Üye Girişi
Ençok Yüklenen Dosyalar
| Kuşkonmaz Yetiştiriciliği |
|
| Çarşamba, 20 Ağustos 2008 | |||
|
Alem: Plantae 1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları
Kuşkonmaz
halkımızca iyi tanınmadığı için ülkemizde önemli miktarlarda üretilip
tüketilen bir sebze değildir. Halkımızın kuşkonmaz tüketim alışkanlığı
hemen hemen yok gibidir. Buna karşılık kuşkonmazın anavatanının Ön Asya
olduğu pek çok araştırıcı tarafından kabul edilmiştir. Nitekim
ülkemizin çok büyük bir bölümünde kuşkonmazın yabani formlarına geniş
ölçüde rastlanmakta, bulunduğu yörelerde sebze olarak
değerlendirilmektedir. Nitekim İzmir ve çevresinde, Aydın, Muğla ve
Manisa’da yabani formları bulunmakta ve ilkbaharda sebze olarak
değerlendirilen yabani otlarla birlikte pazarlanmaktadır.
2.1. Kök Kuşkonmaz fide döneminden itibaren çok yoğun ve gelişmiş bir kök yapısına sahiptir. Bir yıllık kuşkonmaz pençeleri dahi sayıları 10-14’ü bulabilen ve enine kesitleri 4-7 mm arasında değişen ve 50 cm toprak derinliğine kadar ulaşan köklere sahiptir. Kuşkonmazda kökler depo kök şeklindedir ve üzerinde az miktarda saçak kök bulunur. Depo görevi gören bu etli kökler zamanla yaşlanır ve ölürler, bunların yerinde yenileri meydana gelir. Bu yeni köklerin toprak yüzeyine yakın kısmında sürgünlerin meydana geldiği taç bulunur. Hasat edilen sürgünler bu taç üzerinden çıkarlar. Bitki gelecek yıl ilkbaharda meydana getireceği sürgünler için gerekli besin maddeleri depo köklerine biriktirir. Yaşlanan bu kökler zamanla çürüyerek kaybolur. Onların yerine yan taraflardan yeni depo kökler meydana gelir. Bu köklerin taç kısmında da sürgün uçları ve daha sonra ertesi yılda da sürgünler gelişir. Bu şekilde yıllarca devam eden kültür sırasında bitkilerin yerleri değişir. Esasen eski kökler çevrelerine bıraktıkları atıklar nedeniyle orada yeniden kuşkonmaz yetiştirilmesi durumunda yorgunluğa neden olurlar. Bu nedenle kuşkonmazlık bozulduktan sonra toprağın mutlaka dinlendirilmesi gerekir yada başka bir bitki ile münavebe yapılmalıdır. Kuşkonmaz üretiminde bu özellik büyük önem taşır. Kuşkonmazda depo görevi gören köklerin önemli özelliklerinden birisi de üzerlerinde çok tabakalı ve mantarlaşmış bir kabuk dokusu taşımalarıdır. Kuşkonmaz pençelerinin esas yerlerine aktarılmaları esnasında zarar gören depo kökler gelişmezler ve oldukları gibi kalırlar, bunların yerine yenileri gelişir. Kuşkonmaz kökleri toprakla bir sonraki kültür bitkisi için çok yararlı olan önemli miktarda organik madde kalmasını sağlarlar. 2.2. Gövde Kuşkonmaz gövdesi çok dallanmış yapıdadır. Parlak, sert ve odunsu yapıdaki gövdesi 120-180 cm kadar boy alır. Gövde içindeki boşluk küçüktür. Bitki ilk yılda genellikle tek gövde geliştirdiği halde, daha sonraki yıllarda çok sayıda gövde meydana getirir. Gövde sonbaharda sararak kurur. Bitki gövdesini her yıl yeniler. Gövdeyi meydana getiren etli yapıdaki sürgünler bitkinin yenen kısmını oluşturur. Gövde toprak altında iken gevrek yapıdadır, kolayca kırılır. Sürgün yaşlandıkça dokularda oluşan selülozik yapı ile dayanıklılık kazanır. Gövde toprak yüzüne çıktıktan sonra da ilk 15-18 cm’lik bir kısmı gevrekliğini korur. 2.3. Yaprak Kuşkonmaz bitkisi çok büyük miktarda ve sayıda küçük, dar, ve iğne şeklinde yapraklar oluşturur. Yapraklar gövdenin yaşlanması ve mevsimin ilerlemesi ile birlikte sararak dökülürler. 2.4. Çiçek
Kuşkonmaz
tohumları siyah renkli, böbrek şeklinde basık, 3-4 mm genişlik, 3-4 mm
uzunluk ve 2 mm kadar kalınlığa sahip iriliktedir. Yassı tohumlar
yanında yuvarlak bir saçma şeklinde ve iriliktedir. Yassı tohumlar
yanında yuvarlak bir saçma şeklinde ve iriliğinde tohumlara da
rastlanır. 1gr’da 40-55 adet tohum bulunur. Tohum kabuğu çok kalındır.
