Üye Girişi
| Sera Planlamasında Etkili Çevre Koşulları |
|
| Salı, 08 Temmuz 2008 | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Seraların temel görevi bitkilerin gelişmesi için en uygun çevre koşullarını sağlamaktır. Bitkilerin bu isteklerinin karşılanması ekonomik koşullarda altında olmalıdır. Bunun için serada verimin daha yüksek, ürün niteliğinin daha iyi ve aynı zamanda ürünün gelişme ve olgunlaşma süresinin daha kısa olması gerekir. Serada bu koşulların yaratılması için, sera planlayıcısının bitkilerin isteklerini bilmesi gerekir. Sera planlamasında ışık, sıcaklık, nem ve havalandırma gibi birinci derecede etkili çevre etmenleri yanında bunlara ek olarak yetiştirme ortamını belirleyen havanın içerdiği CÛ2 miktarı, toprak suyu, drenaj, toprak bitki besin maddeleri, hastalık etmenleri de sayılabilir. Çevre koşullarının uygun olmadığı yerlerde bitki gelişmesi durduğu gibi, olanaksız da olabilir. Ayrıca ışık, sıcaklık, nem ve havalandırma birbirini de etkiler. Bunun için serada çevre koşullarındaki etmenleri ayrı ayrı incelemek gerekir. , 1. Işık Işık, yeşil bitkilerin klorofilleri yardımıyla su ve havanın Co2 ini birleştirerek özümleme yapabilmeleri için gerekli temel etmendir. Bitkilerin gelişmesinde ışığın renkleri, yoğunluğu (intensitesi) günlük ışıklanma süresi (fotoperiyod) ve gelişme süresi boyunca gelen toplam ışıklanma süresi önemlidir: Güneş ışıklarının gelmesine göre, seracılığın ekonomik olup olmamasında karar verilirken en önemli etmen olarak ortaya çıkar. Seraların ışıklandırılmasında kullanılan doğal ışık kaynağı güneşin dalga boylarına göre, ışık renkleri şöyledir. 1. Mor ötesi (ultraviyole) ışınlarının dalga boyları I=290-360 nm (Nanometre=nm 1x10-9 m veya milimikron MM). 2. Morötesi ışıkların (kısa dalgalı ışıklar) büyük kısmı atmosferdeki ozon tabakası tarafından tutulur. Bu ışıklar bitkilerde renk oluşumunu ve büyümeyi engeller, cüceliğe neden olur. Seralarda örtü malzemesi olarak kullanılan camların morötesi ışıkları geçirme özelliği, morötesi (ultraviyole) katkı maddesi kullanılmamış plastik örtü malzemesine göre daha azdır. 3. Görülebilir (orta dalga boylu) ışıkların dalga boyları l=360-760 nm. Gözle görülen ışıkların renkleri ve dalga boyları farklı olup, aşağıdaki şekildedir.
Dalga
boyları farklı olan bu ışıkların bitki üzerinde etkisi de farklı
olmaktadır. Bitkilerin özümlemeleri dalga boyu 430-660 nm arasındaki
ışıklarda daha hızlı olmaktadır.
Ayrıca ülkemizde
yapılan çalışmalarda ve pratik uygulamalarda seralarımızda bitkilerin
istediği şekilde ısıtmanın ekonomik olmayacağını, göstermektedir. Bu
nedenle, seralarımızda ancak dondan koruyucu ısıtma yapılmaktadır .
