| Seralarda Havalandırma ve Soğutma |
|
| Perşembe, 07 Ağustos 2008 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Bitkisel üretim için serada kışın olduğu gibi, yazında uygun çevre koşullarının sağlanması gerekir. Kışın ısıtılan seranın yazın bitkilerin yetişebileceği uygun çevre koşullarının sağlanabilmesi için seranın iç sıcaklığının ve neminin belirli sınırlar arasında tutulabilmesi gerekir. Bu nedenle, serada yazın yetiştiricilik yapılabilmesi seranın havalandırılması, soğutulması ve gölgelendirilmesi ile sağlanabilir.
1. Havalandırma 1.2. Havalandırma Sisteminin Özellikleri
Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz.
Şekil.1.1. Mahyanın iki yanında çatı havalandırma pencereleri
Şekil.1.2. Çatı elemanlarının açılarak, hareket ettirilmesiyle yapılan çatı havalandırması.
Şekil.1.3. Çatısı açılıp kapanabilen seralarda çatı havalandırması.
1.5. Doğal Havalandırma Herhangi bir hareket verici sisteme gereksinme kalmadan, doğal koşullarla sera içi havasının, sera dışı havası ile kendiliğinden yer değiştirmesine doğal havalandırma denir. Doğal hava akımıyla havalandırmada, hava değişim hızında etkili olan etmenler, sera içindeki ve dışındaki havanın sıcaklık dereceleri arasındaki fark ile, yanlardaki hava giriş ve çatıdaki hava çıkış pencereleri arasındaki yükseklik farkıdır (Şekil 1.4). Ayrıca sera içindeki havanın nemi ve sera dışındaki hava hareketi yani rüzgarın da havalandırmada etkisi vardır. Şekil 1.4. Doğal havalandırmada havalandırma hızına etki eden etmenler. A. Seranın görünüşü, B. Kesit görünüşü. 1. Çatı havalandırma açıklıkları, 2. Yan pencereler. ![]() 1.6. Doğal Havalandırmanın Hızı ve Miktarı Doğal havalandırmada hava hareketinin hızı, yaklaşık olarak aşağıdaki bağıntı ile hesaplanabilir. V={ 3.35.h(ti-td)/273+td}0.5 Eşitlikte: V= Havanın pencere veya bacadan çıkış hızı (m/s), h= Hava giriş ve çıkış aralıkları arasındaki yükseklik farkı (m), tj= Sera içi hava sıcaklığı ('C), td= Sera dışındaki hava sıcaklığı ('C), Sera içindeki havanın uygun sıcaklık derecesi, serada yetiştirilen bitki türüne göre 25-30 'C arasındadır. Sera içindeki havanın sıcaklık derecesi,sera dışına göre en az 1 -2'C daha yüksektir. Bu sıcaklık farkı yaz ve kış aylarına günün farklı zamanlarına göre oldukça değişiklik gösterir. Sera içindeki ve dışındaki havanın sıcaklık farkı azaldıkça, serada istenen havalandırma yapılamaz. Sera içi nemi, serada hava hareketini sağlayan ikinci etmendir. Serada nem arttıkça hava genleşmekte ve hafifleyerek yukarı hareket etmektedir. Kuru hava ise daha ağır olduğundan yükselen nemli havanın yerini almaktadır. Nemli sıcak bir havanın hareketi, kuru sıcak bir havaya oranla daha fazla olmaktadır. Serada hava hareketine neden olan diğer bir etmen de rüzgardır. Rüzgarın serada yaptığı basınç ve emme etkileri ile serada hava hareketi olmaktadır (Şekil.1.5). Çok rüzgarlı bölgelerde seralarda, pencereler kapalı olduğu zaman bile 0,2 m/s'lik bir hava hareketi belirlenmiştir. Yapısı ve korunması iyi olmayan seralarda bu hızın rüzgar hızına bağlı olarak artacağı göz önüne alınmalıdır. Serada ısınan havanın dışarıya atılmasını sağlayan çatı pencereleri ile, dışarıya çıkan sıcak havanın yerini alacak soğuk havanın içeriye girmesini sağlayan yan havalandırma pencereleri arasında yükseklik farkı, sera yan pencereleri ile çatı mahyası arasındaki yükseklik farkına bağlıdır. Genellikle 3 -4 m arasında olan bu fark büyüdükçe havalandırma hızı