|
Seralarda kullanılan yapı malzemeleri, ilgili sera yapı elemanları ile birlikte açıklanacaktır. Sera yapı elemanları temel, iskelet elemanları ve çatı olarak sınıflara ayrılabilir. Bu elemanların planlanmasında ve seçiminde bölgenin iklim durumu, serada yetiştirilmek istenen bitki türü, seracılık işletmesinin büyüklüğü ve işletme tipi göz önüne alınmalıdır.
Ayrıca seranın yapım malzemesi seçilirken de şu etmenlerin gözönünde alınması gerekmektedir.
1. Sera yapı malzemesi ucuz, sağlam ve hafif olmalı,
2. Seri üretime uygun olmalı,
3. Enerji tasarrufunu sağlamalı,
4. Kuruluş ve tamiri kolay olmalı,
5. Hava koşullarından etkilenmemen,
6. Sera içinde yeterli iklim ayarlaması yapılabilmelidir.
1. Temel
Yapının yerleştirildiği kısım olan temel, yapıyı kapladığı alan
üzerinde taşır. Temel kolonlarla kendi üzerine gelen seranın tüm yükünü
temel zeminine çatlama, ayrılma ve yarılma olmadan iletebilirse,
özellikle cam seralarda kırılmalar meydana gelmez. Eğer temel zemini
üzerine iletilen yükü emniyetle taşıyamazsa sera stabilitesinin
bozulması ile kapı ve pencerelerin açılıp kapanması zorlaşır. Bu
nedenle sera içinde istenilen iklim koşulları ayarlanmaz.
Cam seralarda temel duvarı yapmak için, 70 cm genişlikte ve 80-100 cm
derinlikte sera çevresi boyunca temel çukuru kazılır. Eğer zeminin
emniyeti yeterli değilse alt kısmına 20 cm yükseklikte betonarme sömel
yapılır (Şekil. 4.1). Bu sömel yerine tesviye betonu da yeterli
olabilir.
Sömelin üzerine temel çukuru iki taraftan 10 cm örme payı olarak boş
bırakılır ve 50 cm kalınlığında taş duvar çimento takviyeli kireç
harcıyla zemini en az 10 cm geçecek şekilde örülür.
Zemin sağlam ise 20-30 cm genişlikte 80-100 cm yükseklikte betonarme perde betonu, temel duvarı görevi yapabilir.
Rüzgar yükünün ve üst ağırlıklarının fazla olduğu, gevşek zeminli
yerlerde temel duvarlarının daha dayanıklı yapılması gerekir. Bu amaçla
temel çukuru kazıldıktan sonra sera iskeletini taşıyan dikmelerin
tabanına bireysel sömeller dökülebilir. Sömel betonlarının dökümünden
sonra, 20-30 cm genişlikte 80-100 cm yükseklikte ve sömelleri birbirine
bağlayan çevre betonu dökülür.
Plastik seralarda her dikmenin altına 20x30x40 cm boyutlarında veya
20-30 cm çapında, 30-40 cm derinliğinde silindirik beton dökmek yeterli
olmaktadır.
Ayrıca blok seralarda da iki seranın birleştiği yerde dikmelerin her
birinin altına silindirik veya kare prizma biçiminde beton sömeller
yapılmalıdır. Ayaklar üzerinde dikmelerin (kolonların) bağlanacağı
şekilde vidalanacak veya kaynaklanacak gibi lama demirleri
yerleştirilmelidir (Şekil.4.2.).
Plastik örtülü ahşap seraların temel duvarları fazla yük taşımadıkları
için, tuğla, beton briket, beton veya taş ile yapılabilir. Böyle
seralarda temel duvarının görevi, sera iskeletini oluşturan yapı
elemanlarını temele bağlamaktır. Aynı zamanda rüzgarın emici etkisinden
oluşan serayı devirmeye ve yerinden sökmeye yönelik kuvvetlere
ağırlığıyla karşı koymaktır.
Temel duvarların genişliği, duvar yapımında kullanılan yapı malzemesine
göre değişir. Bu genişlik beton sömeller ve briket duvar 35 cm, tuğla
duvar için 23-35 cm ve taş duvar 50 cm'den daha dar yapılmamalıdır.
Uzunluğu 20 m'yi geçen duvarlar, en az 20 m'de bir derz açıklığı
bırakılarak inşa edilmelidir. Temel duvarlarında kalınlık ve derinlik
taşıyacağı yüke ve serayı devirmeye çalışan rüzgar kuvvetine bağlı
olarak değişir.
Taban suyu yüksek olan seralarda, toprağın üst yüzeyi zeminden yüksek
olur. Bu amaçla temel duvarı doğal zeminin üstüne çıkarılabilirse de,
temel duvarının fazla yüksek olduğu seralarda duvara yakın olan doğal
ışıktan yeteri kadar yararlanamazlar.
Sera içinde masalar tezgah yüksekliğinde (tezgahta) bulunuyorsa toprak
üstü duvarlarının yüksekliği 10-15 cm daha yüksek olabilir. Bu duvarlar
serayı taşımaktan çok, toprak üstü sera örtü malzemesini koruyucu
olarak yapılmaktadır.
Seranın kapılarının bulunduğu seranın çatı şekline göre üçgen veya
yarım daire şeklinde olan ön ve arka duvarlarının temelleri, daha
yüzeysel olmaktadır. Bu duvarlar seranın kendi ve çatısından gelen
yükleri taşımadığı için temel derinliği az tutulmaktadır (Şekil 4.3.).
Seraların çevresinde yağışlarla oluşabilecek arazi yüzey ve durgun
yüksek taban suyunun drenajını sağlamak amacıyla, sera temel duvarları
çevresinde bir drenaj sisteminin yapılması gerekir. Özellikle blok
seraların çevresinde yapılacak drenaj sistemi temel duvarlarından 100
cm uzaklıkta, 75 -100 cm derinlikte açılan hendeklere döşenen drenaj
boruları ile yapılır. Hendeğin en altına 5 cm kalınlığında ince kum, 10
cm çapında drenaj borusu, bunun üzerine 10 cm kalınlığında ince kum ve
en üstü de çakıl konularak drenaj hendeği doldurulur. Taban suyunun
yüksek, toprağın ağır olduğu ve genişliği 10-12 m' den fazla olan
seralarda iç drenaj boruları 4-10 m aralıklarla dizilirler. Sera içine
yerleştirilen boruların derinliği 60-75 cm olmalıdır. Yüzey sularının
uzaklaştırılması için arazi eğiminin % 1'den az olmaması gerekir.
2. İskelet Malzemeleri ve Elemanları
2.1. İskelet Malzemeleri
Seraları iskeletinde ahşap ve metal malzemeler kullanılır.
2.1.1. Ahşap Yapı Malzemeleri
Ahşap yapı malzemeleri içinde tek organik madde olan ahşaptan, çok eski
dönemlerden beri yapı malzemesi olarak yararlanılmaktadır.
Ağaç malzemesi hafif ve dayanıklı olması, kolay işlemesi, çivilenmesi
ve vidalanması gibi iyi özellikleri vardır. Ayrıca hem çekmeye, hem de
basınca çalışması gibi üstünlüğü vardır.
Buna karşılık bünyesine su alarak şişmesi, kuruyunca büzülüp çatlaması,
mantari hastalıklara dayanıksızlığı gibi sakıncalı yönleri vardır.
Ağaç malzeme yapılarda yuvarlak, biçilmiş ve levha şekillerinde
kullanılır. Ağaç malzemenin biçilerek kullanılması en yaygın olanıdır.
