Üye Girişi
| Nohut Yetiştiriciliği |
|
| Pazar, 28 Ekim 2007 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Nohut (Cicer arietinum L.), binlerce yıldan bu
yana tarımı yapılan ender bitkilerden biridir. Anavatanı olarak Türkiye’nin
güney doğu bölgesi gösterilmektedir. Pek çok kaynağa göre, bu bölgede yaklaşık
7000-7500 yıl önce nohut yetiştirilmekteydi. Bugün artık Türkiye de dahil Dünyanın pek çok ülkesinde nohut tarımı yapılmaktadır.
Bugün Dünya nohut
üretimine baktığımızda, üretimin Ortadoğu bölgesi ile Asya kıtasının güney batı
bölgelerinde daha fazla yoğunlaştığını görebiliriz. FAO verilerine göre, 2002
yılında, Dünyada 9.893.672 hektarlık bir alanda toplam 7.807.891 ton nohut
üretilmiş ve ortalama verim 78.9 kg/da olmuştur.
Üretilen bu miktarın yaklaşık % 80-85’i sadece 4 ülke, Hindistan, Türkiye,
Pakistan ve İran tarafından gerçekleştirilmiştir. Hindistan, 5.320.000 tonluk
üretimiyle (% 68) Dünyada en fazla nohut üreten ülke konumundadır. Ülkemiz
590.000 ton olan üretimiyle (% 7.6) Hindistan’ın
arkasından Dünya ikinciliğini elinde bulundurmaktadır. Dünya nohut üretimiyle
ilgili 2002 yılı verileri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Nohut, tanelerinde bulunan
% 20-25 protein, % 40-60 karbonhidrat, % 4.5-5.5 yağ,
fosfor ve kalsiyum sayesinde insan beslenmesinde önemli bir yere sahiptir.
Dünya üretiminin hemen hemen tamamı değişik şekillerde gıda olarak
tüketilmektedir. Bir baklagil olması ve köklerindeki nodüllerde
havanın serbest azotunu bağlayabilmesi nedeniyle de iyi bir münavebe bitkisi
olarak önemlidir.
Dünya
nohut ekiliş, üretim ve verim durumu (2002)
Kaynak:
FAOSTAT, 2002 (www.fao.org)
Dünyada tarımı yapılan nohut çeşitleri, tane iriliğine, şekline ve rengine göre 2 ana grup altında toplanmışlardır. Bunlar, “Desi” tipi ve “Kabuli” tipi nohut çeşitleridir.
Desi, Hint dilinde lokal-yerel anlamına gelmektedir. Bu tip nohut çeşitleri,
genellikle kısa boylu olup (15-60 cm arasında), yapraklarını oluşturan
yaprakçıklar küçüktür. Saplarında ve çiçeklerinde genellikle antosiyanin
oluşur. Çiçek renkleri çok değişiklik gösterebilir. Beyaz, pembe, mor veya mavi
çiçeklere rastlamak mümkündür. Baklaların içerisinde genellikle 2 adet tane
oluşturur. Taneleri çok küçük, düzensiz şekillerde olup, 1000 tane ağırlıkları
100-300 g arasında değişebilir. Aynı şekilde, tane renkleri de çok çeşitlilik
gösterir. Genellikle, taneleri sarı, kahverengi, siyah veya yeşilimsi renkte
olabilir. Tohum kabukları kalındır. Dünya üretiminin yaklaşık % 80’i bu tip
nohutlardır, yarı kurak tropik bölgelere uyum sağlamış ve Hindistan, Etiyopya,
Avustralya, Afganistan ve İran gibi ülkelerde çok yaygın olarak ekilmektedir ve
soğuğa kabuli tipindekilere oranla daha dayanıklıdırlar.
Kabuli tipindeki veya
diğer bir tanımlamayla İspanyol tipi nohut çeşitleri, biraz daha uzun boylu (1
m’ ye kadar boylanabilir) olup, yaprakçıkları daha büyüktür. Bitkinin çiçek
rengi beyazdır. Antosiyanin oluşumu gözlenmez. Baklalar içerisinde çoğunlukla
tek tane oluşur. Taneleri çok iri, genellikle düzgün, koç
başı şeklinde olup, beyaz veya açık-krem rengindedir. Tohum kabukları
incedir. 1000 tane ağırlıkları ortalama 400-600 g arasında değişebilir. Bu tip
nohut çeşitleri, daha çok ılıman bölgelere adapte olmuşlardır ve soğuğa
dayanıklı değildirler.