artar. Şekil.1.5. Serada rüzgarın neden olduğu emme ve basınç yerleri ile hava hareketi. ![]() Doğal havalandırmada, havalandırma miktarı, çatıdaki havalandırma pencereleri veya bacalarının açıklık alanları büyüklüğü ile, havanın çıkış hızına bağlıdır. Bunu bir eşitlikle gösterirsek: Q = V.Ah Eşitlikte: Q= Havalandırma miktarı (m3/s), V= Havalandırma hızı (m/s), Ah= Havalandırma açıklıkları toplam kesit alanı (m2). Doğal havalandırmada, hava değişim oranı soğuk yerlerde ve mevsimlerde saatte 20 sera hacmine kadar düşürülebilir. En hızlı hava değişim oranının dakikada bir sera hacminden fazla olmaması önerilir. 1.7. Doğal Havalandırma Açıklıklar Alanı Doğal havalandırma için gerekli çatı pencereleri toplam alanı, seranın kurulması düşünülen bölgenin ve serada bitki yetiştirmesi istenen mevsimler-deki hava sıcaklığına göre değişir. Bu alan sıcak bölgelerde büyük, serin bölgelerde ise küçük olmalıdır. Çatı pencereleri toplam açıklığı, sera taban alanına oranıyla hesaplanabilir. Doğal havalandırmanın yeterli miktarda olabilmesi için önerilen çatı pencerelerinin toplam alanı, sera taban alanının % 16 -25'i arasında olmalı ve bu açıklıklar çevre koşullarına göre ayarlanabilmelidir. Bu oran soğuk yörelerde kurulması istenen seralarda % 10-12 düzeyine kadar düşürülebilir. Doğal havalandırma sistemlerinde, yan duvarlardaki pencerelerin toplam alanı büyüklüğünün, çatı pencerelerinin yarısı kadar olması gerektiği ileri sürülürse de bu değerin çatı pencere alanı veya en az bunun 2/3'ü kadar olmalıdır. Yan pencere alanı, çatı pencere alanının 2/3'ünden daha az olursa havalandırma etkinliği düşer. Sera içi hava sıcaklığı bitkiler için belirli bir sıcaklık derecesi olur. Bu ve dış hava sıcaklığı da belirli bir doğal değer olduğu için, doğal havalandırmanın etkinliği havalandırma pencereleri arasındaki yükseklik farkını değiştirmeyle düzenlenebilir. 1.8. Zorunlu (Mekaniksel) Havalandırma Sera havasının, bazı sistemlerle hareket ettirilerek yer değiştirmesine zorunlu havalandırma denir. Doğal havalandırmada hava değişimini sıcaklık farkı ve rüzgarın sağlamasına karşılık, zorunlu havalandırmada sera havasının değiştirilmesi üfleç (vantilatör) ve emmeçler (aspiratörler) sağlar. 1.9. Zorunlu Havalandırmanın Yararları 1. Küçük bir havalandırma yüzeyine gereksinme olduğu için serada havalandırma yapılarının maliyeti düşük olur. 2. Serada havanın sızarak dışarıya çıkacağı açıklıklar fazla olmadığı için, kışın soğuk günlerde seradan ısı kaybı azalır ve enerji tasarrufu sağlanır. 3. Havalandırma düzeni rüzgar basıncından etkilenmez ve zarar görmez. Doğal havalandırmada rüzgar basıncı ile pencereler açılmaz veya açılan pencereler zarar görebilir. 4. Daha sonra ıslak yastıkların seraya yapılması ve kullanılmasına zorunlu havalandırma olanak sağlar. 5. Çatıda pencereler bulunmadığı için, serada gölgeleme daha kolay yapılır. 6. Havalandırmada rüzgar hızına bağımlılık kalmadığından sera içi sıcaklığını ayarlamak ve belirli sınırlar içinde tutmak daha kolaydır. 7. Sera içinde çevre koşulları istenildiği gibi ayarlanabilir. 8. Sera içi havalandırmasında tek düzelik sağlanabilir. 1.10. Zorunlu Havalandırmanın Sakıncaları Zorunlu havalandırmanın sakıncalı yönleri de şunlardır. 1. Havalandırma sisteminin (üfleç ve emmeçlerin) ilk yapım masrafları yüksektir. 2. Üfleç veya emmeçlerin çalışması için sürekli olarak bir enerji gideri vardır. 3. Seranın kurulduğu yerde elektrik enerjisi bulunmalıdır. Elektriğin bulunmadığı yerlerde zorunlu havalandırma yapılamaz. 