2.1.2. Metal Malzemeler
Seralarda yaygı olarak kullanılan çelik ürünü haddelenerek değişik
profiller kazandırılmış ve piyasada çelik profil olarak bulunan
malzemelerdir. Bu profil çeliklerden en fazla kullanılanı şunlardır
.l Profiller (Putrel Çelikler): Seralarda çok kullanılan bu çeliklerin,
dar ve geniş başlıklı profilleri vardır. Dar başlıklı l profiller
seralarda, aşıklarda ve kolonlarda geniş başlıklı olanlarda daha çok
kolonlarda yada dikmelerde kullanılmaktadır, l profiller I80, I100 gibi
tanımlanırlar. Buradaki 80, 100 gibi rakamlar çeliği iki başlığı
arasındaki yüksekliği mm olarak vermektedir. Diğer değerleri ise
standart olarak üretilmektedir.
Şelf/7 4.4. Seracılıkta kullanılan çeşitli demir profil kesitleri. ',
* T- Profiller: T- Profiller seralarda cam örtü malzemesinin
taşınmasında kullanılmaktadır. T-Profiller T50, T60 gibi tanımlanırlar.
Buradaki 50, 60 gibi rakamlar mm olarak T' nin bir uzunluğunu gösterir.
Profili diğer değerleri ise standart olarak üretilmektedir.
* L- Profiller: Bu profillere korniyer ve köşebentte denilmektedir.
L-Profilleri kolları aynı uzunlukta ya da birbirinden farklı
olmaktadır. L-Profiller L-50.40.4. 1-40 40.5 9'bi tanımlanırlar.
Buradaki iki rakam, profili iki ayak uzunluğunu, üçüncü rakam ise
profili et kalınlığını mm olarak verir.
* Kutu Profiller: Bunlar kare yada dikdörtgen kesitli olabilir, iki
adet kollu L profilin birleştirilmesiyle kare, farklı kollu profilleri
birleştirilmesinden de dikdörtgen kutu profiller elde edilir. Çelik
saçları kıvrılmasıyla da bu profiller yapılabilir. Kare kutu profiller
seralarda dikmelerde, dikdörtgen kutu profiller ise aşıklarda
kullanılır. Kutu profillerin tanımlanmaları aynı L-Profiller gibidir.
* Boru Profiller: Yuvarlak kesitli içi boş profillerdir. Sıvı
iletimi amacıyla üretilen ve çapı fazla olan borular özellikle, plastik
yüksek tünelleri ve seraları yapı elemanı olarak kullanılır. Boru
profiller dış çaplarına göre ya mm yada parmak (inç=2.54 cm) olarak
tanımlanırlar.
* Çelik Levhalar: Kalınlıkları 3 mm' den daha fazla olan çelik
levhaları özel şekillerde bükülerek mukavemet kazandırırlar. Bu yapı
elemanları özellikle seri üretim olarak yapılan seraların, tüm yapı
elemanlarında kullanılır.
* Çelik profilleri birçok üstünlüğü yanında, paslanması en önemli
sakıncasıdır. Bunun önlenmesi ya boyamayla yada galvanize edilmesi
gerekir.
2.2. İskelet Elemanları
Temel duvarlarından sonra başlayan ve seranın ağırlığını, yükünü sera temeline ileten yapı elemanlarıdır.
iskeleti oluşturan elemanların şu özellikleri olması gerekir.
1. İskelet elemanları sağlam, ucuz ve hafif olmalı,
2. Kolay kurulabilmen,
3. Gölgelemesi az olmalı yani sera içine giren ışığın miktarını azaltma
4. Hava geçirgenliği yani ısı kaybı az olmalıdır.
Bir seranın iskeletinde kolonlar (dikmeler) ve çatıyı oluşturan çeşitli
elemanlar bulunursa da, çatı elemanları ayrı bir başlık altında
incelenecektir.
2.2.1. Kolonlar (Dikmeler)
Kolonlar, çatı ağırlığını ve sera yüzeylerine gelen rüzgar ve kar
yükünü çeken ve sera temeline ve dolaylı olarak toprağa ileten yapı
elemanlarıdır (Şekil.1).
Kolonların yapımında ahşap, çelik ve alüminyum malzemeler
kullanılabilir. Kolonların yapımında ahşap kullanılırsa kesiti, daire,
dikdörtgen veya kare olabilir. Çelik veya alüminyum kullanılırsa, kesit
yüzeyi L, T, l, U şeklinde içi boş kare veya dikdörtgen olabilir.
Kolonların yapımında demirli beton, kesit alanının fazla ve dolayısıyla
sera içinde gölgelenmenin fazla olması nedeniyle pek kullanılmaz.
Bireysel veya blok seralarda beton ayaklar üzerinde aynı doğrultuda
sıralanmış kolonlar ve bu kolonların dış yüzeylerini birleştiren saydam
örtü malzemesine gelen bütün yükler kolonlar tarafından çekilir. Bu
nedenlerle, seranın yük taşıyıcı ve seranın yıkılmasına neden olucu
yapı elemanı kolonların uygun kesit alanları ve sağlam olması gerekir.
Kolonların kesitlerini daraltmak için bazen çatı mahyasından ek
dikmeler konursa da, bu dikmeler serada fazla gölgelendirme yaptığı ve
çalışma alanını daralttığı için istenmez.
Seranın yük taşıyıcı elemanı olan kolonlar, çatı kirişlerine gelen
etkili yükleri taşıdıkları için, çatı kirişleri ile eşit aralıklı
olarak yerleştirilirler.
Kolon aralıkları özellikle çelik iskeleti! ve cam örtülü seralarda 24 m
arasında değişmekle birlikte, bu aralığın 3 m dolayında olması uygundur
. Kolonları birbirine bağlayan çatı elemanları birbiriyle kaynak»
yapılarak veya köşebentler yardımıyla vidalanarak birleştirilirler.
Kolon yüksekliği, sera kirişi ile kolon ayağı veya temel duvarı
arasında kalan yüksekliktir. Bu yükseklik, yörenin iklim koşulları ve
yetiştirilecek bitkiler göz önüne alınarak belirlenir.
Kolonların olduğu sera yan yüzeyleri boyunca çeşitli şekillerde
yerleştirilmiş havalandırma pencereleri bulunur. Havalandırma
pencereleri karşılıklı yan yüzeyleri boyunca aynı büyüklük ve
yükseklikte bulunur.
Blok seralarda, iki seranın birleşme yerindeki kolonların boyları,
yağış sularını uzaklaştıran oluklarda akıntıyı sağlamak için bir yöne
doğru kısalmalıdır. Eğer sera içinde yüzey sulama yöntemleri veya
drenaj için bir yöne eğim verilmişse yağış sularını uzaklaştıracak
oluklarında bu eğime uydurulması gerekir.
3. Çatı Elemanları
Serayı üstten örten çatı elemanları, çatıyı oluşturan iskelet ve çatı
örtü elemanları olarak iki sınıf altında incelenebilir. Sera çatısı,
çatıyı oluşturan elemanların kendi ağırlıklarını, çatıyı tamamen örten
saydam örtü malzemesini, çatı örtüsüne etkili olan kar ve rüzgar
yükünü, tamir ve bakım için çatıya çıkan işçilerin ağırlığını ve çatıya
asılan çeşitli bitki ekili ş yerlerini taşıyabilecek durumda olmalıdır.
3.1. Çatı iskeleti Elemanları
Bir seranın çatı iskeletini, mertekler, aşıklar, çatı kirişleri
oluşturur. Ayrıca çatıya eklenen yağış sularının uzaklaştırılacağı su
olukları, sera iç yüzeyinde yoğunlaşan su damlalarını toplayan
damlalıklar ve fazla ısı ve ışık isteyen tavana asılan bitki
düzenlerinden oluşur.