Çimlenme süresi optimum şartlarda 15, kötü şartlarda ise 30 gün
kadardır. 20-30 °C arası sıcaklıkla çimlenme için uygun sıcaklıklardır.
Sebze tohumları içinde en geç çimlenen tohumlar arasında yer alır.
Tohumlar çimlenme güçlerini 3-6 yıl muhafaza ederler. Kuşkonmaz
tohumlar karanlıkta daha iyi çimlenirler. Işık çimlenme yüzdesine
olumsuz etki eder. Çimlenme döneminde topraktaki nemin iyi korunması
gerekir. Kuşkonmaz tohumlarının yüzeysel ekimi, tohumun geç çimlenmesi
nedeniyle tohumun kuruda kalmamasına ve çimlenme yüzdesinin düşmesine
neden olur.
Kuşkonmaz yetiştirilecek her dekar alan için 50 m²’lik soğuk yastık hazırlanır. Bu yastığa 10x10 cm aralıklarla kare şeklinde ekim yapılır. Ekimin toprağın 2-3 cm derinliğine yapılması gerekir. Yüzeysel yapılan ekimlerde toprak yüzeyi kolayca kuruyacağından çimlenme aksaklıkları görülür. Esasen çok kalın kabuklu olan kuşkonmaz tohumu 3-4 hafta gibi uzunca bir sürede çimlendiğinden toprak neminin bu kadar uzun süre muhafaza edilmesi itina gerektirir. Tohum üzerini örten harcın organik maddelerce zengin olması sağlanarak, nem tutma kapasitesi ve süresi uzatılır. Bu şekilde ekilen tohumlar 3-4 hafta içinde çimlenerek gelişmeye başlarlar. Düzenli sulama ve bakım uygulanarak bitkilerin düzenli gelişmeleri sağlanır. Birinci yılda bitkiler 15-20 cm boy aldıklarında bitkilerin yapraklarına gelmeyecek şekilde sıra aralarına nitrat formunda azot uygulanarak gelişmenin daha iyi olması sağlanır. Aynı yıl içinde kuşkonmaz bitkileri ortalama 30 cm kadar boy alırlar. Kuşkonmaz fideleri sonbaharda hayat devrelerini kapatarak toprak üstünde gövde ve yapraklarını kuruturlar. Kışı bu şekilde geçirirler. İlkbaharda dikim yapılacağı zaman pençeler köklerine zarar vermeden dikkatli bir şekilde sökülürler. Toprak üstünde kurumuş bulunan gövde kesilerek uzaklaştırılır. Taç kısmında en az 5-6 sürgün ucu bulunan pençeler dikim için ideal büyüklüktedir. Pençeler söküldükten sonra hemen dikilmezlerse kuru kum veya torf içinde katlanmalıdır. Rutubetli ortamlarda katlanan fidelerin kökleri yaralanan kısımlarından kolayca çürürler. Pençelerin söküm ve dikime hazırlanması sırasında yaralanmamaları büyükp önem taşır. Toprak doğal ve yapay gübrelerle gübrelemesi yapılarak 50 cm derinliğinde sürülür ve daha sonra 35-40 cm derinlikte ikinci defa sürülerek dikim gününe kadar bekletilir. Özel pullukları ile 120-140 cm sıra arası mesafe verilerek, mümkünse kuzey-güney istikametinde, 35-40 cm derinliğinde daha sonra dikimin yapılacağı karıklar açılır. Bu özel pulluklar taban genişliği 30-40 cm, derinliği 35 cm olan kenarları sıkıştırılmış bir kanal açarlar. Şekil 8 a’da bu karıkların dikim yapılmadan önceki görünümü şematik olarak verilmiştir. Bu şeklide açılan karıklara dikimden önce, verilecek sıra üzeri mesafelere gelecek şekilde (her pençenin dikileceği yer) önce ½ oranında yanmış ahır gübresi, ½ oranında toprak karışımından oluşan 4-5 cm kalınlığında (bir dolu kürek) harç konur ve kuşkonmaz pençeleri özenli bir şekilde bu harç içine dikilir. Pençelerin üzeri yine bu harç ile 3-5 cm kalınlıkta örtülür. Daha sonra bitkilerin toprakla temasını tamamlamak için su verilir. Havalar yağışlı, toprak tavı iyi ise sulamaya da gerek kalmaz. Dikimde taçların bir üzerinde olacak şekilde (ip çekilerek) dikilmesine dikkat edilir. ![]()