4. Isıtması olmayan seralarda özellikle kışın ve geçiş mevsimlerinde soğuk havanın doğrudan seraya alınması sakıncalı olabilir. 5. Havalandırıcıların çalışması sırasında ortaya çıkan fazla gürültü çalışanları rahatsız edebilir. 1.11. Zorunlu Havalandırmanın Tipleri Zorunlu havalandırma sistemleri iki sınıfa ayrılırlar. 1. Alçak basınçlı (emmeçli veya aspiratörlü) sistemler, 2. Yüksek basınçlı (üfleçli veya vantilatörlü) sistemlerdir. Bazı durumlarda bu iki sistemin birlikte kullanılması ile, üçüncü kombine sistem de ortaya çıkabilir. Yüksek basınçlı üflemeli havalandırma sistemlerinde, büyük hava verici üfleçler (vantilatörler) kullanılır. Alçak basınçlı emmeçli havalandırma sistemlerinde, büyük hava emici emmeçler (aspiratörler) kullanılır. Havanın hızı, emmeçten uzaklaştıkça hızla düşmektedir. Bu değer emmeç çapı kadar uzaklıkta, hava hızı emmeçteki hızın % 10'u kadar olmaktadır. Sera içindeki havayı emerek dışarı alan emmeçli (aspiratörlü) sistemde ve sera dışındaki havayı içeriye basarak hava değişimim sağlayan üfleçli (vantilatörlü) sistemde, üfleç ve emmeç motorları elektrik enerjisi ile çalışır. 1.12. Zorunlu Havalandırma Hızı ve Miktarı İyi bir bitki gelişmesi için sera içinde uygun görülen hava akışının hızı 0,2 - 0,5 m/s'den daha az olmamalıdır. Bu hızın 1-4 m/s arasında olması istenir. Havalandırıcıların toplam hava değişim miktarı, sera hacmini saatte 40 -60 kez değiştirebilecek büyüklükte olmalıdır. Soğuk havalarda bu hava değişim oranı saatte 20 keze kadar düşürülebilir. Bu hava değişim miktarlarının sağlanabilmesi için, havalandırıcıların değişik iki hızda çalıştırılabilen tiplerde olması istenir. Eğer üfleç ve emmeçler iki hızla çalıştırılamıyorsa, bunlar atlamalı yada sektirmeli çalışacak şekilde düzenlenerek, havalandırma miktarı yaz ve kışa göre ayarlanabilmelidir. Havanın sera içine gireceği açıklığın toplam alanı her 12.000 m3/h hava değişim miktarı için 1.0 m2 kadar olmalıdır. Emmeç yada üfleçlerde aynı miktardaki havayı değiştirecek aygıtın kanat çapı büyüdükçe, dönme hızının belirli bir oranda düşmesi gerekir. Kullanılacak emmeçlerin (aspiratör, pervane) her birinin gücü yada saatte değiştireceği hava miktarı, saatte değiştirilecek tüm hava miktarının takılacak emmeç sayısına bölünmesiyle bulunur. qe= Q/n Eşitlikte; qe- Bir emmecin debisi (m3/h), Q- Havalandırma miktarı (m3/h), n- Emmeç sayısı. Herhangi bir emmecin değiştireceği hava miktarı üzerinde yazılı değilse, kendi hacmi ve devir sayısı çarpılarak bu değer hesaplanır. qe= n.r2.b.d Eşitlikte; qe- emmeç debisi (m3/h), r- Emmeç,yarıçapı (m), b- Emmecin kalınlığı (m), d- Emmeç devir sayısı (devir/h), Emmeç ve üfleçlerde gürültünün artış oranı dönme hızının dördüncü kuvvetiyle orantılı olarak artar. Ayrıca emmeç ve üfleçlerin çalıştıracağı yerde elektrik enerjisinin de bulunması gerekir. 1.13. Emmeçli Havalandırma Sistemi Emmeçli (aspiratörlü) havalandırma sisteminde, sistemin çalışması havalandırıcıların sera içinde vakum oluşturması ilkesine dayanır. Bu nedenle sera dış yüzeylerini kaplayan örtünün vakum (emiş) etkinliğini azaltmayacak şekilde ve sıkılıkta olması gerekir. Bu yüzden sistem, plastik örtülü seralar için en uygun bir mekanik havalandırma sistemidir. Hava giriş açıklığından giren hava, sera içinde emiciye doğru hareket ederken, sera içindeki güneş ısısını alır ve emmece yaklaştıkça ısınır ve ısınmış hava emmeçle dışarıya atılır . Hava giriş