Sera çatısının temel elemanı çatı makas kirişleri çatıdan gelen
yüklerin kolonlara iletilmesine yararlar. Çatı kirişleri belirli
aralıklarla kolonlar üzerine yerleştirilir ve seranın genel görünümünü
ortaya çıkarırlar. Çatı makas elemanları, çelik iskeletli seralarda
kolonlar üzerine köşebentlerle vidalanır, kaynaklanır veya kolon ve
kirişler tek malzeme olarak üretilirler. Ahşap iskeletli seralarda
bunlar vidalanacağı gibi çivi ile de tutturulur. Şekil.4.7'de çeşitli
çatı kiriş düzenlemeleri görülmektedir.
Bunlar tek parçalı olduğu gibi, kolonlar üzerine yatay olarak konan
kirişle, A tipi, payandalı, kırlangıç kuyruğu, silindirik, çok mesnetli
olarak düzenlenebilir. Bu kiriş sistemlerinde sera genişliği pek fazla
olmadığı için, kirişler üzerinde aşıklar ve mertekler bulunmaz.
Rüzgarın hızlı estiği yörelerde, özellikle plastik örtülü seralarda,
plastik örtünün sarkmasını ve şişmesini önlemek için makas aralıklarına
destekleyici bağlantı merteklerinin yerleştirilmesi gerekebilir.
Soğuk yerlerde, ahşap iskeletli seralarda kirişlerin altına ikinci kat
plastik çekilebilir. Böylece sera içindeki ısı kaybı belirli oranda
azalır. Genişliği fazla olan seralarda, kirişler kafes sistemine göre
düzenlenirler. Sera çatı kirişlerinin en geliştirilmiş ve estetik
yönünden kullanılmaya en uygun olanı kafes kirişleridir. Kafes
kirişleri değişik uzunluktaki malzemenin, aralarında üçgenler
olabilecek şekilde bağlanmasıyla elde edilir.
Ahşap, çelik ve alüminyum alaşımları olan bu kirişlerin açıklığı 3 m'
nin katları şeklinde 6912 m ve daha yukarısı olabilir (Şekil.4.9).
Kiriş aralıkları 3 m dolayındadır. Genellikle çatı iskeleti ahşap olan
seraların örtü malzemesi plastik, metal olanların ise cam olması
uygundur. Kiriş açıklığı arttıkça, kirişlerin kesit alanları ve
dolayısıyla ağırlığı artacaktır.
Şekil 2. Çatı kirişlerinin farklı düzenlenmesi, a. Tek parçalı, b. A
tip, c Payandalı, d. Kırlangıç kuyruğu, e. Silindirik, f. Gotik, g. Çok
mesnetli çatı kirişleri, h. Fabrika çatısı şeklindeki, i. Eşlenik
olmayan beşik çatı kirişleri.
Kolonları, seranın iki başına uzunluğu boyunca konan aşıkları
birleştirir. Kirişlerin sera çatısında birleştiği yerde, mahya aşığı
yardımıyla kirişler birbirlerine birleştirilir.
Aşıklar üzerine yerleştirilen mertekler üzerine sera örtü malzemesi
yerleştirilir. Sera havalandırılmasında kullanılan çatı pencereleri de
mahya ve aşıklar tarafından taşınır.
Kafes kirişleri, iki ucundan kolonlara mesnetlenirse, serada fazla
kolonların olmaması sebebiyle sera içinde rahat hareket edebilme
olanakları doğar.
Eğer çatı makas elemanlarının kesitleri küçültülerek daha ucuz malzeme
kullanımı ve daha kolay çatı yapımı istenirse, bu durumda sera içine
kirişlerden eşit uzaklıklarda ek kolonlar konulmalıdır. Buna karşılık
sera içindeki ek kolonlar serada yapılacak tarımsal çalışmaları biraz
sınırlarlar. Bu kolonlar özellikle ilk yapım sermayesi az işletmelerde
uygulanmaktadır. Sera çatısına asılan hareketli ve hareketsiz
saksılıklara ve bireysel demir halkalı saksı asma yerlerinden sera içi
düzenlemesi başlığı altında anlatılacaktır.
3.2. Çatı Örtü Malzemesi
Serayı yağmur, kar ve rüzgar gibi dış etkenlerden koruyarak sera
içinden ısı kaybını azaltan ve ışığı olanaklar ölçüsünde sera içine
fazla geçiren saydam bir malzemeyle sera çatısı kaplanır. Sera kaplama
malzemesi cam veya plastiktir. Seranın yan duvarına da bu malzeme ile
kaplanır.
Tarımda bir malzemenin örtü malzemesi olarak kullanılırken şu özelliklerinin olması istenir.
1. Örtü, güneş ışıklarının örtü altına kolayca girmesini sağlamadır,
yansıtma, emme ve iletme gibi olaylarla ışık kaybına neden olmamalıdır.
2. Örtü altında oluşan ısıyı tutmalı, örtü altından ısı kayıpları en alt düzeyde olmalıdır.
3. Ucuz ve örtü kurma maliyeti yüksek olmamalıdır.
4. Örtü malzemesi fazla ağır olmamalıdır. Yoksa kurulan örtünün
iskeletine binen fazla yük, ağır ve pahalı bir iskelet yapılmasını ve
bu da örtü kurma maliyetinin artmasına neden olur.
5. istenen şekle kolayca uymalı, kaplandığında boşluklar meydana getirmemeli ve yapım kolaylığı sağlanmalıdır.
6. Dış koşulların etkisi altında şekil değiştirmemelidir. Rüzgarda
yırtılmamalı, doluda kırılmamalı, soğuk ve sıcakta genleşip, eğilip,
kıvrılmamalı, büzülüp gerilmemeli, uzun ömürlü olmalıdır.
7. Çabuk kirlenmeme!! ve ışık geçirgenliğini kaybetmemeli, kirlendiğinde kolay temizlenmelidir.
8. Güneşin morötesi (ultraviyole = UV) ışıklarını absorbe ederek bozulmamalıdır.
9. Örtünün iç yüzeyinde buğulanma ve nemlenme meydana getirmemelidir.
10. Kolay taşınabilmeli ve taşıma sırasında çabuk bozulup, kırılmamalıdır.
11. Herhangi bir nedenle bozulma ortaya çıktığında kolay değiştirilebilmelidir.
Bütün bu özellikleri bir arada taşıyacak örtü malzemesi günümüze kadar
geliştirilememiştir. Kullanılan bir malzemenin bir diğerine göre üstün
özellikleri yanında, iyi olmayan özellikleri de bulunmaktadır.
3.2.1. Cam
Cam saydam, bozulmaz, oldukça dayanıklı, fakat çabuk kırılan,
paslanmaz, su ve hava geçirmeyen bir maddedir. Aşırı basınca, vurmaya,
ani sıcaklık değişmelerine karşı da dayanıksızdır.
Camın bileşiminde % 75 silisyum oksit (kum), % 15 sodyum oksit (soda),
% 8 kalsiyum oksit (kireç) ve % 2 alüminyum oksit bulunur. Soda yerine
potasyum oksit katılırsa, camın dayanma gücü artar. Camın bazı
özellikleri Çizelge 4.1'de verilmektedir.
Metal iskeletli seralarda eski zamandan beri örtü malzemesi olarak
kullanılan camın diğer örtü malzemelerine göre yararlı yönleri
şunlardır.
1. Camın kullanma süresi 75 yıl dolayındadır.
2. Işık geçirgenliği % 89-92 arasında değişmektedir.
3. Kolay temizlenir ve bakimi masrafı yoktur.
4. Çok büyük dolu yağışı dışında iklim koşullarından etkilenmez.