Ege bölgesi için 3. Yılın Mart ayı sonunda, toprak üstünden sonbaharda kesilmiş bulunan gövde kalıntıları dikkate alınarak mevcut toprak bitki üzerinden uzaklaştırılır ve bu kalıntılar tacın 2 cm üzerinden makasla taç zorlanmadan kesilip alınır. Havalar güneşli ise 2-3 gün bu şekilde açık bırakılarak tacın ve bitki çevresinin sıcaklığı arttırılarak bitki uyarılır. Daha sonra dikim esnasında karık başlarına dikilen kazıklar arasında ip çekilerek en üst kısmı bu ipe değecek şekilde ve taçlardan yaklaşık 30-35 cm yükseklikte kümbet oluşturulur. Böylece sıralar arasındaki toprak büyük ölçüde kuşkonmaz bitkilerinin üzerinde toplanmıştır. Bu işlem şekil 8 c’de görülmektedir. Kümbetlerin yapımından sonra, erkencilik sağlamak amacıyla kümbetlerin üzerine hemen toprak üzerinden malçlama olarak naylon örtülür. İlk hasatla birlikte bu örtüler kaldırılır ve hasada devam edilir. Yeşil kuşkonmaz üretiminde pençelerin dikimi daha yüzeysel (6-10 cm) ve sık olarak (25-40 cm sıra üzeri aralıkla) yapılır ve bitkiler üzerinde herhangi bir şekilde kümbet oluşturulmaz. İlkbaharda aynen beyaz kuşkonmaz üretiminde olduğu gibi ayıklama yapılarak tarlanın düz olacağı şekilde taçların üzeri 6-8 cm’lik toprakla örtülür ve sürgünlerin gelişmeleri beklenir. Sürgünler toprak üstüne çıkıp 25-30 cm boy aldıklarında bıçak kullanılmadan kırılabildiği yerden kırılarak alınırlar. Bu sürgünlerde gelişme gösterecek sürgün veya göz bırakılmaz böylece sürgünün daha sonra gelişmesinin önüne geçilerek bitki yeni sürgünler yapmaya teşvik edilir. Hasat yine beyaz kuşkonmaz üretiminde olduğu gibi 8 hafta sürdürülür ve bitkiler o metottaki uygulamalarla yaz dönemini kapatırlar. 5.2. Tarımsal Savaşım Kuşkonmaz üretimini sınırlayıcı oranda fazla hastalık ve zararlı yoktur. Kuşkonmazlarda zarar yapan kuşkonmaz pası hastalığı kuşkonmazın toprak üzerindeki yeşil kısmında zarar yapar. Hastalık yapraklarda kurşuni lekelerle başlar daha sonra gövde yaprakların erken kurumasına neden olur. Genç plantasyonlarda sık görülür. Yağışlı sıcak havalarda sporlar kolayca yayılarak büyük zararlar yapar. En iyi savaşım bitki artıklarını hastalık sporlarını geliştirmeden kesip almak ve yakmaktır. Dithane ve Manep etkili ilaç uygulamaları yayılmayı önler. Önemli zararlısı ise kuşkonmaz sineğidir. Nisan ayı içinde görülür. Sineğin dişisi taze sürgünlerde hemen kabuk altına tek tek yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan larvalar sürgünde galeriler açar sürgün tekyönde büyür ve eğilir. Zarar gören sürgün daha sonra kurur. Yılda 2-3 generasyon verir. İnsektisitlerle savaşım yapılır. Bulaşık sürgünler kesilip yakılır. Kuşkonmazlarda taç da zarar yapan hastalıklardan korunmak için, hasat bittikten sonra toprak kümbetleri dağıtılmalı, taca yakın kısımlardaki toprağın güneşlenmesi sağlanmalıdır. 6. Olgunluk hasat ve depolama
