|
Türkiye'de ilk olarak 1999 yılında başlanan hassas tarım çalışmaları ilk meyvelerini verdi. Hassas tarım uygulamasını ilk deneyen Çukurovalı çiftçi Mehmet Durdu Danişoğlu, teknolojik ölçümlerle büyük tasarruf sağladı
.Projenin ilk aşamasında 50 dönüm arazide buğday ekimi yapan Danişoğlu,
Türkiye ortalamasında bir dönüm araziden 250 kilo buğday elde
edilirken,hassas tarımla 500 kilodan fazla ürün elde etti. Danişoğlu,
mısır tarlasında ise 19 ton gübre yerine 8 ton gübre kullandı. Projenin
uygulamasını sağlayan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım
Makineleri Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ufuk Türker, Adana'da üç
yıldan bu yana devam ettikleri projenin çok olumlu sonuçlar verdiğini
ve amaçlarının hassas tarımı tüm Türkiye'ye yaymak olduğunu vurguladı.
Hassas tarım uygulamasıyla toprağı uydudan, uçakla veya yer ölçüm
cihazlarıyla analiz ettiklerini anlatan Türker, bu analiz sonrası
toprağın ve bitkinin ihtiyacına göre gübre ve ilaç kullanıldığını ifade
etti. Türker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdiye kadar öğrencilere
ilacı, tarlada homojen ve eşit bir şekilde dağıtmayı söyledik.
1999'daki gözlemlerimizde bunun yanlış olduğunu, arazinin farklı verim
potansiyeli bulunduğunu gözlemledik. Bu farklılık toprak tipinden
kaynaklanıyor. Bu nedenle her noktaya aynı uygulamanın yapılması hem
maddi anlamda hem de çevresel anlamda zararlı oluyor. Örneğin arazinin
fosfor özelliklerine göre 3 kilo isteyen yer var, 5 kilo isteyen bölge
var. Azot mesela; fazlası toprağı zehirliyor. Önemli olan, bitki
topraktan ne kadar alabilecek. Belirli parametrelere göre bunu
ayarlıyorsunuz. Hassas tarım bunu hesaplıyor. Arazinin yapısına göre
nereye ne kadar gübre atılacağını belirliyor. 100 dönüm arazide metre
metre hesap yapılabiliyor. Azotta ve fosforda ciddi tasaruflar sağlanıp
verim artışı sağlanıyor. Bu çalışmada ilk amacımız gübrede etkinliği
sağlamak. Çünkü gübre maliyetleri aşırı derecede arttı. Bitkinin
ihtiyacı kadar gübre atıp, gerisini tarlada bırakmayıp çiftçinin
tasarrufunu sağlıyoruz."
Adana'daki pilot bölgedeki çalışmalarında hem verim artışı hem de
maliyetlerde tasarruf sağladıklarını söyleyen Ufuk Türker, projeyi
yürüttükleri Mehmet Durdu Danişoğlu'nun arazisinde daha önce 20 ton
fosfor kullanıldığını, ancak yaptıkları ölçümlerle arazinin aslında 6,5
ton fosfora ihtiyacı olduğunu tespit ettiklerini belirtti. Türker, bu
sayede çiftçinin büyük bir tasarruf sağladığını, aynı zamanda da fazla
fosforla çevreyi kirletmeyip, toprağı yormadıklarını ifade etti.
Yeni proje 2009'da
Şu anda önceliklerinin gübre olduğunu bildiren Türker, ancak hassas
tarımın tohum, hastalık ve sulama gibi daha geniş bir boyutu
kapsadığını söyledi. Türker, "Hassas tarım çok geniş. Genel bir projeye
bu yıl Mersin, Tarsus'da başlanacak. 10 binlerce dönüm arazide büyük
bir proje başlatılıyor. Bu projede insansız hava aracı kullanılacak. Bu
araçla elde edilen verileri çiftçi arazisinden görecek. Bitki besin
durumu, bitkinin su stresi ölçülecek ve çiftçi ona göre hareket edecek"
dedi.