5. Cam seralarda verim, plastik örtülü seralara göre daha yüksektir.
6. Mor örtüsü (ültraviyole) ışıklarından etkilenmez.
7. Plastiklerde (PE ve PVÇ) olduğu gibi camlarda statik
elektriklenmeler olmadığından camlar toz tutmaz ve ışık geçirgenlikleri
azalmaz.
8. Camlarda buğulanma ve nemlenme olmadığından, bitkilerin üzerine
su damlaları gelerek bitkilerin hastalanması önlenir. Sera örtüsü
olarak kullanılan camların seracılıkta kullanılan 3 ayrı tipi vardır.
1. Hortiplus, agriplus gibi ticari isimli özel sera camları,
2. Düz pencere camları,
3. Mat cam veya emprime camlardır.
Hortiplus ve agriplus gibi isimlerle pazarlanan özel sera camlarında
bir yüzey 0.42 mikron gibi çok ince tabaka halinde kalay oksitle
kaplanmıştır. Camların yerine konulması sırasında, kalay oksitli yüzey
dışa getirilir. Bu camların kullanıldığı seralardaki ısı kayıpları,
normal cam seralara oranla % 25-48 daha az olmaktadır. Işık
geçirgenliği normal camdan % 13 daha az olan bu camla kaplı seralardaki
iklim koşullarının daha iyi olması, ışık azlığından doğacak sakıncaya
ortadan kaldırmakta ve hatta domates seralarında verimde % 4'lük bir
artışa neden olmaktadır. Zira bu camla kaplı seralardaki gece
sıcaklığının normal camla kaplı olanlardan 3°C daha yüksek olduğu
belirlenmiştir. Ülkemizde bu tür cam üretimi yapılmamaktadır.
Seralarda kullanılan camın saydam olmasından çok, ışık geçirgenliği
önemlidir. Cam örtü üzerinde güçlükle görülen kirlerin % 10, az
miktarda görülen kirlerin % 20 ve rahatlıkla görülen kirlerin % 30-40
oranında seraya giren ışığı azalttığı belirlenmiştir. Bu tozlar
yıkandığında cam çabuk temizlenir.
Yağışı fazla olan yerlerde yıkanma nedeniyle kirlenme azalır. Bu yüzden
camda kirlenme ile meydana gelen ışık geçirgenliği azalması geçicidir. ,
Camlar ultraviyole (morötesi) ışınları geçirmezler. Isı etkisi fazla
olan kısa dalga boylu kızılötesi ışınları geçirirler. Bu şekilde ısınan
cisimler dalga boyu uzun olan ışınsal ısı (radyan ısı) yayarlar. Normal
cam dalga boyu uzun olan ışınları geçirmediğinden dolayı, normal camlı
yerlerde aşırı ısınma olur. Bu nedenle, güneşli günlerde sera içi
sıcaklığı dış ortama göre çok daha yüksek olur.
Ayrıca farklı yapılar için uygun olmayan dalgalı pürüzlü mat veya
emprime camlar sera örtüsü olarak kullanılabilir. Normal cama göre
fiyatı ucuz ve doluya dayanımı daha fazla olan mat cam, donuk yeşil
yada mavi renklidir. Camlama sırasında pürüzlü yüzü iç kısma getirilir.
Böylece dıştaki düz yüzeyden geçen güneş ışınları, içteki pürüzlü
yüzden sera içine dağıldığı için seralarda daha iyi bir ışıklanma
sağlar. Böylece sera yapı elemanlarından tabana düşen gölgelemede
azalmış ve aşırı güneşli günlerde görülen meyve yanıklıklarından önüne
geçilmiş olur.
Çeşitli sera örtü malzemelerinin ışık geçirgenlikleri Çizelge 4.1'de verilmiştir.
Seraların örtülmesinde kullanılan camların kalınlıkları, dolu yağışı
olmayan yerlerde 3 mm, dolu yağışı olan yerlerde ise 4-5 mm olmalıdır.
Yan yüzeylerde ise rüzgar hızına bağlı olarak 2-3 mm kalınlıkta olan
cam kullanılmalıdır. Genellikle seraların yan yüzeylerinde 3 mm' lik,
çatıda ise 4 mm' lik cam kullanılmaktadır.
Çizelge 1. Farklı örtü malzemelerinin ışık geçirgenlikleri.
| Örtü malzemesi |
Işık geçirgenliği (%) |
| Cam |
89-93 |
| Cam elyafı takviyeli polyester |
85-89 |
| PVC levhası (mat) |
80-82 |
| PVC levhası (Şeffaf) |
85-87 |
| PE |
92-94 |
| Plexi-cam |
86-88 |
| Cam + Polyester |
81-82 |
| PE + Cam |
84-85 |
Ancak üreticiler tarafından uygulamada kalınlığı 1.8-2.0 mm olan
pencere camlarını kullanmaktadırlar. Camların boyutları istenilen
ölçüde kesilebilir ise de, piyasada satılan şu boyutlardan
(55x60,60x100,55x100 cm) birini seçmek daha ekonomik olur.
Mertek aralıkları genelde genişletilmeğe başlanmıştır. Bu değer
Almanya'da 75 cm' ye, Hollanda'da ise 100 cm' ye kadar çıkmaktadır.
Buna bağlı olarak cam genişlikleri de artmaktadır. Böylece hem
malzemeden tasarruf edilmekte, hem de sera yapım maliyeti düşmektedir.
Camların boyut ve kalınlıklarına göre ağırlıkları Çizelge 4.3 de
verilmektedir. Camlarda ısı yalıtımı artırmak için çeşitli cam
kullanılabilir.
Çift camların çatıda birleştirilmesi çeşitli şekillerde olmaktadır.
3.2.2. Plastik
Ülkemizde olduğu gibi, bütün dünyada plastik örtülü sera alanları cama
göre daha fazladır. Çünkü plastik malzeme ile seracılık daha ekonomik
olmaktadır. Ülkemizin en fazla sera alanı olan Antalya yöresinde
yapılan çalışmalarda basit teknik önlem ve ucuz plastik örtü
malzemesiyle yapılan seraların, cama oranla çok daha karlı olduğu
belirlenmiştir.
Diğer yandan plastiğin tarımda kullanılmasının birçok yararlı yönleri vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir.
1. Plastikler vurma ve çarpmalara karşı duyarlı değildir.
2. Paslanmazlar.
3. Ucuzdurlar.
4. İşletme özelliği iyidir.
5. Kolay temizlenir ve saklanabilirler.
6. Yoğunluğu azdır (0,92,2 g/cm3)
7. Kimyasal maddelere, özellikle asitlere karşı dayanıklıdır.
8. Güneş ışığını iyi geçirirler.
9. Renklendirilme özellikleri iyidir.
10. Biyolojik zararlılardan etkilenmezler.
Tarımda kullanılan plastikler genellikle poli-etilen (PE) ve polivinil
klorittir (PVC). Plastikler oldukça değişik yapıya sahiptir ve bu
yüzden farklı özelliktedirler. Genelde katkı maddesi taşımayan
plastiklerin ömrü kısa ve 6 ay dolayındadır. Eğer eski plastikler, yeni
plastiklerin yapılmasında hammadde olarak kullanılırsa, bu plastiklerin
ömrü 1-2 ay gibi daha kısa olur. Plastiklerin eskimesinde güneş
ışıkları etkilidir.