Doğal
güneş enerjisinden yararlanma ile ısıtmada, güneş ışıkları plastik ve
cam sera örtüsünden geçerek seranın içine girer. Gelen güneş
ışıklarının bir kısmı sera örtü malzemesine yansıtılır ve bir kısmı da
örtü malzemesi tarafından emilir (Şekil.1). Sulama nedeniyle nemli olan toprağın nem basıncı, sera havasının nem basıncından daha yüksek olduğundan, toprak suyu buharlaşarak sera havasına yayılır. Böylece sera havasının nem oranının yükselmesi bir noktaya kadar bitki gelişmesinde olumlu etkide bulunur. Bitkilerin topraktan aldığı suyun bir kısmı özümlemede (fotosentezde) ve bir kısmı da terlemede (transpirasyonda) kullanılır. Terlemede kullanılan su buharlaşarak sera havasına karışarak, sera içinde nemin yükselmesine neden olur. Bitki özümlemesi için sera içindeki CO2'in kullanılarak sera havasında CO2 derişiminin azalması ve sera içindeki ısı birikimini engellemek için havalandırma yapılır. Havalandırma ile sera içindeki havanın nem oranı düşer. Bu nem çeşitli önlemlerle tekrar normal düzeyine yükseltilmelidir. Seradaki havanın nem oranının en uygun sınırları, yetiştirilen bitki türüne, seranın sıcaklığına, ışıklandırma yoğunluğuna ve özümleme hızına bağlı olarak değişir. Oransal nemin çok düşük olması bitki büyümesi ve gelişmesini geriletmesi yanında, çok yüksek nem oranı da sera örtüsünün iç yüzeyinde yoğunlaşır. Yoğunlaşan nemin bitkiler üzerine damlaması bitkilerin hastalanmasına da neden olur. Ayrıca yüksek hava nemi, bitkiler için zararlı mikroorganizmaların gelişmesi için uygun ortam oluşturur ve mantarı hastalıkların çıkmasına neden olur. Oransal nemin bir sayısal değerle gösterilmesi zordur. Çünkü bitkilerin oransal nem gereksinimi bitki türüne göre değişmesi yanında, diğer çevre koşulları ve bitkinin farklı gelişme çağlarında da aynı değildir. 4. Hava ve Karbondioksit Bitkilerin bulunduğu yerde, oksijen bitkilerin solunumu için karbondioksitle bitkilerin özümleme yapmaları için gereklidir. Bu nedenle bitkiler geceleri oksijen alıp karbondioksit verir, gündüzleri özümleme ile karbondioksit alıp oksijen verir. Seranın havalandırılması durumunda sera içinde gece CO2 artar ve gündüz azalır. Normal olarak havanın atmosferinde % 0,03-0,04 oranında CO2 bitkilerin özümlemesi için yeterlidir. Bitkilerin iyi bir şekilde gelişmeleri için gerekli olan CO2 miktarı, bitki türüne, bitkinin gelişme durumuna, yaprakların toplam alanına, çevre sıcaklık derecesine ve hava hareketine bağlı olarak değişir. Özümlemenin hızı CO2 derişimi ile doğru orantılı olarak değişir. Sera havasının CO2 derişimi yapay yollarla yani CO2 gübrelemesi ile yükseltilirse, özümlemenin hızını arttırmaktadır. CO2 gübrelemesi en kolay olarak sera içinde organik gübre kullanılmakla olur. Organik gübrenin sera toprağında parçalanması ile ortaya çıkan CO2 sera havasının CO2 oranını yükseltir. Bundan başka CO2 arttırılması pahalı bir yöntemdir. Sera içinde bütan, propan gazı, parafın veya yağ yakılması ile serada CO2 oranı arttırılırsa da, bunların yakılması sonucunda ortaya çıkan kükürt ve diğer zararlı gazlar ve yüksek sıcaklık bitkilere zarar verebilir. CO2 gübrelemesinin başarısı, sera içi sıcaklık derecesi ve seranın ışıklanma yoğunluğuna bağlıdır. Sera içinde gece bitkilerin solunumu ile serada sabahları CO2 derişimi yükselmiş olur. Fakat sabahları güneş ışıkları ile bitkilerde başlayan özümleme sonucunda, sera içinde CO2 derişimi normal havadakinin altına düşer. CO2 derişiminin azalması özümlemenin de yavaşlamasına neden olur. Bunun için ya serada havalandırma ile serada CO2 derişimi yükseltilmeli, yada CO2 gübrelemesi yapılmalıdır. CO2 özümlemesinde ışık ve sıcaklık etkili olduğu için bulutlu günlerde CO2 gübrelemesinden istenilen sonuçlar elde edilemez. 