Çalı, yaptığı yazılı
açıklamada, Bursa'nın tescilli markası konumunda olan ve yıllık 18
milyon dolarlık ihracat hacmine sahip ''Bursa Siyah İnciri''nin marka
haline gelmiş özelliklerinin ruhsatsız ilaç kullanımı nedeniyle tehlike
altında olduğunu söyledi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 1990 yılında tescillenen
''Bursa Siyah İnciri''nin marka haline geldiğini ifade eden Çalı,
''Marka kent Bursa'nın en önemli markalarından birisi de 'Bursa Siyah
İnciri'dir. Bursa'nın toprak, hava sıcaklık, nem, rüzgar, gibi coğrafi
bölge özelliklerindeki üretim koşullarında kendisine has görünüm ve
tada sahip olan 'Bursa Siyah İnciri' ihracat sırasında da kendi ismiyle
dünya pazarlarında yerini almaktadır'' şeklinde konuştu.
Çalı, bazı üreticilerin pamuk kozaları için kullanılan, başka bir
üründe ruhsatsız olan ve tavsiye edilmeyen ''ethephon'' hormonunu
incirlerde kullandıklarına dikkati çekerek, ''Etephon hormonunun bazı
incir üreticileri tarafından erkencilik sağlamak amacıyla kaçak olarak
kullanılması zamanla 'Bursa Siyah İnciri'nin özelliklerinin bozulmasına
neden oluyor. Bu maddenin incirde kullanılması kaçak olduğu gibi
erkencilik etkisi üreticiyi aldatmakta ve incir kalitesinin
kötüleşmesinden başka ağaçların zamanla yozlaşmasına neden
olabilmektedir'' görüşüne yer verdi.
''Ethephon'' hormonunun kullanılmasının ihracata da büyük darbe vurduğuna işaret eden Çalı, şunları kaydetti:
''İncir ağaçlarında ethephon kullanımı, ihracata büyük zarar
vermekte. Bu hormon kesim zamanından sonra 3-4 günü bulan nakliye
sırasında da etkisini devam ettiriyor. Sonuçta ürün pazara geldiğinde
raf ömrü ya çok kısa sürüyor ya da hiç rafa gitmeden çöpe gidiyor.
Sonuçta ihracatçının ek maliyetlerle 2 avro civarına mal ettiği incir,
yarım avro fiyat bile etmez hale geliyor. Yaşanan ekonomik zararın yanı
sıra ürünümüz büyük prestij kaybına uğruyor.''
Çalı, ''Bursa Siyah İnciri''nin Türkiye'nin yaş meyve sebze
ihracatındaki yerinin göz ardı edilemeyecek noktalara geldiğini
vurgulayarak, şöyle devam etti:
''Türkiye'nin yıllık taze meyve ihracatı, 2007 yılında 404 milyon
dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu ihracatın 133 milyon doları UİB
kanalıyla yapıldı. UİB'in 2007 verilerine bakıldığında da incir
ihracatının 13 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Bu rakam Türkiye'nin
yıllık 18 milyon dolar olan taze incir ihracatında UİB'in ve Bursa'nın
yerinin ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor. Önlem alınmaması halinde
gelecek birkaç yıl içerisinde 'Bursa Siyah İnciri' özelliklerini
kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Son yılların ihracatta yükselen
değeri olan 'Bursa Siyah İnciri'nin özelliklerini kaybetmesi yıllık 18
milyon doları bulan bir katma değerin yok olması anlamına gelmekte.
Konuyla ilgili olarak çiftçilerimizin duyarlı davranmalarını
bekliyoruz.''
İncirde kesim zamanının Tarım İl Müdürlüğü uzmanlarının
değerlendirmeleri sonucunda başladığına da değinen Çalı, sezonun
açıldığı ilk günlerde ürün rekoltesi ve fiyat açısından bir öngörüde
bulunmanın son derece zor olduğunu belirtti. Çalı, ''Şimdiden
rekolteyle ilgili bir şeyler söylemek zor ancak 2005-2006 yıllarında
UİB kanalıyla gerçekleştirilen 8 bin 500 tonluk ihracat miktarını
geçmeyi umut ediyoruz'' dedi.