Morötesi (ultraviyole) ışıkları plastiğin organik yapısını bozduğu için
ömrünü kısaltmaktadır. Bu nedenle son yıllarda tarımda kullanılan
plastik örtülere morötesi ışıkların etkisini azaltan stabilizan
morötesi ışıklarını emici (absorblayıcı) maddeler katılarak ömürleri
1-2 yıla çıkarabilmekte ve morötesi ışıkların plastikten geçmesi
önlenmektedir. Statik olarak elektrik yüklenen plastik, havadaki
tozları çektiği için çabuk kirlenir. Bütün bu kısıtlayıcı özelliklerine
karşın ucuz olmaları daha basit sera iskeleti istemeleri, istendiği
zaman açılıp kapatılabildiği, kaplama şeklinin basit ve az işçilik
istemesi yukarıda geniş şekilde belirtildiği gibi plastiğin büyük
yararları vardır.
Polietilen (PE) tarımda en çok kullanılan, en ucuz ve asitlere karşı en
dayanıklı plastiktir. Isıyı iyi iletir ve 70°C sıcaklığa
dayanabilirler. Piyasada satılan PE'nin kalınlığı, 0,1-0,2 mm
dolayındadır. Işık geçirgenliği başlangıçta iyi ve morötesi ışıkları
emerler.
Polivinilkloritin (PVC) en büyük sakıncası asitlere dayanıksız
oluşudur. Kalınlığı ortalama 0,2-0,3 mm dolayındadır. Isıya dayanması
10°C ile 50 °C arasındadır. PE'ye göre ısıyı geçirme oranı düşük olup
cama benzer, buna karşın toz tutma oranı PE'e göre daha fazladır.
Ömürleri 1-4 yıl arasındadır. Yumuşak PVC plastikleri pratik olarak
PE'ler den alçak tünel ve diğer tesislerden çok genellikle seraların
örtülmesinde kullanılır ve yapıştırılmaları kolaydır. Yumuşak PVC
plastikleri pratik olarak PE'ler den şöyle ayırt edilebilir. PE
plastikleri suda yüzer, buna karşın PVC'ler suda yüzmezler. Ayrıca
PVC'ler yakıldığı zaman klor gazına benzer bir koku çıkarırlar.
Yüksek yüzey gerilimleri nedeniyle plastiklerin iç yüzeyinde su buharı
yoğunlaşma yoluyla damlalar şekline dönüşürler. Bu durum plastiğin ışık
geçirgenliği yaklaşık % 8-10 oranında azaltır .Çatı iç yüzeyinde
yoğunlaşan nem,18'lik çatı eğimi olan cam seralarda yoğunlaşan suyun
aşağıya akmasını karşılık, plastik seralarda 25°lik çatı eğiminde bile
yoğunlaşan su aşağıya akmamaktadır. Aynı zamanda su damlaları
kullanılmış PE plastiklerde yok denecek kadar az veya az miktarda
olmaktadır. Yapılan araştırmalarda gündüzleri ölçülen hava sıcaklıkları
yeni ve su damlaları olan plastiklerde diğerlerine göre 2,5°C'lik bir
sıcaklık azlığı belirlenmiştir. Buna su damlaları olan plastikte bu
suyun buharlaşması için ısının kullanıldığı ve sıcaklığın düştüğü ileri
sürülmektedir.Ayrıca plastik yüzeyindeki yoğunlaşma suyu donarsa bu
damlalar bitkilerin donmasını önleyen bir tabaka gibi görev yapabilir.
Plastiklerin yalıtım özelliği iyi olmadığı için, plastik üzerine gelen
ve topraktan yansıyan ışıklar plastik altındaki iklim koşullarının
kolayca değişmesine neden olur. Bu nedenle sera içi sıcaklığı (plastik
örtülülerde) güneşli günlerde, bulutlu günlerden daha fazla olmaktadır.
Özellikle PE plastikleri sıcak ışıkları kolayca geçirdikleri ve soğuğa
karşı önemli bir koruyucu etkileri yoktur.
Son yıllarda içerisine katılan bazı maddelerle bu özellikleri büyük ölçüde düzeltilmiş ve ısı geçirgenlikleri azaltılmıştır.
3.2.3. Seralarda Kullanılan Plastik Levhalar
Bunlar düz veya dalgalı olarak tabaka levhalar şeklinde veya kıvrılarak
top şeklinde piyasaya çıkarılırlar. Hammaddelerinde göre ışığı geçiren
bu levhalar şu sınıflara ayrılırlar.
1. Cam lifleri ile kuvvetlendirilmiş (takviye edilmiş) polyester,
2. PVC levhaları,
3. Polimetilmetakrilat olarak Akrilcam veya Plexi-camlar.
Cam lifleri kuvvetlendirilmiş Polyester levhalar: Bu levhaların dayanım
gücünü artırmak için dalgalı olarak üretilirler. Bunların
boyutlandırılmasında kullanılan değerlerin (7.6/18 gibi) ilki dalga
uzunluğunu ikincisi ise dalga yüksekliğini gösterir
Polyester düz levha ve ruloların kalınlığı 1-3 mm, dalgalı olanların ise 0,8-1,5 mm dolayındadır.
Cam lifleri ile kuvvetlendirilmiş polyester levhaları dayanıklı ve
zararlanmalarında kolayca tamir edilebilir ve hafiftirler. Bunlar üst
yüzeylerinin kirlenmemesi ve ışıktan etkilenmemesi için bazı kimyasal
maddelerle işlenmişlerdir. Bunların dayanımları işlenmeyenler 5-8 yılda
işlenenler ise yağmurla kolayca yıkandıkları gibi 10 yıl dayanırlar.
Polyester levhalar morötesi ışıkları da emerler (absorbe ederler).
Dalgalı olan levhalar, bitişme yerlerinde köpüklü maddelerden yapılmış şeritlerle birleştirilirler.
PVC Levhalar: Bu levhalar piyasada mat ve şeffaf olarak bulunmakta ve
ışık geçirgenliği % 85 dolayındadır. PVC levhaları çivi ile
çakılabilir, vidalanabilir ve yapıştırılabilir.
PVC levhalarının zamanla ışık geçirgenliği azalır. Mat olanlar zamanla
beyazımsı bir renge dönüşür ve ışık geçirgenliği % 30 oranında
kaybeder. Şeffaf PVC levhalarının ışık geçirgenliğini kaybetmesi, mat
olana göre daha azdır. Buna karşılık şeffaf olanları daha pahalıdır.
Doluya karşı PVC levhaları dayanıklı değildir ve kolayca parçalanabilir. Bunun yanında PVC levhaları kolayca yanabilir.
Plexi-cam: Plexi-camlar seralar için yalnız düz levhalar şeklinde değil
boşluklu ve çift katlı olarak üretilmekte ve kullanılmaktadır. Çift
katlı plexi-camlar uygun fiyat, dayanıklılık ve aynı zamanda ısı
yalıtımı nedenleri ile üretilmiştir. Kalınlığı 8,16 ve 32 mm, genişliği
60-120 cm olarak piyasada bulunmaktadır
Plexi-camların seralara yerleştirilmesi özel alüminyum yada çelik
malzemeler üzerine yapılır. Levhalar ısı yanında, nemlenmede genleşmeye
uğradığı için yerleştirilirken özellikler göz önüne alınmalıdır.
Plexi-camlar havanın nemini içlerindeki boşluklara sızdırdıkları için,
bu levhalar çatıya yerleştirilirken uç kısımları açık bırakılarak içine
sızan bu nemin uzaklaştırılması ve içinde yoğunlaşmaması sağlanır. Aynı
zamanda bu şekildeki havalandırma plexi-cam içinde alg oluşumunu da
önler.
Plexi-camlar çapı 5 m olan yuvarlak çatılarda ve soğuk olarak şekillendirilerek kullanılabilirler.