ve çıkış noktaları arasındaki uzaklığın kısa oluşu, sera içindeki hava akımının hızını fazlalaştırır, buna karşılık uzun oluşu ise yavaşlatır. Emmeçlerin etkisi çapı kadar uzaklıkta % 90 oranında azaldığı için, hava giriş ve çıkış noktaları arasındaki uzaklığın 30 - 35 m arasında olması önerilir. Emmeçler genellikle seranın bir duvarına, hava giriş açıklığı ise buna karşı ve paralel olan diğer sera duvarına yerleştirilir. Emmeçler çalışmadığı sürece, hava giriş açıklıkları kapalı durur. Emmeçler çalışmaya başladıktan kısa süre sonra oluşan vakum, giriş açıklığını kapatan pancur şeritlerini hareket ettirerek açılmayı sağlar. Hava giriş açıklığının emmeçlerin çalıştığı zaman açılabilecek şekilde planlanması, soğuk havanın ve yağışlı günlerde yağış sularının içeriye girişini önler. Sera dışındaki hava sıcaklığının düşük olduğu zamanlarda yavaş, yüksek olduğu zamanlarda hızlı bir havalandırmanın uygulanabilmesi için, değişik iki hızda çalıştırılabilen emmeçler seçilmelidir. Böyle sistemlerde çok soğuk havalarda yavaş bir havalandırma uygulamak amacıyla, sera ön duvarının mahyaya yakın yerinde küçük bir havalandırma açıklığı yerleştirilmelidir. Bu açıklık, aspiratörün yavaş çalıştığı zaman havalandırmada kullanılır. Soğuk havanın doğrudan bitkilerin üzerine gelmesini önlemek için de, bu açıklığın alt tarafına küçük bir alt perde yerleştirilmelidir. Emmeçler otomatik ve termostatlara bağlı olarak çalışmalıdır. Sera üniteleri için seçilen emmeçler aynı verimde olmalı ve seranın aynı yönüne yerleştirilmelidirler. Sera uzunluğunun 30-35 m'den fazla olmasında, düzenli ve tekdüze bir havalandırmanın sağlanması için, emmeçler seraların uzun duvarlarına yerleştirilmelidir. Aynı zamanda emmeçler arasındaki uzaklık 7,5 m'den fazla olmamalıdır. Yoksa sera içinde emmeçlerin üzerinde bulunduğu duvarlar boyunca hava akımı olmayan ölü hacimler oluşur. Emmeçli havalandırma sistemlerinde, havalandırma açıklıklarının sera tabanından çok yüksekte olması havanın giriş yerinde hava akımı olmayan ölü hacimlerin doğmasına neden olur. Bu yüzden hava giriş açıklıklarının, sera tabanından 25 - 30 cm yüksekten ve sera duvarı boyunca olması önerilmektedir. 1.14. Emmeçli ve Plastik Borulu Havalandırma Sistemi Emmeçli sistemde ortaya çıkan sakıncaları ortadan kaldırmak amacıyla, dışarıda ki soğuk havanın içeriye alınması plastik borular yardımıyla yapılabilir (Şekil 1.8). Seranın bir duvarındaki hava giriş açıklıklarına bağlı olan plastik borunun kapalı ucu seranın karşı duvarına doğru uzatılır. Boru boyunca açılan deliklerin toplam kesit alanı sera hacminin havasını saatte 40-60 kez değiştirebilecek büyüklükte düzenlenmelidir. Emmeçler iki yan duvarın plastik borunun kapalı olduğu uçlarına doğru yerleştirilir. Uzunluğu 30-35 m'den fazla olan seralarda iki uçtan gelen plastik borular sera ortasına doğru uzanırlar ve emmeçler iki yan duvarın alt ortasına yerleştirilir.Sera genişliğinin her 7,5 m' sine bir plastik boru yerleştirilmelidir. Emmeçli sistemlerde hava giriş delikleri önüne tel kafes arasına saman, perlit ve benzeri su tututucu maddeler konarak üzerine su akıtıldığında, serada yaz aylarında soğutmada yapılabilir. Şekil 1.8. Emmeçli ve plastik borulu havalandırma sistemi. ![]() 1. Ek hava giriş açıkliği, 2. Delikli plastik boru, 3. Emmeç (Aspiratör). 