Avrupa Birliği Komisyonu, yıllık 60 milyar dolardan fazla bir rakamla birliğin
en büyük harcama kalemi olan Ortak Tarım Politikası için yeni öneriler açıkladı
Komisyonun önerileri, beş yıl önce başlatılan reform
sürecinin devamı.
Amaç, birliğin tarım politikasını çevreye
daha duyarlı ve daha üretken hale getirmek.
Ayrıca birliğin çiftçilerini dünya pazarlarında rekabet
edebilir duruma getirmek.
Reform planlarında süt üretimindeki kotalarının 2015'e dek
kalkması ve çiftçilere ürettikleri gıda miktarına göre değil, çevreye saygı,
gıda güvenliği, hayvanların yaşadığı koşullar gibi kriterler üzerinden
destekleme ödemeleri yapılması önerileri yer alıyor.
Büyük çiftliklere yapılan ödemelerin de azaltılması
öneriliyor.
Buradan elde edilen tasarrufla da geleneksel aile
çiftliklerinin desteklenmesini öngören yeni kırsal kalkınma politikasına
aktarılacak.
Bu çerçevede gelecek yıl, yıllık 100 bin Euro'ya kadar
sübvansiyon ödemesi alan çiftliklerde yüzde 7'lik bir kesinti öngörülüyor.
AB Komisyonu'nun Tarımdan Sorumlu Üyesi Mariann Fischer Boel
çağdaşlaştırılan ortak tarım politikasıyla çiftçilerin artan gıda ihtiyacına
yanıt verebilmelerini ve piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesini
umduklarını söyledi.
İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling, AB'nin reformları
daha da ileri götürerek çiftçilere yapılan tüm doğrudan ödemeleri kaldırması
gerektiğini savundu.
Ancak Boel, bu önerinin uygulanmasının siyaseten imkansız
olduğu görüşünde.
BBC Avrupa Editörü Mark Mardell de Boel'in büyük olasılıkla
haklı olduğunu söylüyor.
Mardell'e göre tarım sübvansiyonlarından en çok faydalanan
ülke olan Fransa eski sistemin bazı unsurlarını devam ettirmek için büyük bir
uğraş verecek.
Mardell, bu konuda gelecek ay ve yıllarda birlik içinde yoğun
tartışmaların yaşanacağını da belirtiyor.
Avrupa Komisyonu'nun yeni önerilerinin kabul edilmesi için 27
üye ülke ve Avrupa Parlamentosu'nun da onayı gerekiyor.
Dünyadaki gıda krizi
Tarım politikasında reform isteyenler, dünyada gıda
fiyatlarının arttığı bir dönemde Avrupalı çiftçilerin ekonomik açıdan güçlü
olduğunu, bu yüzden değişime daha istekli olacağını savunuyor.
Ayrıca bu krizin, tarım politikalarında reform gereğini bir
kez daha ortaya koyduğunu belirtiyorlar.
Buna karşılık örneğin Fransızlar, gıda fiyatlarındaki artış
yüzünden Mısır, Haiti, Meksika gibi ülkelerde çıkan isyanlara dikkat çekerek,
tarım sübvansiyonlarının Avrupa'nın gıda güvenliği politikasının temel taşı
olarak korunması gerektiğini söylüyor.
Tartışmalı bir tarım yasasının gündemde olduğu ABD'de de
benzer tartışmalar var.
Gelişmekte olan ülkeler ise bu tartışmaları kaygıyla izliyor
ve zengin ülkelerin çiftçilerine destek vermesinin kendi rekabet şanslarını yok
denecek kadar azalttığını vurguluyor
http://www.haber10.com/
|