Işık geçirgenliği % 84-88 olarak cama oranla az olmakla birlikte bu
değer ince çatı malzemesi ve geniş plexi-cam kullanılarak
dengelenebilir. Zamanla plexi-camın ışık geçirgenliği de bir azalma
olmamaktadır. Plexi-camda morötesi ışıklara karşı stabilizan maddeler
kullanıldığı için, plexi-cam morötesi ışıkları geçirmez. Plexi-camların
teknik özellikleri Çizelge 4.4'te verilmektedir.
Plexi-camlar yanar, doluya karşı dayanıklıdır. Doluda genellikle üst
tabakası kırılsa da, içteki tabaka sağlam olduğu için, bitkilerde zarar
ortaya çıkmaz veya çok az olur.
Plexi-camların işlenmesi, delinmesi, kesilmesi, biçilmesi ve yapıştırılması oldukça kolaydır.
3.3. Cam Örtü Malzemesinin Kaplanması
Sera içinde bitkilerin yetişmesi için, en uygun ekolojik koşulların
sağlanması, ancak cam ve plastik malzemenin ısı ve nemin sera içinden
sızmasını engelleyici şekilde kaplanmasıyla olur. Cam malzemeyle
kaplanırken, camın genleşmesi göz önüne alınarak 60 cm genişlikteki cam
için çelik iskelette 61,5 cm genişlik bırakılmalıdır. Yoksa genleşme
camların kırılmasına neden olur.
Cam örtü malzemesinin kaplanması genellikle yapıştırıcı olarak cam
macunu kullanılarak yapılır. Metal çerçeve içine macun sürüldükten
sonra cam bunun üzerine oturtulur ve bağlantı sağlanır.
Cam kaplama, camların uçları birbiri üzerine 3-4 cm bindirilerek veya
uç uca eklenerek yapılır. Camların kiremit gibi üst üste bindirildiği
kaplamada, camlar arasında boşluk kalmamalıdır. Birbirine birleştirilen
camlarda, ek yerlerin arası macunlanmalıdır. Hava akımını engellemek ve
yağış sularının içeri akmasını önlemek için camların üst üste
yerleştirilmesi daha uygundur. Camların uç uca eklendiği çatı örtüsünde
ise merteklerin zamanla esnemesi ile camların bitiştiği kısımlarda
boşluklar oluşur. Camların üst üste yerleştirildiği durumlarda,
camların birbiri üzerinden kaymaması için camlardan üstte bulunanlar
tırnaklarla, pimlerle yada iki cam arasındaki S şeklindeki çengellerle
tutturulmalıdır (Şekil 3). Ayrıca camları silikonla yapıştırarak
kaymalarını önlemek de mümkündür.
Şekil. 3. Sera çatısına camların yerleştirilmesi, a - Mertek üzerine
takılan kıskaç ve pimlerle, b - Sera kenarına S - şeklindeki çengelle,
c- Camların S- Çengelle tutturulması. 1. Mahya yönü, 2. Oluk yönü, 3.
Çatı merteği (camın oturduğu yer) 4. Cam, 5. Kıskaç pim, 6. Tırnak
(pim), 7. Cam macunu, 8. S - çengel, 9. Yoğunlaşma suyunu tutan
damlalık, 10. Oluk.
S şeklindeki çengellerle tutturulan örtü malzemesi camların
rüzgarın içten yapacağı basınçla yerinden sökülmemesi için ayrıca
kıskaç pim veya düz pimlerle çatı merteğine tutturulması daha uygundur.
Sert plastik levhalarda camlar gibi yapılırsa da, bunların uçlarından
yapıştırılarak yerleştirilmesi daha uygundur, ince olan levhalar
yapıştırılacağı gibi üst üste de bindirilebilir.
3.4. Plastik Örtünün Kaplanması
Plastikle seranın kaplanmasında, plastik örtü seranın uzun ve dar
ekseni boyunca serilebilir. Burada göz önünde tutulması gereken nokta,
plastik genişliği ve sera genişliği yada uzunluğudur. Plastik örtünün
fazla olarak tüketilmesinin önüne geçmek için boyutlar
karşılaştırılarak kullanılmalıdır.
Ülkemizde genellikle sera uzun ekseni boyunca çatıya bir örtü ve yan
yüzeylerde bir örtü ile kaplanmaktadır. Böylece plastik örtüden
tasarruf edildiği gibi, yan havalandırmalarda kolayca yapılabilmektedir.
Plastik örtünün sera üzerine çakılması için, ahşap iskelet üzerine
çekilen örtü malzemesi gerginleştirildikten sonra, üst üste bindirilir
ve ince ahşap çıtalarla çivilenerek tutturulur.
Plastiğin çakılacağı yüzeylerde keskin ve çıkıntılı kenarlar
olmamasına, ayrıca rüzgardan etkilenmemesi için de plastik örtünün
gergin olmasına dikkat edilmelidir. Yoksa plastik örtüler buralardan
yıpranır ve yırtılırlar.
Plastik örtünün tutturulmasında çıta ve çivilerin kullanılması fazla
işgücü kullanımı ve uzun süreyi gerektirir. Bu nedenle, özellikle
ülkemiz dışında plastiğin sera yüzeyine yerleştirilmesinde bazı sert
plastik, alüminyum ve çelikten kıskaç yada mandal şeklinde yapılmış
tutturucular kullanılmaktadır. Bu tutturucularla plastik örtü çok çabuk
yerleştirilir ve sökülebilir. Ülkemiz dışında yapılanlarda örtünün bir
yandan hızlı çekilmesi ile örtü yerinden sökülmektedir. Bunların
plastiği tutmasında etki tek yönlü ve çift yönlü olmaktadır.
Ülkemizde üretilen böyle bir plastik örtü tutturucu mandal da Şekil
4.16. 'da görülmektedir. Bu tutturucunun metal taşıyıcı profili örtünün
serileceği yüzeylere vidalanır yada çakılır ve sera üzerinde sürekli
kalır. Bunun üzerine plastik örtü serilir. Metal profillerin olduğu
yerin üzerinden de, sert plastik olan mandal bastırılarak, plastiğin
tutturulması kısa sürede yapılır.
Eğer sıkıştırmanın fazla olması istenirse, sert plastik mandalın altına ikinci bir ince plastik şerit şeklinde serilir.
Plastiklerin sökülmesi içinde, üstteki plastik mandalın bir tornavida
yada başka sert uçlu bir malzeme ile kanırtılıp çıkartılması gerekir.
Seralarda ısı yalıtımını arttırmak için plastik ve cam örtüler birlikte
kullanılmaktadır. Bu şekilde ısı yalıtımı ile sera içinde % 40'a varan
enerji tasarrufu yolmaktadır. Çift malzeme kullanma ile seraya giren
ışık miktarı tek cama göre /çift camda % 10, ikinci kat olarak plastik
kullanılmasında yoğunlaşma suyu ile / birlikle bu oran % 20 değerinde
azalmaktadır.
3.5. Oluklar ve Damlalıklar
Seranın örtü malzemesi sera içine bakan yüzeyinde yoğunlaşan, örtü
malzemesinden sızarak akan damlaları toplamak için çatı yan duvarın
birleştiği yere küçük oluklar yani damlalıklar yapılır.
Blok seralarda, iki sera ünitesinin saçak uzantılarının birleştiği yer,
yağmur ve kar sularının akışını kolaylaştıracak bir eğimle oluk
şeklinde yapılmalıdır. Olukta suyun rahatça akması için, 30 m'den daha
kısa seralarda, seraların bir ucundan diğer ucuna doğru oluk eğimi %
0,5-1,0 arasında olmalıdır. 30 m'den daha uzun seralarda bu eğim,
seraların ortasından iki yöne doğru yapılmalıdır. Olukların kesitleri
U-V ve dikdörtgen şekline ve en az 20 cm derinlikte ve 30 cm genişlikte
olmalıdır. Bireysel seralarda oluklara gereksinim yoktur.