Ege bölgesinde ilkbahardaki iklim şartlarına bağlı olarak ilk hasat Nisan ayı başlarında olur. Kuşkonmaz bitkileri kümbetlerin oluşturulmasından sonra çok yoğun bir şekilde sürgün meydana getirmeye başlarlar. İlk dönemlerde birkaç bitki ile başlayan sürgün meydana getirmeye başlarlar. İlk dönemlerde birkaç bitki ile başlayan sürgün hasadı daha sonra düzenli olarak artar. Kuşkonmazlarda hergün, sabah gün ağardıktan sonra düzenli sürgünler toprağı kabarttığı zaman hasat edilmelidir. Hasat sürgününün toprak yüzüne çıkmasına meydan vermeden gerçekleştirilmelidir. Toprak yüzüne çıkan sürgünlerin uç kısımlarında derhal antosyan oluşur ve sürgün uçları mor renk kazanır. Ancak mor renk oluşturmayan çeşitlerde vardır. Beyaz kuşkonmaz üretiminde bu renk oluşumu istenmez. Renk oluşumu ürünün fiyatını düşürür. Bu nedenle kuşkonmazlarda hasadın çok dikkatli birisi tarafından hergün aynı saatte, sabah erkenden yapılması gerekir. Hasat özel kuşkonmaz bıçağı ile yapılır. Fark edilen sürgününü üstündeki toprak biraz açılır. Ağız kısmı 2.5 cm genişliğinde olan uzun saplı özel bıçakla, uç kısmı toprağı kabartan sürgünün bağlı bulunduğu tacın 2-3 cm üzerindeki dip kısmına dokunulur. Bu sırada sol elle sürgünün ucundan tutulduğunda bıçağın o sürgüne dokunduğu hissedilerek bir defada, bıçak yanlara kaydırılmadan ileri doğru itilir. Böylece kesilen sürgün çekilerek alınır. (Şekil 9) Hasat edilen sürgünler içi çuvalla kaplanmış ve nemlendirilmiş sepete konarak üzerleri nemli bir bezle örtülür. Böylece sürgünlerin diri olarak saklanması sağlanır. Büyük alanlarda yapılacak üretimde hasadı yapacak kişi sayısının iyi ayarlanması gerekir. Zira başlangıçta sınırlı sayıda olan sürgün oluşumu sıcaklarla birlikte çok hızlı bir şekilde artar. Yeterli hasat elemanı yoksa, hasat her açıdan önemlidir. Hasadı yapan kişinin deneyimli ve dikkatli olması plantasyonun geleceği açısından büyük önem taşır. Hasat sırasında tacın yaralanması yumuşak çürüklükle bitkinin kaybına neden olabilir. Dikkatli olmayan kişi taç üzerinde gelişmekte olan ve daha sonraki günlerde hasat edilecek olan sürgünleri yapacak olan küçük sürgünleri yaralar veya keser. Böylece önemli verim kayıplarına neden olur. Hasat yönünden kuşkonmazlarda cinsiyet önem taşır. Erkek bitkiler dişi bitkilere göre daha erken sürgün meydana getirirler, daha çok sayıda düzgün şekilde sürgün yaparlar ve de meydana gelen sürgünler daha ince olur. Buna karşılık dişi bitkiler daha geç hasada gelirler. Daha kalın sürgünler oluştururlar ve sürgünlerde şekil