1.15. Üfleçli (vantilatörlü) Havalandırma Sistemleri Üfleçli ve basınçlı havalandırma sistemlerinde emmeçli sistemden farklı olarak üfleçler (vantilatörler) sera içindeki havayı sıkıştırır. Basınç altındaki sera havası, düşük basınç olan hava çıkış açıklıklarından dışarıya atılır. Bu sistemde üfleçler sera ön (uç) veya yan duvarlarına yerleştirilebilir. Üfleçler sera ön duvarına yerleştirilmesi durumunda hava çıkış açıklıkları yan duvarların orta kısımlarında bulunur. Sera içine gönderilen havanın doğrudan bitkilere çarpmaması için hava akış yönünü yukarıya doğru yönelten eğimli küçük bir perde kullanılır. Bu sistemin yararı kapıların açık bulunduğu veya sera yapısının hava sızdırmasını engelleyemediği durumlarda bile etkili bir havalandırma yapılabilmesidir. Sistemin sakıncalı tarafları ise, sera içinde bitkiler tarafından kaplanmamış ¼ oranında bir boşluk olması gerekir. Bu nedenle sistem yüksek bitki yetiştirilen alçak seralarda kullanılamaz. Ayrıca üfleçlere yakın yerlerde ve özellikle güneşli sıcak günlerde, sera içinde sıcak hacimlerin oluşması engellenememektedir. Bu nedenle basınçlı havalandırma sistemleri fide yetiştirme ve tek ünitelik bireysel seralarda kullanılması daha uygundur. Üfleçlerin yan duvarlara yerleştirilmesi durumunda üfleçler arsındaki uzaklık sera genişliği kadar olmalıdır. Bunun sakıncası aynı duvarda fazla sayıda üflecin kullanma zorunluluğudur. Buna karşılık, sistemin yararlı tarafı, özellikle bireysel seralarda etkili bir havalandırmayı sağlamasıdır. Şekil 1.9. Basınçlı sera havalandırma sistemi. A. Üfleçleri ön, B. üfleçleri yan sera duvarına yerleştirilen zorunlu havalandırma sistemleri. 1. Üfleç (Vantilatör), 2. Hava çıkış açıklıkları. ![]() Zorunlu havalandırma sistemlerinde emmeç, üfleç, hava giriş ve çıkış açıklıkları gibi havalandırma elemanlarının yerlerinin düzenlenmesinde, sürekli esen rüzgar yönü en etkili etmendir. Rüzgarın estiği yöndeki sera yüzeyinde basınç, diğer yüzeyde ise emme oluşur. Bu nedenle, emme etkisiyle havalandırma yapan emmeçlerin rüzgar yönünde olmayan yüzeylere, basınç etkisiyle çalışan üfleçlerde diğer yöndeki yüzeye yerleştirilmeleri gerekir. Aynı şekilde, hava giriş açıklıklarının basınç yüklü duvara, hava çıkış açıklıklarının ise, emme etkisindeki duvara yerleştirilmesi zorunludur. Yapay (zorunlu) havalandırmada ağır çalışan, fakat çapları büyük olan emmeç ve üfleçler kullanılır. Hızlı çalışan, büyük çaplı emmeç ve üfleçler fazla gürültülü olduklarından serada kullanılmaları önerilmez. 1.16. Plastik Seraların Havalandırılması Yukarıdaki nedenlerle örtü altlarında yapılması zorunlu olan ve ülkemizdeki seraların en büyük eksikliği olan havalandırma, ülkemizdeki seralarda istenilen düzeyin çok altında veya hiç olmamaktadır. Bu nedenle özellikle cam seralarda yılda ancak tek bir yetiştiricilik yapılabilmektedir. Havalandırmanın yapılamaması aynı zamanda üretimde büyük düşüşlere neden olmaktadır. Ayrıca ülkemizdeki seraların % 75'inin plastik olması ve plastik seralarda havalandırma yapılmasının gereği, cam seralara göre daha fazladır. Bunda özellikle plastiklerin yüksek yüzey gerilimleri nedeniyle iç yüzeylerinde fazla nem tutması ve bu nemi damlalar şeklinde bitkilerin üzerine düşmesiyle, bitkilerde fazla nemden dolayı bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Plastik örtüde su damlalarının tutulması çatı eğimi 25° olan seralarda bile olmaktadır. Nem damlalarının plastik örtünün iç yüzeyinde birikmesi, sera ahşap iskelet malzemesini de etkiler ve bu malzemenin de çürümesine neden olur. Ayrıca yoğunlaşan su buharının su damlası şekline dönüşürken