Tahta iskeletli seralarda iki seranın birleşme yerine 15 - 20 cm
genişlikte çakılan tahtanın üzerine kalın bir plastik çakılır. Bunun
üzerinden örtü malzemesi geçirilerek tahta oluk yapılmış olur.
3.6. Rüzgârlıklar
Rüzgarlıklar serada rüzgarın etkisine karşı seranın dayanımını sağlamak
ve rüzgarın yanlardan yaptığı basınçla yıkılmasını önlemek için çatı ve
yan duvarlardaki kolonlar arasında çapraz çatı elemanları kullanılır
(Şekil 4.). Şekilde çatı makas elemanlarına uygulanan çelik tel
kullanılarak rüzgarlık ile kolonlara yapılanlarda görülmektedir. Çatı
kirişi diğer kolonun, kolon ayağına yakın yerine bağlanarak
rüzgarlıklar oluşur. Bu elemanlarla çatı kirişleri çapraz olarak diğer
kolonlara bağlanması 20 m 'den uzun 10 m' den geniş seralarda daha çok
kullanılır. Rüzgarlık olarak L demiri veya boru kullanılır.
Şekil 4. Seralarda kullanılan rüzgarlıklar.
3.7. Kapılar
Kapılar serada yapılacak işler için giriş ve çıkışı sağlar. Kapılar
doğal ışığı geçiren, sera içinden ısı akımına engel olan şeffaf örtü
malzemesiyle kaplanır.
Seralarda kapılar, serada yapılacak işlerin en iyi şekilde
düzenlenebilmesi ve uygulanabilmesi için her türlü sera ünitesinden en
az bir veya iki, gerekiyorsa daha fazla sayıda kapı olabilir. Kapıların
genişliği 90-180 cm ve yüksekliği 200 cm olmalıdır. Büyük kapıların
sürekli açılıp, kapanması serada ısı kaybına neden olur. Büyük kapılı
seralarda, büyük kapının içinde ikinci bir küçük yapı yapılmaktadır.
Küçük kapı insan giriş ve çıkışı için, büyük kapıda alet ekipman için
kullanılmaktadır. Küçük seralarda kapı genişliği 90 cm'den daha dar
olmamalıdır. Büyük seralarda iş akımını kolaylaştırmak için kapının 200
cm genişlikte olması ve sera boyunun 30 m' den fazla olduğu yerlerde en
az iki giriş - çıkış kapısının yanında, bazı kısımlarda 75 - 90 cm
genişliğindeki kapılar da yapılmalıdır.
Kapılar menteşeli yada kaydırma düzenli olarak yapılmalıdır. Menteşeli
kapılar sera içinden dışarıya doğru açılmalı, kapıya sağlam bir anahtar
ve sürgü takılmalıdır. Böylece seranın faydalı alanı küçültülmemiş
olur. Kapının yapımında ve çerçevesinde kullanılan malzeme, sera
iskelet malzemesi ile aynı olmalıdır. Aynı zamanda sera ile arasında
bir boşluk oluşmasına ve ısının sera içinden dışarıya doğru sızması
önlenmelidir. Sera kapısının yeri, seradaki işçiliği en alt düzeye
indirecek şekilde düzenlenmelidir.
3.8. Pencereler
Pencereler, sera içindeki CÛ2 azalması ve oksijenin dengelenmesi, fazla
ısı ve nemin istenilen sınırlar içinde tutulabilmesi için gerekli doğal
havalandırmayı sağlayan sera yapı elemanlarıdır. Pencereler kapalı
olduğu zaman sera içine ışık geçirmeli ve sera dışına ısı sızmasını
engellemelidir. Bunun için pencerelerin seranın şeffaf örtü malzemesi
ile kaplanması gereklidir.
Doğal havalandırma sisteminde pencereler, çatı mahyasının her iki
yanına ve sera yan duvarlarında saçak altı uzunluğunca yerleştirilir.
Bu pencerelerin çeşitli şekilde yerleştirilmesi Şekil 5'de
görülmektedir.
Seralarda havalandırma alanı için tek sıra pencere yeterli olmazsa, hem
çatıda hem de yan yüzeylerde iki sıra pencere yapılabilir. Aynı zamanda
seranın ön ve arka yüzeyine de pencereler eklenebilir.
Pencereleri sera içine açılması, sera yararlı alanını daraltması
nedeniyle yapımı istenmez. Yan duvarda ki pencerelerinde alttan
mesnetli olması yağış sularının sera içine girmesi nedeniylede pek
yapılmaz.
Şekil 5. , a. Saçak altı pencereleri, b. Çift saçak altı ve çift sıra
mahya pencereleri, c. Ortadan menteşeli saçak altı ve mahya
pencereleri, d. Saçak altı pencereleri ve havalandırma bacası, e.
Alttan menteşeli tam yan duvar penceresi, f. Üstten menteşeli tam yan
duvar penceresi, g. Ortadan menteşeli tam yan duvar pencere, h. Eşlenik
olmayan çatılardaki çatı ve i. Fabrika çatısı şeklindeki çatı
havalandırma pencereleri.
Doğal havalandırmanın yeterli miktarda olabilmesi için önerilen çatı
pencerelerinin toplam alanı, sera taban alanının % 16 - 20'si arasında
olmalı ve bu açıklıklar, çevre koşullarına uygun olarak
ayarlanabilmelidir..
Soğuk bölgelerdeki seralarda, çatı pencere alanı daha küçük
tutulmalıdır. Sera çatı pencerelerinin en uygun düzenleme şekli,
mahyanın her iki yanına mahya uzunluğunca yerleştirilen ve mahyaya
bağlı menteşeler etrafında döndürülerek açılıp kapanan şeklidir. Bu
şekilde çatı pencereleri birlikte ayrı ayrı veya istenilen miktarda
açılıp kapanmalıdır. ,
Pencerelerin açıldığı zaman yatay düzlemle en az 15"lik açı
yapmalıdırlar. Yoksa havalandırma hızı düşürülmüş olur. Çatı
pencerelerinin açılıp kapanması mekanik veya kremayer dişlisiyle
mekanik olarak, elektrikli veya hidrolikli olarak yapılabilir. Otomatik
açılıp kapanan bir çatı penceresi de Şekil 6'da görülmektedir. Ayrıca
pencerelerin açılmasında termal pistonlarda kullanılabilir. Bu
pistonlar ısıyla genleşerek, havalandırma pençelerini açar. Sıcaklık
düştüğünde ise kısalarak kapatır.
Ülkemiz seralarında uygulanan çatı pencereleri, mahyanın her iki
yanında ve çatı mertek aralıkları bir açık bir kapalı olacak şekilde
yani sektirmeli olarak düzenlenmelidir. Bu da uygun havalandırma çatı
pencere alanını sağlayamamaktadır. Çiftçi tarafından yapılan seralarda,
çatı pencere alanı sera taban alanının ancak % 1'i dolayındadır.
Çiftçinin sera çatısında havalandırma pencere alanını fazla
yapmamasının nedenleri şunlardır.
Sera yapım maliyetini azaltmak ve havalandırmanın öneminin çiftçiler tarafından anlaşılmamış olmasıdır.
Şekil 6. Otomatik açılan çatı havalandırması, 1. Çatı pencerelerini
açan çubuk, 2. Ana mil, 3. Elektrik motor uve sonsuz vida, 4. Çatı
pencereleri.