5. Ekonomik ve Diğer Etmenler Bütün çalışma şekillerinde olduğu gibi, tarımsal çalışmalarda da kar getirmeyen veya fazla karlı olmayan dallara yatırım yapılmaz. Bu nedenle seranın yerinin seçiminde, karlı olması en büyük etmen olarak ortaya çıkar. Seracılığın karlı olmasındaki etmenleri şöyle sıralayabiliriz. Enerji: Seranın kurulacağı yerde, sürekli ve ucuz olarak kullanılabilecek bir enerji kaynağı olmalıdır. Bu enerji kaynağı seranın ısıtılmasında kullanılabileceği gibi, serada çalıştırılacak araç ve gereçler için de gereklidir. Ulaşım: Sebzelerin bileşimlerinde suyun çok olması nedeniyle, hasattan sonra bir süre bekletilen sebzeler bünyelerindeki suyun bir kısmını kaybederler. Su kaybı sebzelerin görünüşünü bozması ve fiyatını düşürmesi yanında, sebzenin ağırlığının kaybolmasına neden olur. Bunun için serada üretilen sebzelerin en kısa zamanda tüketim merkezlerine ulaşması için, seraların, büyük tüketim merkezlerine ve ulaşım yollarına yakın olması gerekir. Serada kullanılacak malzemelerin seraya taşınabilmesi için de seranın yola yakın olması gerekir. Seranın tozlu yolları çok yakın olmasının en büyük sakıncası, seranın üstünün tozlanması ve sera içine girecek ışık miktarının azalmasıdır. Pazar: Serada yetiştirilen sebzelerin, maliyeti dışarı da yetiştirilene göre daha fazladır. Bunun için serada üretilecek sebzelerin yüksek fiyatla ve çabuk satılması için büyük tüketim merkezlerine yakın olması gerekir. Bazen seracılık yapmaya daha az uygun olan fakat, büyük yerleşim merkezlerine yakın olan yerlerde sera kurulup işletmesi, taşımacılığı da göz önüne alarak ekonomik olabilir. işçi: Ülkemizde sera yapımı, bazı firmalarca seri olarak üretilen malzemelerle yapılsa bile, bu üretim yetersiz kalmaktadır. Ayrıca üreticilerin sermayelerinin sınırlı olması da, serayı veya örtüyü kendi olanakları ile yapma zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Serayı yapacak kimsenin hiç olmazsa bu işten anlayan bir kimsenin sorumluluğunda yapılmalıdır. Böylece bitkilerin yetiştirilmesi için uygun çevre koşulları sağlayabilecek bir seranın yapımı sağlanmalıdır. Su: Serada yetiştirilecek sebzelerin su gereksinimlerini karşılamak, sıcak günlerde serayı nemlendirmek veya soğutmak için sera kurulan yerde su bulunması gerekir. Ayrıca hasat edilmiş ve kirli olan sebzenin pazara gönderilmeden önce yıkanması, seradan kullanılan tarımsal savaş ilaçlarının sulandırılması ve kirlenen sera örtüsünün yıkanması için de suya gereksinim vardır. Eğer sera kurulacak yerde su bulunmuyorsa, bölgedeki yağışlardan yararlanılarak toplanan su serada kullanılabilir. Gübre: Sera toprağının fiziksel özelliklerinin düzeltilmesi yanında, toprağa bitki besin elementlerini veren çiftlik gübresinin serada çok fazla kullanılması gerekir. Çiftlik gübresinin sağlanacağı yerler daha önceden belirlenmelidir. Ayrıca yastıkların hazırlanmasında da çiftlik gübresine gereksinim vardır. Kredi: Seracılık fazla yatırım isteyen bir uğraşı dalı olduğu için, ilerde işletmenin gelişmesini sağlayacak kredi olanakları da araştırılmalıdır. Rüzgâr: Sera kurulacak yerlerde ortalama rüzgar hızının ve yönünün bilinmesi gerekir. Rüzgar hızına göre, seraya gelen yükün bilinmesi ve rüzgarla kaybolacak ısının hesaba katılması gerekir. Yağış: Yağışın etkisi farklı olmaktadır. Dolular sera camının kırılmasına neden olabilir. Kar yağışı da sera üzerinde ağırlık yaparak hesaplamalar da göz önüne alınmalıdır. Toprak: Serada verimin yüksek olabilmesi için sulama ve gübrelemenin yapılması gerekir. Sulama uygun olmayan koşullarda sera toprağın tuzlulaşmasına neden olur. Bunun için sera toprağının kumlu tınlı, humuslu, bitki besin maddesi yüksek, su tutma kapasitesi yüksek ve drenaj olanaklarının iyi olması gerekir. Sera kurulacak yerin eğiminin fazla olmaması gerekir. Plastik sera malzemelerinin ağırlığının az olması nedeniyle cam seralara göre daha çok eğimli arazilerde kurulabilirler. Sera kurulacak toprağın taban suyu düzeyi en az toprak yüzeyinden 1 m aşağıda olmalıdır. Taban suyu düzeyinin yükselmesi, toprağın soğumasına, havasız kalarak köklerin solunum yapamamasına, çürümesine ve hastalanmasına neden olur. Endüstri Bölgeleri: Endüstri bölgelerinde fabrika bacalarından çıkan duman ve tozlar nedeniyle hava kirliliği fazladır. Bu da bitkilerin gelişmesini yavaşlatması yanında, sera örtü malzemesini tozlandırarak, sera içine giren ışığın azalmasına neden olur. Sera örtüsünün yıkanması da işgücü ve su tüketimini gerektirir. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sonraki > |
|---|