çevreden ısı alması nedeniyle, plastik örtü altlarında daha düşük bir sıcaklık belirlenmiştir. Plastik seralarda doğal havalandırmanın etkinliğini arttırmak için, çatı pencereleri yerine çatı mahyasını ortalayan havalandırma bacaları ülkemizde özellikle Ege Bölgesinde kullanılmaktadır (Şekil.1.10). Böylece hava giriş deliği olan yan pencerelerle, hava çıkış deliği arasındaki yükseklik farkı daha fazla arttırılarak havalandırma etkinliği de arttırılmış olur. Havalandırma bacasının yan duvarlarının cam veya plastik malzemeyle kaplanması gerekir. Bu da havalandırma maliyetinin artmasına neden olur. Havalandırma bacasının açılıp, kapanması ayarlanabilmelidir. Şekil.1.10. Ülkemizde uygulanan havalandırma bacalarının sera üzerinde görünüşü, havalandırma pencereleri ve sera kesit planı. ![]() Son zamanlarda plastik seralarda havalandırmayı arttırmak için yapılan çalışmalarda, sera çatısına pencere yapılması amacıyla çatı şekillerinde değişiklikler olmuştur. Şekil.6.11'de görülen eşlenik olmayan beşik çatılı ve Şekil.1.11. Çatısı eşlenik olmayan beşik çatılı plastik seranın görünüşü, kesit planı, yan ve çatı havalandırma pencereleri. ![]() Şekil 1.12'de görülen fabrika çalısı şeklinde olan plastik seralarda çatı havalandırması istenilen düzeyde yapılabilmektedir. Bu çatı pencereleri camla kaplanırsa, plastik sera örtüsünün değiştirilmesi sırasında, örtünün çakılması için gerekli işgücü ve zamandan önemli ölçüde tasarruf edilmiş olur. Bu şekilde çatı penceresinin yapım zorunluluğu özellikle uzun süre kullanılan ültraviyole stabilizan maddeler katkılı plastik örtülerin geliştirilmesinden sonra daha da artmıştır. Bu pencerelerin sera içinden kolayca açılıp, kapanması sağlanmalıdır. Bu pencerelerin sürekli esen rüzgar yönünün tersin-deki cepheye yerleştirilmesi havalandırma etkinliğini de arttırır. Ayrıca rüzgar yönünde, tersinde çatı pencerelerinin olmasıyla burada meydana gelecek rüzgarın emme etkisi de havalandırma için iyi bir etki olur. Her mevsim yenilenen plastik örtülerde, plastik örtünün yırtılması veya delinmesi ile çatı havalandırması yapılabilirse de, gece havanın soğuduğu yerlerde bu yırtık ve deliklerden sera içine giren soğuk hava bitkiler için sorun olabilir. Pencereler ve havalandırma açıklıkları, açıldığında sera içinde iyi bir havalandırma sağlarken, kapatıldığında da bir açıklık kalmamalıdır. 2. Sera Soğutma Sistemleri Seraların soğuk mevsimlerde ısıtılmasına karşılık, sıcak mevsimlerde de soğutulması gerekir. Şekil.1.12. Çatısı fabrika çatısı şeklinde olan plastik seranın görünüşü, kesit planı, yan ve çatı havalandırma pencereleri. ![]() Soğuk ve serin mevsimlerde sera içinde oluşan yüksek ısı birikimi havalandırmayla önlenebilir. Ülkemizin özellikle güney bölgelerinde kısa bir ısıtma süresinden sonra hava sıcaklığı artar. Bu dönemde, sera içi sıcaklığının bitki gelişmesine olumsuz etkisi olabilir. Özellikle yazın yetiştiricilik yapılan seralarda güneş ışıklarının etkisiyle, sera içi sıcaklığı dış hava sıcaklığından 5-10'C daha yüksek olabilir. Bu durum, bitkilerdeki özümlemenin azalmasına ve durmasına da neden olabilir. Yani bitkinin özümleme ile kazandığı madde, solunumla kaybettiğinden az olabilir. Bununla ilgili değerler Çizelge 1.2'de verilmiştir. Çizelgeye göre bitkilerde özümleme (fotosentez) 0°C' den 20°C 'ye kadar artmaktadır. Bu dereceden sonra özümleme azalmakta ve 40'C'de patates Ve domateste eksilen bir özümleme ortaya çıkmaktadır. Sıcak aylarda seralarda, soğutma uygulaması olmamaktadır. Yalnız süs bitkileri yetiştirilen seralarda, ekonomik olduğu sürece soğulma yapılabilir. Sera içinde yetiştirilen bitkilerin sıcaklıkları, sera içindeki havanın sıcaklığından daha yüksek bir değere ulaşmaktadır. Uygulamada en çok görülen sera serinletme ve soğutma yöntemleri iki ana sınıfta toplanabilir. 