bozuklukları görülür. Bu nedenle sadece erkek bitkilerden oluşan plantasyonlar kurulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalar içinde kuşkonmazların vegatatif yollarla çoğaltılması üzerindeki araştırmalar doku kültürlerinin uygulamaya konulması ile yoğunluk kazanmıştır. Doku kültürü yoluyla üretim açısından üzerinde çalışılması oldukça zor olan bu sebzede kallus kültürü yoluyla sürgün ve kök meydana getiren bitkiler elde edilmiş ancak aseptik ortamdan doğal ortama uyumda büyük zorluklarla karşılaşılmıştır. Hasat edilen kuşkonmazlar kalınlıkları dikkate alınarak 2-3 gruba ayrılırlar ve demetleme tahtası içinde uçları aynı hizada olacak şekilde dizilirler, rayfa ile yerinden bağlanırlar. Daha sonra demetlerin dip kısımları 22 cm’den düzgünce kesilir ve pazara arz edilir.
Kuşkonmaz ½ ve 1 kg’lıl demetler halinde pazarlanırlar. Demetler pazarlanıncaya kadar %70’in üzerinde nem taşıyan soğuk depolarda 6-8 gün süre ile saklanabilirler. Hasat edilen kuşkonmazlarda sınıflama kalınlıklara göre yapılır. 1.sınıf 16-26 mm kalınlıkta olanlar 2.sınıf 12-16 mm kalınlıkta olanlar 3.sınıf 12 mm kalınlıkta olanlar 4.sınıf 8 mm kalınlıkta olanlar olarak gruplandırılarak pazara arz edilir. Hasat dönemi tamamlandıktan sonra bitkiler olduğu gibi gelişmeye bırakılmalı, yaz boyunca düzenli aralıklarla gübrelenerek sulanmalıdır. Bu şekilde gelecek yılın sürgünlerinin oluşmasını sağlayacak besinlerin kuşkonmaz köklerinde depolanması sağlanır. Bundan sonraki yıllarda aynı işlemler düzenli olarak sürdürülmelidir. 7. Verim Kuşkonmazlarda hasat 8 hafta kadar devam eder. Bu dönemde düzenli sulamalarla birlikte gübrelemeler yapılır. Yabancı otların gelişmesine meydan verilmez. Fiziksel ve kimyasal mücadele yapılır. Bir yetiştirme sezonunda 8 haftalık hasatta dekardan ortalama 350-400 kg pazarlanabilir ürün alınır. Hasat süresinin uzatılması gelecek yılın ürününü önemli derecede olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle hasat süresi, kuşkonmazlığın son yılına kadar en çok 8 hafta olacak şekilde düzenlenmelidir. Plantasyonun son yıllarında ise bu süre 6 haftaya kadar kısaltılmalıdır.
8. Tohum üretimi Yaz boyunca gelişmeye bırakılan bitkiler birkaç gövdeli olarak büyürler, 1.5-2 m boy alarak çiçeklenirler. Dişi bitkiler, başlangıçta yeşil daha sonra açık yeşil, olgunlaştıklarında da kırmızı renk alarak yumuşayan üzümsü meyveleri meydana getirirler. Her meyve içinde salça kıvamında bir öz bulunur, tohumlar bu öz içinde yer alırlar. Tohum üretimi için, meyveler kırmızı renk alıp olgunlaştıklarında bitkilerden ayrılır ve bir kap içindeki suda ovularak tohumların dibe çökmeleri sağlanır. Bu tohumlar yıkanarak güneşte kurutulurlar. Birim alanlardan elde edilecek tohum miktarı dişi bitki sayısına ve tohum alınan plantasyonun yaşına bağlı olarak değişir.
Kaynak: Kültür Sebzeleri
|
|||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


