Üye Girişi
| Nar Yetiştiriciliği |
|
| Çarşamba, 05 Eylül 2007 | ||||||||||||
|
Nar Yetiştiriciliği
Bir ılıman iklim meyve türü olan narın ana vatanı,
Ortadoğu, Anadolu ve Kafkasya ile İran Körfezi arasında kalan bölge olup
binlerce yıldır üretimi ve tüketimi yapılmaktadır.
Nar bitkisi doğal olarak küçük yapılı ağaçlar olduğu için birim alana dikilen
fidan sayısı ve dolayısıyla ürün miktarı fazla hasat ve ilaçlama kolay,
muhafaza ve taşımaya dayanıklılığını uzun bir dönemde Pazar olanağı gibi
avantajları olan bir bitkidir. Nar Türkiye’nin hemen her bölgesinde görülür. En
çok Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilmektedir.
Nar tatlı, mayhoş ve ekşi olmak üzere 3 farklı tat değerine sahiptir.Farklı yörelerde
farklı kullanım şekilleri vardır.Nar bitki kökünden meyve çekir-değine kadar
her yönüyle değerlendirilebilen önemli bir endüstri meyvesidir. Nar genellikle
taze olarak tüketilmekte ise muhafaza süresi uzun olduğundan (2-3 ay ) değişik
şekillerde tüketimi de yaygındır. Demir, potasyum ve C vitamini açısından çok zengin olduğu için en ideal taze tüketilmesidir. Ekşi nar sularından, sirke ve sitrik asit elde edilmekte ayrıca kaynatılıp koyulaştırılarak çorba ve salatalarda limon yerine kullanılır. Tansiyon düşürücü, ishal ve dizanteri tedavilerinde kullanılarak ferahlatıcı ve serinletici etkisi vardır. Nar kabuğundan bulunan zengin tanen; deri işleme sanayinde ve meyve sularının durulaştırılmasında ve çinko zehirlenmelerinin önlenmesinde yoğun olarak kullanılır.Ayrıca nar kabuğu ve çiçeklerinden boya ve mürekkep imalinde yararlanılır.Nar çekirdekleri pamuk tohumu ile aynı oranda yağ içermektedir. Yağ sanayinde arta kalan posa, östrojen hormonu içeren en zengin bitkidir. Bu da besin unu olarak hayvan yemlerine katılarak süt verimini arttırır.
Narın
morfolojik ve fizyolojik özellikleri
Nar bitkisi 1-5 m boyunca çalı ya da ağaççık şeklinde
bulunurlar. Çok dallı bir taca sahip olup, genç dallar köşeli, koltuk sürgün
uçları sivri ve iğ şeklindedir.
Yaz sürgünlerinin de sık bir şekilde bulunurlar.Kenarları tüylü, üst yüzeyleri
dumanlı ve açık yeşil renktedir.
Büyük ölçüde böceklere olur. Bazı
narlar ise kısır çiçeklere sahiptir.
Nar yetiştiriciliğinde, çeşit seçimi oldukça
önemlidir. Çeşit seçiminde dikkat edilen konular: bölgeye adapte olmuş o
yörenin iklimine, hastalıklara dayanıklı, verimi iyi, meyveleri insanların göz
zevkine ve damak tadına uygun ve taşımaya dayanıklı olması gibi özelliklere
göre seçim
Yetiştiriciliği
yapılan bazı önemli nar çeşitleri 07 N 08 Hicaznar, 33 N 16 Silifke Aşısı, 33 N
26 Çekirdeksiz (VI) , 01 N 03 Fellahyemez II , 26/ 3 Çekirdeksiz, 33 N 24
Beynarı, Suruç, Ernar ve Erdemli-Aşınar ( 33 N 11 ) dır. Çukurova Bölgesinde
üretimi yaygın olarak yapılan ve pazar açısından özellikle aranan nar çeşitleri
Hicaznar ve Silifke Aşısıdır.
İklim ve toprak istekleri bakımından seçici olmayan ve
deniz seviyesinden 1000m yüksekliğe kadar hemen her yerde yetiştirilir.Yazları
sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlı geçen yöreler uygundur.
Nar yıllık ortalama 500 mm lik yağış istemekle
birlikte bu
Kışları sert geçen bölgelerde güneye yakın yönlerde
don zararından kaçınmak için önlenebilir. Bitki genellikle -10’C dereceye kadar
dayanır. -15’C ve daha düşük sıcaklıklarda dallar, -20’C de bitki zarar görür.
Tropik iklimlerde her dem yeşil olmasına karşılık, Suptropik ve ılıman
bölgelerinde yaprağını dökmekte çok az bir soğuklama ihtiyacı
göstermektedir.
Nar, çok çakıllı kumlu topraklardan, killi ve ağır topraklara kadar hemen her türlü değişik toprak tiplerinde yetişebilir. Ekonomik ürün alabilmek için en uygun topraklar;derin, tınlı, geçirgen, hafif alkali, organik maddelerce zengin olanlarıdır. Ayrıca çok kurak ve çok nemli topraklar koşullarında da yetişebilir. Birçok bitki türü için zararlı olabilecek 6 milimhos/cm tuz miktarına tolerans gösterebilmekte,her iklim şartında 150 ile 200 yıl kadar yaşıyabilmektedir Toprak alkali veya asit olabilir.
