|
Avrupa ülkeleri arasında yaş meyve sebzede uygulanan ilaç kalıntısı
sınırı, 1 Eylül 2008 tarihi itibariyle değişiyor. Yeni belirlenecek
sınırlar ile birlikte Türkiye'nin 500 milyon dolar olan yaş sebze ve
meyve ihracatı 1 milyar dolar seviyesine çıkabilir
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında yaş meyve sebzedeki zirai ilaç
kalıntısı limitlerindeki değişiklik Türk yaş meyve sebze ihracatçısının
yüzünü güldürecek. AB'nin 1 Eylül 2008 tarihinden itibaren başlayacağı
harmonizasyon (uyumlaştırma) uygulaması ile beraber Avrupa ülkeleri
arasında yaş meyve sebzede ilaç kalıntısı sınırı (MRL- maksimum residu
limit) eşitlenecek. Bu durum Türkiye'nin 500 milyon dolar olan yaş
sebze ve meyve ihracatının 1 milyar dolar seviyesine çıkması için
önemli bir fırsat yaratacak.
Her ülkede sınırın farklı farklı olması
ihracatçı için sıkıntı yaratıyordu. Uygulamanın başlamasıyla birlikte
Türk yaş meyve sebzesi de rakip ülkelerle daha iyi koşullarda rekabet
şansına sahip olacak. Çünkü yaş sebze ve meyvede bugüne kadar AB
ülkelerinin kendi içindeki alımlardaki MRL değerleri farklı göstermesi
ve Türkiye'ye yüksek değer belirlemesi üreticilerin, "haksız rekabet
var" şikayetlerine sebep oluyordu.
Antalya Yaş Meyve Sebze
İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Satıcı, "Bu çok önemli bir şans,
ihracatımızı 1 milyar dolar seviyesine çıkarma şansımız var. Ancak
süreç aynı zamanda pazar kaybına da neden olabilir, üreticiler bir an
önce bir zirai danışman bulup çalışmalara başlamalı. Aksi takdirde
pazarımız riske girebilir" diyor.
Haksız rekabet bahanesi kalmayacak
Ülkelerin
belirlediği ürün üzerindeki maksimum zirai mücadele ilacı kalıntı
sınırına MRL-maksimum residu limit- deniyor. Bu kalıntı miktarını dış
alımcı belirliyor, satışı yapan ülkelerde, gerekli analizleri yaparak
MRL değerinin altında olduğunu kanıtlamak için ürüne "gıda sağlık
sertifikası ve bitki sağlık sertifikası'' düzenleyerek dış satım
işlemini tamamlıyor.
Yaş meyve sebze üretiminde kullanılan
ilaçlardan dolayı, ürünlerde 400'ün üzerinde ilaç kalıntısı aktif madde
olabiliyor. Aktif maddeler bazen bir üründe hiç bulunmazken, bir başka
üründe 10-15 aktif maddeye rastlanabiliyor. Örneğin, biber ve domateste
daha çok Spinozat isimli aktif maddeye rastlanıyor. AB üyelerinin kendi
içinde yaptıkları alımlarda Spinozat isimli aktif maddenin maksimum
sınırı 1 mg iken, bu sınır Türkiye için 0,5 miligram olarak
uygulanıyor. 1 Eylül 2008'de başlayacak hormonizasyon uygulamasıyla bu
değerler AB ülkelerinde uygulanan değerlerle eşitlenmiş olacak.
Yeni
uygulama sunacağı yeni fırsatların yanı sıra üreticiyi riskli bir
dönemece de sokacak. Çünkü bundan sonra üreticinin ihracat yapacağı
pazarda çok daha dikkatli olması gerekiyor. AB'nin hem üye ülkelere hem
de dışarıya karşı tek ortak değeri oluşturacak olmasının Türkiye
açısından haksız rekabeti ortadan kaldıracağını söyleyen Satıcı,
"AB'nin kabul ettiği değerlere ilişkin ilaç kullanırken çok daha
dikkatli olmamız gerekecek. AB ve Türkiye'de yasak olan ilacın
kullanılmaması gerekiyor, üreticinin yasal olsa dahi kullandığı dozaja
ve bekleme süresine çok daha dikkat etmesi şart. Yeni düzenlemeyle
haksız rekabetin ortadan kalkacak olması çok olumlu bir gelişme, AB'ye
ihracatımız iki katına çıkabilir. Ancak dikkatli olmazsak pazar kaybı
da yaşayabilirz" dedi.
Zirai danışman ihtiyacı artacak
Uyumlaştırmadan
sonra AB'nin standartlarda tolerans göstermeyeceğinin altını çizen
Satıcı, "Tüm bunların göstergesi şu: Üreticilerin mutlaka zirai
danışmanıyla çalışması gerekiyor. Teknik konularda çok daha dikkatli
olunması gereken bir sürece giriyoruz" diye konuştu.
Türkiye'de her
100 üreticiden sadece ikisinin sürekli zirai danışmanlık hizmeti
aldığını Antalya'da ise bu rakamın yüzde 20 seviyesine çıktığını
belirten Satıcı, şöyle devam etti: "Her bölgenin kendi zirai
danışmanını eğitmesi önemli. Tarım İl Müdürlüğünden, Ziraat Odaları'na
kadar herkesin bu süreci bir tarafından tutması gerekiyor. Teknik
bilgisinin yanı sıra pratiğini de geliştirmesi gerekiyor. 2000 yılından
bu yana bu konudaki yoğun çabalarımız sonucu Antalya başarılı bir hale
geldi."
Türkiye'nin geçen aylarda Rusya ile yaşadığı domates krizini
hatırlatarak "Türkiye'nin yaş sebze meyve ihracatında başka bir kriz
kaldırma şansı yok" diyen Zirai Danışmanı Mehmet Güçin de önümüzdeki
dönemde zirai danışmanlara çok daha fazla ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Güçin,
"Her ülkede farklı bir MRL değeri vardı. Ciddi sıkıntıların
yaşanmasının ardından bütün Avrupa ülkelerinde geçerli olacak MRL
değerleriyle ilgili çalışmalarını sonuçlandırdılar" dedi.
ZİRAİ DANIŞMANLIK HİZMETİ NASIL ALINIR
Üreticilerin
zirai danışmanla çalışmasının ilk yolu kişisel sözleşme yapmak ve
danışmanın üretimi yönlendirmesi. İkinci seçenek süpermarketlerin
oluşturmuş olduğu kontrollü üretim için üretici organizasyonlarına
dahil olması ve o organizasyonda yer alan mühendislerin direktifleri
doğrultusunda üretim yapması. Son seçenek ise üreticinin kooperatifler
ve birliklerin üretim kontol organizasyonlarına dahil olması.
Kaynak:Referansgazetesi.com
2008 Yaş Meyve ve Sebze (bin dolar)
|
Ocak
|
156.021
|
|
Şubat
|
109.800
|
|
Mart
|
126.263
|
|
Nisan
|
154.397
|
|
Mayıs
|
184.787
|
|
Haziran
|
166.607
|
|
Temmuz
|
79.432
|
2007 Yaş Meyve ve Sebze (bin dolar)
|
Ocak
|
132.109
|
|
Şubat
|
97.041
|
|
Mart
|
114.490
|
|
Nisan
|
120.639
|
|
Mayıs
|
123.962
|
|
Haziran
|
146.892
|
|
Temmuz
|
92.552
|
|
Ağustos
|
76.215
|
|
Eylül
|
87.130
|
|
Ekim
|
115.201
|
|
Kasım
|
173.188
|
|
Aralık
|
199.745
|
|