|
Sağlıklı Tavuk Bilgi Platformu Başkanı Zulah Daştan, "Türkiye’nin
damızlık tavuk ithalatı bu yıl 6.5 milyon adedi bulacak. İthalatın
parasal değeri 30 milyon dolara ulaşacak" dedi. Daştan, damızlık tavuk ithalatının "100’lük seri"ler halinde
gerçekleştiğini, her seride 15 horozun hediye gönderildiğini söyledi.
Daştan, Türkiye’nin damızlık tavuk ithalatının yüzde 70’ine yakınını
İskoçya merkezli Ross adlı şirketten gerçekleştirdiğini vurguladı.
Safkan üretim yok
Pak Piliç-Mudurnu’nun Genel Müdürlüğünü de yürüten Zuhal Daştan,
dünyada çok değişik tavuk cinsleri olduğunu ifade ederek, şöyle
konuştu: "Ancak, günümüzde safkan üretim söz konusu değil. Sokak
köpeklerinde nasıl cins-ırk karışması varsa tavukçulukta da öyledir.
Cins karışımı tavukçuluk açısından, tavuk eti tüketiminde herhangi bir
sorun oluşturmaz."
Cins geliştirmek zor
Zuhal Daştan, "Türkiye, büyükbaş hayvancılıkta yerli ırk
geliştirme üzerine epey çalıştı. Tavukta da aynı şey söz konusu olamaz
mı?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Aslında Ankara’da bir Tavukçuluk
Araştırma Merkezi var. Bazı araştırmalar yapıyorlar ama kendi tavuk
cinsimizi geliştirmemiz pek mümkün değil. Zaten bu konuda dünya
pazarına da başta Ross olmak üzere 3-4 uluslararası şirket hakim. Daha
küçükleri de kolay kolay yaşatmıyorlar. Dünyada damızlık pazarının
yarısı Ross’un elindedir. Onun dışında İngiltere’den Cobb, Fransız
Hubberd vardır."
365 gün eşleşir
Tavuğun büyümeye ve doğurmaya çok yatkın olduğuna dikkat çeken
Daştan, şöyle konuştu: "Tavuk 365 gün eşleşip doğurur. Et tavuklarının
ömrü 40-45 gün sürer. Anne babaların ömrü ise 1-1.5 yıla kadar çıkar.
Babaların, yani horozların ayakları tutunamaz hale gelince, işi biter,
kesime gider. Çünkü, eşleşme için tavuğun üzerine tünemesi gerekir.
Ayağında bozulmalar başlayan horoz, tavuğun üstünde tutunamaz."
Kene mangalı vurdu iflaslar gelebilir
ZUHAL Daştan, keneden bulaşan kırım kongo kanamalı hastalığı
korkusu nedeniyle pikniğe çıkanların sayısında önceki yıllara oranla
azalma olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Piknik, diğer adıyla
mangal mevsimi bizim satışlarımızın en canlı olduğu dönemdir. Bu yıl
kene korkusu nedeniyle pikniğe çıkanların sayısında önemli azalma var.
Satışlarımızdan bunu görüyoruz. Önümüzdeki üç ayda satışlarımızda biraz
hareketlenme olmazsa, sektörümüzden iflaslar gündeme gelebilir. Zaten
şu anda üretimi kısmaya başladık."
Tavukta hormon kullanmaya değmez o yüzden risk yok
SAĞLIKLI Tavuk Bilgi Platformu Başkanı Zuhal Daştan, sığırda
hormon riskinin büyük olduğunu, buna karşın tavukta asla böyle bir risk
yaşanmadığını savunarak, şunları dile getirdi: "et hayvancılığında
erkeğe dişilik hormonu verilerek, sakinleşmesi, fazla hareket etmeden
kilo alması sağlanmaya çalışılır. Sığırda kullanılan hormonun kalıntısı
sofralarımıza kadar gelebiliyor. Oysa tavukta böyle bir risk yok.
Çünkü, tavukta hormon kullanmak ekonomik değil. Eğer ekonomik olsaydı,
tavukçuluk sektörü hormon kullanmaz mıydı? Elbette kullanırdı."
Yüzde 5’ten fazla civciv öldüren cezasını ödüyor
Zuhal Daştan’ın verdiği bilgiye göre, şirketler civcivi üretip, anlaşmalı çiftçilere gönderiyor.
Çiftçilerle yapılan anlaşmada, "Yüzde 5’ten fazla civciv ölürse ceza ödersin" maddesi yer alıyor.
Çiftliklerde yetişen tavuklar 35-45 gün arası dönemde kesime gönderiliyor.
Anlaşmalı çiftçilerin tavuk başına ciroları 66 YKr dolayında bulunuyor.
Anlaşmalı çiftçiler ortalama yüzde 30 dolayında kár marjıyla çalışıyor.
İşi biten anne, ’çıkma tavuk’ olarak satılır
ZUHAL Daştan, damızlık tavukların doğurma dönemlerinin sonunda
’çıkma’ olarak pazara sunulduğunu kaydederek, şunları anlattı: "Bu
tavuklar normalde sosis, salam üretiminde kullanılır. Kartlaştığı için
doğrudan sofraya koymak da zorlaşır. Normal tavuk 20-25 dakikada
pişerken, ’çıkma’lar 1.5-2 saatten önce pişmez. Zaten sözünü ettiğim
’çıkma tavuk’lar, etiketinde de belirtilir. Fiyatı da normalin yarısı
kadardır."
Antibiyotik riski hepsinde olabilir, denetim lazım
ZUHAL Daştan, antibiyotik kalıntısı riskinin kırmızı et, balık
ve tavukta söz konusu olabildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
"Hepsinde antibiyotik veya antibiyotikli yem kullanımını kesimden 7 gün
önce kesmek gerekir. Tarım Bakanlığı tavuk çiftliklerinde, kesim ve
üretim merkezlerinde bu konuda denetimler yapar. Sağlıklı Tavuk Bilgi
Platformu’na üye 15 şirket var. Bunların denetimi daha kolay. Onun
dışında biz üyelerimizi bağımsız bir denetim şirketine denetletiyoruz.
Ayrıca bu konuda Avrupa Birliği’nin (AB) koyduğu kurallara da uyuyoruz.
AB şu anda 8 antibiyotik türünün kullanımına izin veriyor. AB’nin
hedefinde 2012 yılına gelindiğinde antibiyotik kullanımını sıfıra
indirmek var. Biz Platform üyesi şirketler olarak 365 gün 24 saat
medyanın, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin denetimine açığız.
Dökme ürün yasak ama her yerde satılıyor
ZUHAL Daştan, kuş gribi krizi sonrasında tavukta paketli,
izlenebilir ürünlere ciddi bir kayma olduğunu ifade ederek, şunları
dile getirdi: "Artık dökme tavuk satmak yasak. Çünkü, dökmenin son
kullanma tarihinin ne olduğunu bilemezsiniz. Kasaba, markete
gittiğinizde, ’bugün geldi, taze’ der. Oysa paketlide son kullanma
tarihini rahatlıkla görürsünüz. Biz üreticiler olarak pazara paketli
veririz, bazı market ve kasaplar, paketinden çıkarıp müşteriye öyle
satmayı tercih eder."
Kaynak: Haberler.com
|