Budama zamanı kışın ve yazın olmak üzere iki devrede
gerçekleşir.İlk yıl dikiminden sonra fidanın boyu 50- 60 cmden budanır. Eğer
fidanın boyu kısa
ise, sürgünler 2-3 göz üzerinden kesilerek kuvvetli
büyüme teşvik edilir. Çalı formunda bitki olması nedeniyle dipten farklı
yönlerden çıkan 3-4 dal seçilerek 50-60 cm2den tepeleri vurulur.Alçak taçlanmaları
sağlanır.Bunların dışında çıkan dip sürgünleri devamlı kesilir.Şekil budamasına
2-3 yıl devam ettikten sonra, ağaç verime yatınca, meyve veren dallar uç
kısımlarda olduğu için uç alma işlemi bırakılır. Seçilen 3-4 gövde dışında
çıkan dip süpürgeleri obur ve kurumuş dallar kesilir. Nar dikiminden itibaren
3.yılda ürün vermeye başlar. 5. ve7. yıllarda tam verime geçer. Uzun yıllar
verim verir.Ağaç yaşlandığı ve verim azalması başladığı zaman (20-30yıl) toprak
üstü gövdeleri kesilerek yeni sürgün teşekkülü sağlanarak gövdeler
gençleştirilir.
Gübreleme yaprak ve toprak analiz
sonuçlarına göre yapılmalıdır.Bilinçli bir gübrelemenin amacı, bitkinin ihtiyaç
duyduğu besin maddelerinin, gereken miktarda ve zamanda, bitkinin alabileceği
formlarda toprağa vermektir. Eğer analiz yaptırılmadıysa ve besin
elementi noksanlığı belirtileri görülmüyorsa organik gübre verilir.
Organik gübreler içinde en çok
kullanılan çiftlik gübresidir.Çiftlik gübresi hem bitki besini içerir hem
de toprak ıslah edici özelliği vardır.İlk yıllarda ağaç başına 5-10kg çiftlik
gübresi verilmeli daha sonraki verim yıllarında 40-50kg a kadar çiftlik gübresi
gövde çevresine dal uçlarının ulaştığı mesafeye kadar serpilerek toprağa
karıştırılmalıdır.
Ayrıca narlara organik gübre olarak
fiğ ve bakla bitkileri dikiminden önce veya sonraki yıllarda sıra aralarına
dikilir. Çiçeklenme döneminde sürülerek toprağa gömülür.
Genel olarak verime yatmış narlarda
ticari olarak:
Amonyum sülfat:500-600 gr
Triple süper fosfat:200-300gr
Potasyum sülfat:150- 300gr uygulaması yapılabilir.
Narlar sıcak ve kurak hava
şartlarının yanı sıra, nemli ve serin toprak şartları isterler. Yağışların
yeterli olmadığı dönemde narlarda sula şarttır. Kaliteli ve bol ürün elde etmek
ve meyvelerin çatlamasını önlemek için düzenli, sulamanın (10-15 gün arayla)
önemi büyüktür.Nar sulama zaman ve miktarları iyi ayarlanmalıdır. Eksik veya
aşırı ya da sulamalarda meyve kabuğunda çatlamalar görülebilir. Narlar
genellikle tava ve karık usulü yöntemi ile sulanmaktadır. Damla sulama, mini
spring veya sızdırma usulü sulama narlar için idealdir.Özellikle odun
gözlerinin sürmesi, çiçek tomurcuklarının görünmeye başlaması ve meyve
gelişmesi döneminde bol miktarda sulanmalıdır.Meyve olgunlaştığında derimden
10-15 gün önce sulama
kesilmelidir.
Narlarda toprak işleme diğer meyvelerde olduğu gibi
yapılır. İlk yıllar toprak derin sürülerek mümkün olduğu kadar ağaç gelişmesine
yardımcı olmak ve ot kontrolünü sağlamak hedeflenir.Diğer yıllarda toprak
işleme ot kontrolü ve toprağın havalandırılması fazla derin olmayacak şekilde
ağacın köklerine zarar vermeden yapılmalıdır.
Narların en
önemli zararlıları sıçanlardır ve özellikle tatlı narlarda ve olgunluğa yakın
dönemlerde zarar verirler. Yaprak bitleri, nar beyaz sineği, unlu bit, kabuklu
bitler, kırmızı örümcekler, Akdeniz meyve sineği, nar içi kurdu, toprak altı
zararlıları gibi genel zararlılarda narlarda görülür.
Narlar çeşide özgü irilik ve rengi aldığında ve
kalikslerin dışa doğru kıvrılmaya başladığı devrede, bölgelere göre değişmekle
birlikte genellikle ağustos ayından başlayarak kasıma kadar uzun bir süre hasat
edilir.Hasadın geniş bir zaman periyoduna yayılması işçi bulma ve pazarlamadaki
sıkışıklığa engel olur. Nar meyvesi sonbaharda toplandığı için halk arasında
doğal olarak nemli ve serin yerlerde (kuru kum) 2-3 ay saklanmalıdır.İdeal depo
şartlarında (+5 C de %75-80 oransal nem) 2 aya kadar sağlıklı bir şekilde
muhafaza mümkündür.Narlar genellikle tek tek makasla kesilerek hasat
edilirler.Hasattan sonra bir kısmı pazara bir kısmı depoya konularak muhafaza
edilir. |
||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