1. Gölgelendirmeyle soğutma, 2. Suyu buharlaştırarak soğutmadır. 2.1. Gölgelendirmeyle Soğutma Gölgelendirmenin amacı, sıcak güneş ışıklarının sera içine girmesini engelleyerek sera içindeki sıcaklığın düşürülmesidir. Gölgeleme ancak fazla ısı ışıklarının olduğu zaman yapılmalıdır. Gölgeleme ile sıcaklık düşerken, seraya giren ışık miktarı da % 50 dolayında yansıtılarak azaltılmaktadır. Gölgeleme bütün sebzelerin fazla ışık gereksinimleri nedeniyle ,bir bakıma sera içindeki bitkileri için sakıncalı olabilir. Bu yöntem güneş ışıklarının Çizelge 1.2. Bazı bitkilerin çeşitli sıcaklık derecelerinde özümleme kuru madde miktarları (mg)
2.1.1. Seralarda Sürekli gölgelendirme
Hareketli gölgelendirme sistemlerinin çok çeşitleri olmakla birlikte, en çok kullanılanı mahya üzerine konan iki adet rulo şeklinde sarılmış örtü malzemesinin motorla (Şekil.1.14). veya mekanik olarak (Şekil.1.15) çatı yan yüzeylerinin örtülmesidir. Serayı içten gölgelendirmede, örtülerin konuş şekline göre, güneş ışıklarının seraya girişi azalmakta veya artmaktadır. Buna bağlı olarak ta seranın gölgelendirme ile soğutulması az veya çok olmaktadır. Bu nedenle gölgeleme ile havalandırma, su püskürtme ve buharlaşmasıyla birlikte düşünülmeli ve seranın soğutulması sağlanmalıdır. İç gölgeleme yaparken, kurulacak sistem bitkilere zarar vermemelidir, iç gölgeleme, örtü malzemesi hemen çatının 10 -20 cm altından çatıya paralel olarak geçirilebileceği gibi, çatının bitim yerinden yere paralel olarak geçirilebilir. Çatıya paralel olarak örtü malzemesinin geçirilmesinde, örtünün gerilmesi elle veya motorla yapılabilir. Örtü çatı yüzeyine yakın olduğundan ve özellikle pencerelerin içeriye açıldığı çatı havalandırma sistemlerinde kullanılamaz. Pencerelerin dışa açılması gerekmektedir. Şekil.1.14. Seralardaki dış gölgeleme sistemleri. A. Sera mahyasında toplanan gölgeleyiciler, B. Motoru ile birlikte hareket eden gölgeleyiciler, C. Jaluzi şeklindeki gölgeleyiciler. ![]() Şekil.1.15. Seralarda mekanik dış gölgelendirme sistemi. 1. Örtü bezi, 2. Hareketli halat, 3. Sabit halat ve halkalar, 4. Makara, 5. Mil veya boru, 6. Mil yatağı, 7. Hareket zinciri, 8. Güç kaynağı, 9. Sabit bağlantı.
Örtü malzemesinin yere paralel olarak çekilmesinde, her türlü
havalandırma sistemlerinin rahatlıkla kullanılabilmesi için, yan
havalandırma pencerelerinin örtü bezinin altında kalması gerekmektedir.
Bu şekilde serada biriken sıcak hava kolaylıkla dışarı atılabilir. Yan
havalandırma pencereleri örtünün altında kalırsa, örtü üzerinde biriken
sıcaklık kolaylıkla dışarı atılamaz. Çatı havalandırma pencereleri
üstte kaldığı için örtü altında havalandırma azalır. Eğer örtü altına
su püskürtülürse, suyun buharlaşması ile sera havasının soğutulması
sağlanır. Bu şekilde yapılmış ve ülkemizde de üretilen otomatik iç
gölgeleyiciler vardır (Şekil 1.16). Şekil 1.16. Otomatik iç gölgeleyiciler. 1. Ana mil yatağı, 2. Ana hareket mili, 3. Motor ve sonsuz vida, 4. Gölgeleyiciler, 5. Gölgeleyiciyi toplayıcı serici çubuk, 6. Gölgeleyici hareket telleri, 7. Gölgeleyici gergi telleri, 8. Yan aşık, 9. Tesbit makaraları.
