkmaya başlayacağından bu devrelerde
(örneğin tam çiçeklenme, meyve bağlama gibi) yapılacak biçimlerde daha
yüksek anız bırakılmalıdır. Aksi halde yeni sürgünlerin uçları
kesileceğinden bir sonraki biçim gecikir ve verim azalır.
Yonca
bir yıl içerisinde çok sayıda biçilebilen bir bitkidir. Akdeniz Bölgesi
ve Güneydoğu Anadolu'nun batı kesiminde 7-10 biçim alınabilir. Ot
verimi toprağın verimine, gübrelemeye, sulamaya göre değişir. Ortalama
olarak her biçimden dekar başına l ton yeşil ot veya 250-300 kg kuru ot
alınabilir. Verim, biçimlere göre de değişir. İlk biçimlerde genellikle
verim yüksektir. Daha sonra verim giderek azalır.Yoncada biçim
aralıkları mevsimlere göre çok değişir. Büyüme mevsimi başlangıcı ve
sonunda, diğer bir deyimle erken ilkbahar ve geç sonbahar biçimlerinde
biçim aralıkları 30-35 gün olmasına karşılık, büyümenin hızlandığı geç
ilkbahar ve yaz aylarında bu süre 20-25 güne kadar inebilir.
Bir yoncalığın ekonomik ömrü 5-7 yıl kabul edilir. İkinci ve üçüncü yıllarda verim yüksektir.
Yoncanın Çeşitli Biçim Devrelerinde Kimyasal Kompozisyonun Değişimi (%)
Biçim Devresi |
Ham Protein
|
Ham Yağ
|
Ham Selüloz
|
N-s\z Öz Madde
|
Ham Kül
|
|
Çok Genç
|
23.3
|
3.3
|
22.7
|
38.7
|
12.0
|
|
Genç
|
n 29.1
|
3.2
|
23.8
|
33.9
|
10.0
|
|
Çiçeklenme Başlangıcı
|
19.5
|
3.2
|
27.7
|
39.5
|
10.1
|
|
Tam Çiçeklenme
|
17.1
|
2.5
|
30.8
|
40.4
|
9.2
|
|
Meyve Bağlama
|
12.9
|
2.1
|
37.5
|
39.6
|
7.9
|
|
Saman
|
9.9
|
1.6
|
43.8
|
37.3
|
7.4
|
Yoncada biçimden sonra gözetilecek en önemli nokta, otun besleme
değerini düşürmeden toplanması ve depolanmasıdır. Normal biçim
döneminde kuru maddenin % 50'si, proteinin % 70'i yapraklardadır.
Bilindiği gibi yapraklılık ile ot kalitesi yakından ilişkilidir. Bu
nedenle otun kurutulmasındaki ana hedef yaprakların korunması
olmalıdır. Yonca otu çeşitli yöntemler ile kurutulabilir. En basit ve
yaygın olarak kullanılan yöntem biçilen otun tarla üzerinde doğal
olarak kurutulmasıdır. Kuruyan ot daha sonra çeşitli aletler ile
toplanarak yığın veya balyalar halinde depolanır. Yonca yapraklarının
çok kırılıcı olması nedeni ile tarlada kuruyan yoncada yaprak dökülmesi
büyük bir sorundur. Bu nedenle, kuru ot, sabah erken saatlerde
toplanmalıdır. Nemli ve yağışlı bölgelerde otun yerde kurutulması
oldukça güçtür. Bu bölgelerde yonca otu sehpa veya çitler üzerine
serilerek kurutulur.Yonca otu silaj yapılarak da değerlendirilebilir.
Silaj üretiminde yaprak kayıpları minimuma iner. Yonca otu silajlık
mısır ile karıştırılarak silaj yapılması daha uygundur.
Yonca
bitkileri kış öncesindeki belirli bir dönem içerisinde yedek besin
maddelerini üretmek ve depolamak zorundadır. Bu dönemin genellikle ilk
don tarihinden 4-6 hafta öncesi olduğu kabul edilir. Bitkiler ilk don
tarihinden ortalama bir ay öncesi dönemde ürettikleri karbonhidratları
kök ve kök taçlarında depolarlar. Eğer bu dönemde biçim yapılırsa,
depolanan yedek besin maddeleri bitkinin yeniden sürmesi için
kullanılır.
Yedek besin maddelerince fakir olarak kışa giren ve kıştan zarar gören
bitkiler ilkbaharda yavaş büyümeye başlarlar. Bitkilerde sürgün sayısı
az, sürgünler sarı-yeşil renkte ve zayıftır. Bu şekildeki yonca
tarlaları uygun bir amenajman ile tekrar eski verimliliğine
kavuşturulabilir. Kış zararı gören yoncalıkları eski verimine
ulaştırmak için, ilkbaharda ilk biçim tam çiçeklenme hatta meyve
bağlama dönemine kadar geciktirilmelidir.
Tohum Üretimi
Çiçeklenme ve tohum tutma dönemlerinde fazla yağış almayan, bol
güneşli, gün uzunluğu fazla, hava nemi düşük bölgeler yonca tohumu
üretimi için çok uygundur. Bu iklim koşullarında yaprak hastalıkları
daha az gelişmekte, böcek aktivitesi ve tozlama fazlalaşmakta ve hasat
daha kolay yapılmaktadır. Yonca yabancı çiçek tozu ile tozlanır ve
döllenir, bu nedenle çevrede çok sayıda böceğin olması gerekmektedir.
Bu nedenle arıların kovanları yonca tarlalarının yanına konularak
tozlanma ve döllenme oranı sonuç olarak tohum verimi arttırılır.
Tohum üretimi normal ot üretimi için ekilen tarlalarda da yapılabilir.
Ancak yapılan çalışmalar, tohum üretimi yapılacak yonca tarlalarının
daha geniş sıra arası ile ekilmesi gerektiğini göstermiştir. Erzurum
şartlarında üç farklı yonca çeşidi ile yapılan çalışmalarda maksimum
tohum verimi için 50 cm sıra arası ile ekilmesi gerektiği bulunmuştur.
Aynı bölgede Bilensoy ve Ladak çeşitleri ile yapılan bir çalışmada en
yüksek tohum verimi, 75 cm sıra arası mesafe ve 500 g/da ekim oranı ile
ekilen parsellerden sağlanmıştır.
Böcekler tarafından döllenen çiçekler salyangoz biçiminde meyve
oluştururlar. Başlangıçta, yeşil olan meyveler gittikçe koyulaşır ve
kahverengine dönerler. Meyvelerin büyük bir bölümü esmerleştiği zaman
hasada başlanır. Hasat geniş alanlarda iyi ayarlanmış biçer döverle,
küçük alanlarda ise bitkiler orak veya tırpan ile biçildikten sonra
sert bir zemin üzerinde dövülerek tohumları alınabilir. Üretilen
tohumlar iyice kurutulduktan sonra depolanabilir. Tohum verimi çok
değişkendir. Sulu koşullarda verim 30-100 kg/da arasında değişir.
Kıraçta ise verim 10-30 kg/da kadardır.
Kaynak:http://ciftci.ksu.edu.tr
|