Havalandırma etkinliğini artırmak için, çatı pencerelerinin çatı
mahyasına menteşelenmesi yerine mahyaya paralel çatı aşığına
menteşelenmesi düşünülebilir. Bu şekildeki düzenlemede özellikle
yağışlı yerlerde, yağış sulan sera içine sızar.
Doğal havalandırmanın etkinliğini arttırmak için, çatı pencereleri
yerine çatı mahyasını ortalayan havalandırma bacaları ülkemizde
özellikle Ege Bölgesinde bulunmaktadır.
Böylece hava giriş deliği olan yan pencerelerle hava çıkış deliği
arasındaki yükseklik farkı arttırılarak havalandırma etkinliği
arttırılmış olur. Havalandırma bacasının yan duvarlarının cam veya
şeffaf sera örtüsüyle kaplanması gerekir. Bu da havalandırma
maliyetinin artmasına neden olur. Havalandırma bacasının açılıp
kapanması ayarlanabilmelidir. Yalnız çatı pencereleri ile yapılan
havalandırma da, havalandırma etkinliği rüzgar dışında seranın iç ve
dış hava sıcaklığı arasındaki fark etkili olmaktadır. Bu nedenle,
rüzgar hızının çok az olduğu yerlerde havalandırma etkinliğini artırmak
için, bu şekildeki havalandırma seçilebilir.
Rüzgâr hızının fazla olduğu yerlerde, pencere camlarının kırılmamasına özen gösterilmeli ve bunun için önlem alınmalıdır.
Plastik seralarda çatı havalandırma pencerelerinin pratik olmaması
nedeniyle, yalnız yan havalandırma yapılmaktadır. Havalar ısındıkça
havalandırmanın etkinliğini arttırmak için çatıda delikler açılmaktadır.
Doğal havalandırma sistemlerinde, yan duvarlardaki pencerelerin toplam
alan büyüklüğü, çatı pencere alanı veya en az bunun 2/3'ü kadar
olmalıdır. Yan pencere alanı, çatı pencere alanının 2/3'ünden daha az
olursa, havalandırma etkinliği düşer. Yan duvarlardaki pencereler elle
tek, tek açılabildiği gibi bir mil ve kremayer dişlisi yardımıyla
mekanik veya elektrikli otomatik olarak açılabilir veya kapanabilir.
Mekanik olarak açılıp kapanan bir pencere Şekil 7'de görülmektedir.
Blok seralarda, yan duvarlara yerleştirilen havalandırma pencereleri
beklenen etkinliği gösteremezler. Bu seralarda havalandırmanın
etkinleştirilmesi için, tüm yan duvarların pencerelerle kaplanması
gerekir. Yalnız yan duvardaki pencerelerin iyice kapanması gerekir.
Yoksa soğuk havalarda yan duvarlara yakın bitkiler soğuktan zarar
görürler. Blok seralarda iyi bir doğal havalandırmanın sağlanması için,
bloklar arasında boşluk bırakılmalıdır.
Plastik seralarda çatı havalandırmasının çok zor olması,
havalandırmanın yalnız yan havalandırmalara bağlı kalması nedeniyle 20
m' den daha geniş ve bir dekardan daha büyük tesisler önerilmemektedir.
Sera yan duvar pencereleri içeriye, dışarıya veya düşey eksene boyunca
açılıp kapanabilir. Sera duvar pencerelerinin içeriye doğru açılması,
seradaki bitki sıralarının daha içeriye çekilmesini gerektirdiği için,
sera faydalı alanının azalmasına neden olur. Pencerelerin alttan
menteşelenerek yukarıya doğru açılması da yağışlı günlerde yağışın sera
içine girmesi nedeniyle sakıncalı olabilir. Sera yan duvarı yüksekse,
pencereler iki sıralı olarak ta yapılabilir. Pencereler düşeyle 70"lik
açı yapıncaya kadar açılabilmelidir. Yan duvar pencereleri seranın her
iki duvarına eşit sayıda ve alanda yapılmalıdır.
Şekil.7. Mekanik yan pencere havalandırma düzenleri. A. Üstten, B.
Ortadan menteşeli pencereler. 1. Temel, 2. Dikme (kolon), 3. Pencere
açma mekanizması, 4. Açılan pencere camı, 5. Su oluğu, 6. Çatı makas
elemanları. 7. Çatı örtü camı, 8. Pencere menteşeleri.
Yan duvar pencereleri aşağı yukarı hareket ederek açılıp kapanabilirler.
Sera çevresindeki havanın durgun ve rüzgarlı olmasına ve rüzgar
yönüne göre çatı ve yan duvar pencereleri ayarlanarak sera içi
havalandırması sağlanmalıdır. Rüzgar estiği yöndeki pencerelere basınç
ve diğer yöndeki pencerelere de emme etkisi yaratır. Rüzgarların estiği
yöndeki mahya pencereleri açık tutulursa, ısınan sera havasının buradan
çıkması zorlaşır. Bu nedenle rüzgara karşı duvardaki yan pencereler ve
rüzgarın esmediği yöndeki mahya pencereleri açılırsa, seranın
havalandırması kolayca yapılmış olur.
Fide yetiştirilen seralarda, fideleri bazı zararlılardan korumak için
pencerelerin ince sinek yada elek teli ile kapatılması oldukça yararlı
sonuçlar sağlayabilir.
4. Sera Yapı Elemanlarının Korunması
Seranın iskelet malzemesini oluşturan metallerden demir ve ahşap
seradaki nemli ve sıcak hava nedeniyle paslanmaya ve çürümeye uğrayarak
kısa zamanda elden çıkar.
4.1. Ahşap Malzemenin Korunması
Ahşap malzeme fırınlanarak kurutulur. Zararlılardan korunması için
ahşabın toprağa giren yerleri katranlanır. Yine ahşabın nem alması ve
çürümesinin önlenmesi için bazı tuzlarla (civa klorür, bakır sülfat) ve
kimyasal maddelerle emprenye edilir. Özellikle vakumlu koşullarda
yapılan emprenye ahşabın ömrünü uzatır.
Bu işlemler pahalı olduğu için yapılmazsa, ahşaba astar boya
çekilmelidir. Ahşap üzerine iki kat astar çekilecekse, birinci kat
astar kuruduktan sonra ikinci kat çekilmelidir. Ahşap astarlanmış
olarak bırakılabildiği gibi, astarın üzerine bir veya iki kat yağlı
boya sürülebilir. Boyanın 2 - 3 senede bir yenilenmesi gerekir.
Boyamada göz önüne alınması gereken ilke, sera içinin boyanmasında
beyaz ve gri gibi açık renkler, dış kısmının boyanmasında ise koyu gri
ve kurşuni gibi koyu renkler seçilmelidir. Sera içindeki açık renk
seraya giren güneş ışıklarının yansımasına, dış kısmındaki koyu renkte
seraya gelen güneş ışıklarının emilmesine yardımcı olur.
4.2. Metal Malzemenin Korunması
Sera yapım malzemesi olarak kullanılan galvenize demir malzeme dış hava
koşullarına kolaylıkla dayanmaktadır. Alüminyum malzeme herhangi bir
koruma önlemi almadan kullanılmaktadır.
Galvanize olmayan metal malzeme de ahşap gibi boyanır. Eğer sera demir
iskeletli ve plastik örtülü ise, plastik örtünün iskelet malzemesine
değdiği yerlerde, aşırı ısıdan zarar görmemesi için, metal malzemenin
her tarafının açık renkle boyanması gerekir.
Seralarda yapı malzemelerinin korunması için kullanılacak boya miktarı
şöyle hesaplanır (Günay, 1980). Boyanacak alan miktarının (m2 olarak) %
20'si veya 1/5'i kg olarak kullanılacak boya miktarını vermektedir.
|