2.2. Yağmurlama İle Soğutma
Yağmurlama ile sera içi sıcaklığı 8'C'ye kadar soğutulabilir.
Yağmurlamadan sonra serada havalandırma yapılmazsa, sera içi sıcaklığı
1-2 saat sonra tekrar yükselmeye başlar. Havalandırma yapılırsa,
yağmurlamanın etkisi kısa sürede ortadan kalkmaktadır. Çatı
havalandırmasının az açıldığı ve yan pencerelerin kapatıldığı serada
yağmurlama ile hava sıcaklığı daha uzun süre yükselmeden
tutulabilmektedir. Sera içi yağmurlama sistemleri hakkında ilerdeki
konularda, sera sulama sistemlerinde daha geniş açıklamalarda
bulunulacaktır.
Islak yastıklardan belirli oranda nem yükselen hava soğuduğundan, seranın da içini soğutur. Ayrıca sera içine giren havanın neminin buharlaşması için çevreden aldığı ısıda seranın soğumasına yardim eder. Böylece soğuk hava akımı, sera içinde bitki gelişmesine olumsuz etkisi olabilecek ısı birikimini engeller ve nem oranını bitki gelişmesine yararlı bir şekilde yükseltir.
Emmeçlerin çalışması sırasında sera içinde hafif bir vakum oluşmadıkça, sera dışındaki havanın ıslak yastıklar içinden geçerek seraya alınmasına olanak yoktur. Bu nedenle, sera dış yüzeylerinin sıkı bir şekilde yapılması, varsa yırtık, çatlak, delik gibi hava sızdırıcı kısımların onarılması gerekir. Yoksa buralardan sera içine sızan hava, soğutmanın etkinliğini azaltır. Havanın sıcaklığı suyun buharlaşması nedeniyle dış hava sıcaklığına göre 6°C düşmektedir. Hava akımının sera içinde sıcaklığı emmeçlere doğru yükselmekte ve dış hava sıcaklığından, 15 'C daha düşük olmaktadır. Hava girişi ve çıkışı arasındaki sıcaklık farkı, bitki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle sera içi yollarının ıslatılması ile ıslak yastıkların bu sakıncası bir oranda azaltılabilir. Islak yastığa yakın bitki seraları havayı sera çatısına doğru yönlendirir, bu da soğuk havanın, üst boşluktaki sıcak havayla karışarak çabuk ısınmasına neden olur. iki çatılı seralarda, ikinci çatı kısmında ilk bitki sıralarına çarparak yükselen havanın sicakliğida artar ve serayı terk edinceye kadarda pek değişmez. 2.4.1. Islak Yastıkların Yapımı Islak yastık, iki kafesli tel arasına en çok odun yongası konmakla birlikte saman, talaş veya benzeri maddeler konularak yapılır Kullanılan malzemenin fazla kalın olması hava akımını engeller ve bu kalınlık 5-7,5 cm arasında değişir. Yastık üstten su ile ıslatılır ve fazla su altta bir oluk yardımıyla toplanır. Toplanan su, bir yerde birikir ve pompa ile tekrar yastığa verilir. Yastık büyüklüğü olarak ta, 25 m’ lik bir sera tabanı için 1 m2'lik ıslak yastık yüzeyi yeterlidir. Bu değeri yastıktan geçen hava hızıyla da belirleyebiliriz. Yastıklardan geçen hava hızının 0,7 - 0,8 m/s dolayında ve her 1 m2'lik sera tabanı için ise gerekli hava miktarı ise 0,033-0,042 m3/s' dir. Zorunlu havalandırmaya oranla, havalandırma miktarı daha az sera havalandırmasının bir saatte 10-20 kez değişmesi yeterlidir. Yastıklardan hava girişi daha zor olduğu için, emmeçler biraz daha hızlı ve güçlü çalışmalıdır. Havalandırma
2.4.2. Islak Yastıkların Yerleştirilmesi Islak yastıklar nemden hoşlanan bitkilerin yetiştirildiği seralar için önerilir
2.5. Su Şelalesiyle Soğutma
Su şelalesi kullanırken, zorunlu havalandırma yapmadan su püskürtme
hızından yararlanılarak sera havalandırması sağlanır (Şekil.1.21). 2. Su püskürtücü memelerin yerleştirildiği kanal, 3. Suyu püskürten meme, 4. Fazla suyun tutulduğu oluk, 5. Masalar, 6. Havanın seradan çıkışı. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