İnsansız hava aracının ODTÜ'de imal edildiğini ifade eden Türker,
dünyada tarımda bu teknolojiyi kendilerinden başka kullananın
olmadığını dile getirdi. Mersin'de önümüzdeki yıl uygulanmaya
başlanacak projeyle binlerce dönüm arazinin inceleneceğini anlatan
Türker, 3 yılın sonunda Mersin'de çiftçilerin, tarlalarının
analizlerini internetten görebileceğini belirtti. Bu projeyi tüm
Türkiye'ye yaymak istediklerini dile getiren Türker, Türkiye'nin
çeşitli bölgelerinde insansız hava aracıyla ön çalışmaya
başlayacaklarını iletti.
Tarım Bakanlığı'yla ortak çalışacaklarını bildiren Türker,
kurulacak sistemin Tarım Bakanlığı sistemiyle uyuşacağını söyledi.
Türkiye'de hassas tarım potansiyelinin çok yüksek olduğunu ifade eden
Türker, başta TÜBİTAK olmak üzere, birliklerden, odalardan ve
üniversitelerden destek gördüklerini sözlerine ekledi.
Tasarruf ve verim arttı
İlk olarak bir dergide hassas tarımı gördüğünü ve ilgisini
çektiğini anlatan hassas tarımın ilk proje uygulayıcısı Adanalı çiftçi
Mehmet Durdu Danişoğlu, kendisine yapılan proje teklifini kabul
ettiğini söyledi. En çok giderinin gübre olduğunu bildiren Danişoğlu,
18-20 ton gübre kullanırken, hassas tarımla 7,5-8 ton civarı gübre
kullandığını vurguladı. Projeden çok memnun olduğunu, giderinin
aaldığını verim artışı yaşadığını dile getiren Danişoğlu, hassas tarımı
Türkiye'nin dört bir tarafında duyan çiftçilerin kendisiyle irtibata
geçtiklerini ve kendisine ilginin yoğun olduğunu söyledi. Danişoğlu,
hassas tarıma uygun teknolojileri incelemek için Belçika'ya fuara
gittiğini ve son teknolojiye sahip bilgisayarlı bir biçerdöver aldığını
sözlerine ekledi. Danişoğlu, "Hassas tarımla birlikte tarlamın her
noktasında aynı verimi almaya başladım. Yani tarlanın bir tarafında 400
kilo bir tarafında 800 kilo yerine, her yerde aynı verimi
sağlıyorsunuz" dedi.
KLASİK TARIM
-Arazideki toprak karakteristikleri ve verim heterojen değişim
göstermesine rağmen homojenmiş gibi işletilmekte (arazi topoğrafyası,
toprak tipi, toprak özellikleri, toprağın verimliliği ve vb.).
-Bundan dolayı uniform girdi uygulanmakta.
-Ortalama bilgiye dayalıdır (toprak örnekleri birbirine tekrar
karıştırılarak tek bir özelliğe indirgenmekte bu yüzdende alt bölge
değişkenliklerini dikkate almamaktadır).
-Değişken tür ve miktarlarda uygulama yapılmamakta ve bu girdi
arazideki alt bölgelerin bir fonksiyonu olarak ele alınamadığından ürün
performansı arttırılamamaktadır.
HASSAS TARIM
-Arazideki toprak karakteristiklerini ve verimin heterojenliğini
dikkate alarak işletilmesini sağlar (arazi topoğrafyası, toprak tipi,
toprak özellikleri, toprağın verimliliği ve vb.).
-Bundan dolayı değişken oranlı girdi uygulamasına olanak sağlar.
-Spesifik bilgiye dayalıdır (Alana özgüdür). Her yerin özelliği
kendine ait olmak üzere bütün alt bölge değişkenlikleri bağımsız olarak
dikkate alınır.
-Değişken tür ve miktarlarda uygulama arazideki alt bölgelerin bir
fonksiyonu olarak ele alındığından ürün performansını arttırma
potansiyeline sahiptir.
|