Her ne kadar, her iki
gruptaki nohut çeşitleri
belirli bir çerçeveye oturtulmuş ise de, her bir grup içerisinde,
gerek bitki boyu ve gerekse tane iriliği (1000 TA), tane şekli ve tane rengi
açısından her zaman bir varyasyon gözlenebilir.
Nohut, ekvator kuşağından
kuzeyde 50-52. paralel (Rusya) ve güneyde 35-36. paralele (Avustralya) kadar
uzanan bölgelerde, deniz seviyesinden 5000-5500 m’ ye kadar olan yüksekliklerde
yetiştirilebilen, kökleri 2 m’ ye kadar inebilen, 0.2
m’ den 1 m’ ye kadar boylanabilen, yaprakları 3-10 çift arasında
yaprakçıklardan oluşmuş eğrelti otu gibi birleşik yapraklı (Resim 1) veya tek bir yapraktan
oluşmuş basit yapraklı olabilen (Resim 2), değişik renklerde çiçeğe sahip, baklalarında
1-2 adet tane oluşturan, taneleri değişik renklere sahip, sap, dal ve
yaprakları tüylerle kaplı, 60-100 gün arasında bir sürede vejetasyon dönemini
tamamlayabilen, dallanabilen, otsu çalı görünümlü, kurağa dayanıklı, havanın
serbest azotunu köklerindeki nodüllerde bağlayabilen, tek yıllık, yazlık bir
baklagil bitkisidir.
Resim 1. Birleşik Resim 2. Basit yapraklı
yapraklı bir
nohut bir
nohut çeşidi
çeşidi
Nohut, ülkemizde tarımı
yapılan yemeklik tane baklagiller içerisinde kuru fasulye ve mercimekten sonra
en fazla yetiştirilen bir bitkidir. Mercimekten sonra kuraklığa ve sıcaklığa en
çok dayanan bitki olması, nohudu yarı-kurak ve kurak alanların en
önemli bitkilerinden birisi yapmıştır. Bu nedenle, ülkemizin doğu, güneydoğu ve
orta Anadolu bölgelerinin tarımsal deseninde kendine yer bulmuştur.
Toprak
Hazırlığı: Derinlere inebilen kök
yapısı ve kurağa dayanması nedeniyle, toprak seçiciliği yoktur. Hemen hemen her
çeşit toprakta tarımı yapılabilir. Ancak, kumlu-tınlı, drenaj problemi olmayan,
geçirgenliği iyi, besin maddelerince zengin, verimli nötr’e
yakın (pH 6-8) topraklar nohut tarımı için ideal olarak kabul edilirler. Kısa
süreli de olsa, tarla yüzeyinde herhangi bir su göllenmesi, gelişmeyi
yavaşlatacağı ve kök-sap çürüklük hastalıklarına yol açacağı için arzu edilmez.
Çok tuzlu topraklar, nohut üretimini sınırlandıran önemli faktörlerden biri
olduğu için, nohut tarımı için uygun değildir.
Nohut ekilecek topraklar,
sonbaharda sürülerek bırakılır. Sürüm, 15-20 cm derinlikte pullukla
yapılabilir. Kışı bu şekilde geçiren topraklar, ekimden önce, 2-3 kez kazayağı
veya diskaro gibi aletlerle biraz daha sığ olarak işlenir. Bu işlemenin 10-15
cm derinlikte olması yeterlidir. Daha sonra, tırmıkla tarla yüzeyi
düzlenebilir. Bu şekilde, tarla ekime hazır hale getirilmiş olur. Daha derinden veya gereğinden fazla sayıda
işlenen topraklarda, var olan rutubetin kaybolacağı ve bitkinin gelişmesine
olumsuz etkide bulunacağı hiç bir zaman unutulmamalıdır.
Ekim
Zamanı: Nohut, yazlık bir bitki
olduğundan ekimler bahar aylarında yapılır. Genel bir takvim vermek gerekirse,
15 Mart-30 Nisan arası ekim için uygun zamandır. Bazen, özellikle antraknoz
hastalığına hassas çeşitlerde, hastalığın etkisini en aza indirmek için,
ekimler Mayıs ayı ortalarına da sarkıtılabilir. Ancak, geç ekim sayesinde
antraknoz hastalığından kaçmaya çalışırken, geç gelen yağışlar nedeniyle
verimin düşeceği ayrıca, yine geç gelen bu yağışlar nedeniyle bitkinin
antraknoz hastalığına da yakalanma riskinin bulunduğu hiçbir zaman akıllardan
çıkarılmamalıdır. Küçük taneli “Desi” tipi nohut çeşitleri, iri taneli “Kabuli”
tipi nohut çeşitlerine göre soğuğa daha dayanıklı olduklarından, daha erken
ekilebilirler. Bunlar için çimlenme sıcaklığı ortalama 5 oC iken,
iri taneli ”kabuli” tipi nohut çeşitlerinde minimum toprak sıcaklığı 10 oC
olmalıdır. Her ne kadar, sıcağa ve kurağa dayanıklı olsa da, eğer çiçeklenme ve
bakla oluşum dönemi çok çok
sıcak ve kurak bir döneme denk gelirse, çiçek ve bakla döküm
oranı artar. Çok sıcak ve kurak bölgelerde, bu durum göz önünde bulundurularak
ekim zamanında ayarlamalar yapılabilir. Çok geç yapılan ekimler sonucu ise,
bitkiler kısa kalmakta, verim düşmekte ve bitki üzerinde sonradan oluşan
baklaların olgunlaşması gecikmektedir.
Ekim
Şekli: Nohut, serpme ekilebildiği gibi (Resim 3), makine ile sıraya da (Resim 4) ekmek mümkündür.
Ülkemizde, genellikle serpme ekim yöntemi kullanılmaktadır. Çünkü,
nohut tarımı genelde küçük aile işletmelerinde ve küçük alanlarda yapıldığı
için, mekanizasyonu ekonomik olmamaktadır. Serpme ekimlerde, daha fazla tohum
harcandığı ve tohumların uygun ve eşit derinliğe düşmemesi sonucunda çıkışlarda
yeknesaklık sağlanamadığı ve bu nedenle tarla içerisinde düzensiz bitki
gelişimi gözlendiği için pek arzu edilmez. Makine ile sıraya ekim yapılması
nedeniyle, tohumlar uygun derinliğe eşit olarak bırakıldığı için, çıkışlar eş
zamanlı olacak ve tarla içerisindeki bitki gelişimi de yeknesak olacaktır.
Resim 3. Serpme olarak
ekilmiş bir nohut tarlası
Çok zorunlu olmadıkça,
makine ile ekim her zaman tercih edilmelidir. Bu amaçla, Trakya-Marmara
bölgesinde kullanılan pünomatik (havalı) ayçiçeği ekim makinesi veya diğer
bölgelerdeki pamuk, yerfıstığı gibi bitkilerin ekiminde kullanılan ekim
makineleri rahatlıkla kullanılabilir.
Resim 4. Sıraya ekilmiş
nohutlar (30 cm)
Sıra
Arası ve Sıra Üzeri Mesafesi: Nohut’un sıraya ekilmesi,
yabancı ot kontrolü açısından bir avantaj sağlar. Dünyanın çeşitli
bölgelerinde, nohut tarımında değişik sıra aralıkları kullanılmaktadır. Bu sıra
aralıkları 15 cm-100 cm arasında değişmektedir. Dekara
bitki sayısı sabit tutulduğunda, dar sıra aralığında
(15-20 cm) ekilen çeşitler, geniş sıra (90-100 cm) aralığında ekilen
çeşitlerden daha fazla verim sağlarlar. Ülkemizde, 20-30 cm’ den 45-70 cm’ e kadar değişen sıra
aralıklarında ekim yapılmaktadır. Geniş sıra (45-70 cm) aralığında ekim yapmak,
yabancı ot mücadelesinin mekanik olarak yapılmasına imkan
tanır ancak verim düşük olur. Dar sıra aralıklarında
(20-30 cm) (Resim
4) yapılan
ekimlerde, yabancı ot gelişimi engelleneceği için ayrıca bir mücadele
gerektirmeyecektir.
Sonuçta, mevcut
mekanizasyon imkanları da göz önünde tutularak, 20-70
cm arasında değişen sıra aralıkları kullanılabilir. Ancak, en ideali, 25-35 cm
sıra aralığıdır.
Sıra üzeri mesafesi
olarak, yine Dünyanın çeşitli ülkelerinde değişik mesafeler kullanılmaktadır.
Bu mesafe, 3-5 cm’ den 10-12 cm’ e kadar değişebilmektedir. Ekimde, sıra üzeri
mesafesinin ortalama 5-8 cm olarak (Resim 5) ayarlanması en uygunu olacaktır.
Resim 5. uygun sıra üzeri
aralığına bırakılmış tohumlar
Tohumluk
Miktarı: Dekara atılacak tohumluk
miktarı, ekim yöntemine, sıra aralığına, ekilecek çeşidin 1000 Tane ağırlığına
ve tohumun çimlenme gücüne göre değişir. Eğer serpme olarak ekilecek ise,
dekara 15-25 kg tohumluk hesap edilmelidir. Bu miktar, çok iri taneli
çeşitlerde biraz daha artabilir.
Sıraya ekimlerde, eğer
sıra arası mesafesi 25-35 cm arasında ve sıra üzeri de 5-8 cm olacaksa, dekara
ortalama 35.000-60.000 adet tohum atılması gerekir. Eğer, çeşidin 1000 TA, 400
g ise, dekara yaklaşık 14-24 kg; 1000 TA, 300 g ise dekara 10-18 kg; 1000 TA,
500-550 g ise, dekara 18-30 kg tohum atılması gerekecektir. Çeşidin tohumu ne
kadar iri ise (1000 tane ağırlığı yüksek), dekara atılması gereken tohumluk
miktarı da o kadar yüksek olacaktır. Daha geniş sıra aralıklarında ekim yapılacaksa,
belirtilen bu tohumluk miktarları biraz daha az olabilir.
Sonuç olarak, en ideali
olarak kabul edilen 25-35 cm sıra aralığı ve 5-8 cm sıra üzeri mesafesi baz olarak alınırsa, dekara ortalama 15-18 kg tohumluk
kullanılması gerekir.
Ekim
Derinliği: Ekimin 5-8 cm derinliğe
yapılması en uygunudur. Daha derine yapılacak ekimlerde, çimlenme ve çıkış
zamanı uzayabilir, çiçeklenme oranında bir düşme ve buna bağlı olarak bitkinin
oluşturacağı bakla sayısında bir azalma gözlenebilir. Bu ise, sonuçta verim
düşüklüğüne neden olur.
Bazı bölgelerimizde, ekim
işleminin geciktiği veya toprağın üst kısmının kuru olduğu durumlarda, ekim 10-15 cm derine yapılarak tohumun nemli ortama
bırakılması sağlanmakta ve böylece çıkışlar garantiye alınmaktadır.
Gübreleme: Öncelikle
bir toprak analizinin yaptırılması gerekir. Analiz sonucuna göre, tavsiye
edilecek gübre çeşitlerinin yine uygun miktarlarda toprağa uygulanması en
idealidir.
Nohut bir baklagil bitkisi
olduğundan, köklerinde oluşan nodüller yardımıyla
havanın serbest azotunu bağlayarak kendi azot ihtiyacını karşılamaktadır.
Yapılan çalışmalar, bu şekilde bir azot bağlama ile,
nohut bitkisinin kendi ihtiyacı olan toplam azotun, % 60’ ı ile % 70’ i
arasında bir miktarının karşılanabildiğini ortaya koymuştur. Nodüllerin oluşumu
için, ekimden önce tohumların uygun Rhizobium
bakteri ırkları ile
bulaştırılması gerekir. Ancak, bazı topraklarda, populasyonu düşük de olsa Rhizobium bakterileri mevcuttur. Bu tip
topraklara ekim yapıldığında, tohumlar, ekimden önce bulaştırılmamış olsa dahi,
nohut bitkisinin köklerinde azot bağlayıcı nodüller
oluşacaktır. Bu nedenle, ekimden önce, bakteri aşılamasının yapılması zorunlu
olmayıp gerekli de değildir. Uzun yıllar aynı toprakta nohut tarımı yapıldığı
halde köklerde herhangi bir nodül oluşumu
gözlenmiyorsa, ekimden önce bakteri aşılaması yapılabilir.
Eğer, gerekli toprak
analizi yapılamıyorsa, genel bir kural olarak, dekara ortalama 2-4 kg azot ve
5-7 kg fosfor verilmesi uygun olur. Verilecek gübrelerin, tamamının ekimden
önce toprağa serpilerek tırmıkla karıştırılması uygun olur. Bu amaçla, 18-46-0
gübresi veya diğer adıyla diamonyum fosfat gübresinden dekara 15 kg
uygulanabilir.
Sulama: Nohut
yarı-kurak ve kurak bölgelere adapte olmuş, derin köklü bir bitki olduğundan,
kurağa dayanıklıdır. Bu nedenle, her hangi bir sulama işlemi söz konusu
değildir. Ancak, yapılan bazı çalışmalar, nohut tarımında sulamanın
yapılabileceğini ve bakla oluşum döneminde yapılacak bir sulama işleminin verim
açısından ekstra
fayda sağlayacağını ortaya koymuştur. Burada, eğer sulama yapılacak ise, sulama
ile birlikte ortamdaki nem oranında bir artışın olabileceği ve bunun da bazı
mantari hastalıkların gelişimini teşvik edeceği unutulmamalıdır.
Yabancı
Ot Kontrolü: Nohutta yabancı ot
kontrolünde sıra arası mesafesinin büyük önemi vardır. Dar sıra aralıklarında (25-35 cm) ekilen nohut alanlarında, sıra
aralarının erken dönemde nohut tarafından kapatılması sonucu yabancı otlar
baskılanmakta ve gelişmeleri durmaktadır. Bu nedenle, dar sıralara ekilmiş
alanlarda, yabancı ot problemi pek görülmez. Geniş sıra aralıklarında
(45-70 cm) ekilen alanlarda ise, gelişmiş veya gelişmekte olan yabancı otlar,
sıra aralarının mekanik olarak traktörle çapalanmasıyla yok edilirler.
Yabancı otların kimyasal
yolla mücadelesinde, ekimden önce veya ekimden sonra bazı yabancı ot
öldürücüler (herbisit) kullanılabilir. Trifluralin (Treflan), methlachlor
(Dual), ethalfluralin (Sonalan) ve imazethapyr (Pursuit) içeren bazı
herbisitler ekimden önce toprağa karıştırılarak kullanılabilir. Treflan bazı
dar ve geniş yapraklı otları kontrol altına alırken, Dual hem tek yıllık çayır
otlarını hem de bazı tek yıllık geniş yapraklı otları kontrol altında tutar.
Dual ve Pursuit (dekara 20 g) aynı zamanda çıkıştan hemen önce de
kullanılabilir. Bunlara ilave olarak, Simazin, Aretit ve Gramaxone adlı ilaçlar
ekimden önce toprağa karıştırılarak kullanılması gereken bazı herbisitler
olarak sayılabilir. Linuron ise, ekimden hemen sonra çıkıştan önce, dekara 200
g dozunda kullanılabilir.
Toprağa karıştırılarak
uygulanan bu ilaçlara rağmen, gelişmenin ileri dönemlerinde yabancı ot gelişimi
gözlenebilir. Bu durumda, çıkışlardan sonra, yabancı otların yeşil aksamlarına
uygulanabilen ilaçların kullanılması gerekir. Assure , Poast
(sethoxydim) ve Select gibi ilaçlar tek yıllık çayır otları için, Sencor
(metribuzin), Evict (metribuzin); 2,4-D
içeren ilaçlar ve Challange 600 (dekara 125 g) tek yıllık geniş yapraklı otlar
için kullanılabilir. Burada verilen ilaçlar veya etkili madde içerikleri, şu
anda kullanılabilenlerdir. Firmalar tarafından değişik formülasyonlarla değişik
isimler altında yeni ilaçlar piyasaya çıkarılabilir. Bunları takip etmekte
yarar vardır.
Hasat: Hasat
zamanı gelmiş bitkilerde, yapraklar ve baklalar tamamen sararmıştır (Resim 21). Tanenin nem oranı % 15-18
arasındadır. Bu nem oranı, makine ile hasat için idealdir. Bunun üzerinde veya
altındaki nem oranlarında, tane mekanik olarak zarar görür.
Resim 21. Hasat zamanı
gelmiş bir nohut
Makineli hasada uygun olmayan çok kısa boylu veya
gelişmesini tam olarak tamamlayamadığı için kısa kalmış bazı çeşitler, elle
yolunarak veya elle biçilerek harman makinelerinde harmanlanarak hasat
tamamlanabilir. Diğer bazı bitkilere göre, tane dökme
problemi olmadığı veya çok önemsiz olduğu için hasadın geç yapılması sorun
yaratmaz. Çok çok sıcak ve kurak dönemlerde, baklalarda çatlamalar olabilir.
Makineli hasat işleri
için, normal biçer-döverler kullanıldığı gibi, yemeklik tane baklagiller için
özel olarak tasarlanmış hava emişli hasat-harman makinelerini de kullanmak
mümkündür
www.ttae.gov.tr |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

