Üye Girişi
| Havuç Yetiştiriciliği |
|
| Çarşamba, 11 Şubat 2009 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Havucun bilimsel sınıflandırması
Havuç ülkemizde belli alanlarda önemli miktarlarda üretilip tüketilen bir sebzedir. Ülkemizin havucun anavatanı oluşu bu bitkinin Anadolu insanınca çok eskiden beri iyi tanıması ve değerlendirilmesine imkan vermiştir. Nitekim 1998 yılı istatistiklerine göre ülkemizde 240.000 ton havuç üretilmektedir. Bu üretim miktarı havucun sebze üretimimiz içinde önemli bir yeri olduğunu ortaya koymaktadır. Havuç üretiminin gelişimine bakıldığında en büyük üretimin Avrupa ülkelerinde olduğu görülmektedir. Ülkemizde havuç kışlık bir sebze olarak algılanıp üretilirken Dünya ülkelerinde havuç her mevsimde tüketilen bir sebzedir. Ayrıca havuç ülkemizde turşu haricinde hiç konserve edilmezken Avrupa ülkelerinde konserve edilmiş olarak büyük miktarlarda tüketilir. Havuç üretimi dünya üzerinde geniş alanlara yayılmıştır. Üretimin çok büyük bir bölümü kuzey yarı küresinde yoğunlaşmıştır.
Grafik: Dünyada Havuç Üretimi Yapılan Bölgeler
Grafik: Dünyadaki Toplam Havuç Üretiminin Dağılımı
Bugün dünyada üretilen havuçların hemen tamamına yakın kısmı portakal renkli olup, Hindistan’da kırmızı havuçlar üretilmektedir. Sürekli odun ve soymuk dokusunda maksimum karotenoid içeren çeşitlerin seçimi yönünde bir gelişme vardır. Mor havuçların içermiş olduğu renk maddelerinin konserve suyuna kötü bir görünüm kazandırması nedeniyle bu havuçlar sadece taze tüketim amacıyla üretilir olmuştur. Türkiye’de Önemli Havuç Bölgeleri
1.Ankara (Beypazarı) %35-40
2. Konya (Ereğli ve Çumra) 3. a) Akdeniz (Antalya, Mersin, Hatay) b) Ege (İzmir, Aydın, Manisa) c) Güney Marmara
Havucun Besin Değerleri
% 87 Su
% 13 kurumadde
0.2 g yağ
1.09 g protein
6.1 g KH
A vitamini 8000 IU (6 mg/100 g karoten )
B1, B2 vitaminleri,
8-10 mg/100 g Ascorbik asit,
Niacin,
Ca, P, Fe
Bol miktarda A vitamini barındıran Havuç B, C, D ve E vitaminleri
açısından da oldukça zengindir. Ayrıca karoten, şeker ve fosfor ihtiva
eder. 100 gram havuçta 40 kalori bulunur.
Havuçda
bulunan Beta-Karotin yaşlıkdan dolayı ileri gelen görme zayıflığından
koruyor. Bağırsakları çalıştırarak sindirime yardımcı olur. İdrar ve
gaz söktürücü özelliğe sahiptir. Vücuttaki zararlı maddeleri
uzaklaştırmaya yardımcı olarak kanı temizler. Havuç, kalp hastalıkları
ve damar sertliğine faydalıdır. Kalp krizi ve felç geçirme riskini
azaltır. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da
engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere
neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini
güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu
maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi
Farklı Renkteki Havuçların Sağlığa Yararları
2. Morfolojik Özellikleri
Havuçta yenen kısım iki dokudan oluşur. Bunlardan birincisi havucun dış kısmında yer alan üzerinde yan saçak kökleri taşıyan soymuk doku, ikincisi ise havucun iç kısmında yer alan odun dokusudur. Soymuk doku daha çok renk maddesi ve vitamin içerir ve daha gevrek yapıdadır. Yan kökler bu dokunun içinden dışarıya çıkarlar. Bu dokunun havucu oluşturan dokular içinden fazla miktarda olması yönünde çalışılır. Odun dokusu ise daha az renk maddesi içerir, daha açık renklidir. Daha sertlik, yeme esnasında zorluk yaratır, pişme sonrasında soymuk doku içinde farklı rengi ile dikkati çeker. Odun dokularda renk maddeleri birikimine az olur.
Resim: Havuç kök yumrusunda gelişme aşamaları
2.2. GövdeHavuç gövdesi havucun hemen üst kısmında oluşan bir rozet yapısındaki yaprakların orta kısmından 2. Yılda gelişir. Çeşide, bakım ve iklim şartlarına bağlı olarak 150-160 cm’ye kadar boy alır ve gövdenin ucu bir çiçek şemsiyesi ile son bulur. Gövde üzerinde aşağıdan yukarıya doğru biraz küçülerek devam eden yapraklar yer alır. Yaprak koltuklarından birincil, bunun üstünden ikincil, ikincillerin üstünden de üçüncül yapraklar ve çiçek demetleri oluşur. Gövde yan dalların uç kısmından bir şemsiye ile son buluır. Gövde boyuna çizgili ve tüylüdür. Tipik havuç kokusu taşır. Bitkinin gövdesi dayanıklı yapıdadır. Desteğe gerek kalmadan çiçek şemsiyelerine ve tohumlarını rahatlıkla taşır. 2.3. Yaprak ![]() Havuç çok bol miktarda yaprak meydana getiren bir bitkidir. Vegetatif kaldığı 1. Yılda çok yoğun yaprak meydana getirir. Yaprakları 40-50 cm kadar boy alır. Bitki ikinci yılda gövdesi üzerinde bol miktarda yaprak meydana getirir. Yapraklar bileşik yaprak olup ince iğne şeklindedir. Yapraklar genelde tüylü ve üst kısımları parlaktır. Yaprak saplarıda tüylüdür. Yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir. Hatta mum tabakası taşıyanlarda gri yeşil renkte olabilir. Geç gelişen yüksek verimli çeşitlerde yaprak miktarı erkenci çeşitlere göre daha fazladır.
2.4. Çiçek Havuç bitkisi ikinci yılda çiçeklenme gösterir. Çiçekleri şemsiye şeklindedir. İlk çiçeklenme bitkinin en üst kısmındaki ana şemsiyede başlar. Şemsiyeler birincil-ikincil-üçüncül ve dördüncül olmak üzere gruplar haline oluşurlar. Bu oluşum sırasına göre büyüklük kazanırlar. En iri şemsiye birincil şemsiyedir. Daha sonraki gruplarda şemsiye küçülür. Şemsiyelerde çiçeklenme meyve bağlama ve tohum olgunlaştırmada bu sıraya göre oluşur. Her şemsiye dıştan içeriye doğru dizilmiş yüzlerce çiçek sapını ve çiçeği taşır. Başlangıçta bir kadeh gibi uç kısmı kapalıu olan bu şemsiye çiçekler olgunlaşınca açılmaya başlar. Çiçeklerin tamamının açılması safhasında başlangıçta yere dik olan çiçek sapları yere paralel bir hal alır. Yere paralel hal alan çiçek sapları üzerindeki çiçeklerde beyaz renkli yaç yapraklar açarlar. Çiçekte 5 adet taç yaprak bulunur. Bu taç yapraklar genellikle beyaz renkte olmakla birlikte bazı çeşitlerde şemsiyenin iç kısmında ter alan taç yapraklar açık mor renkte olabilmektedir.
Çiçekler erselik yapıda olmakla birlikte aynı şemsiye üzerinde iç
kısımlarda yeralan çiçeklerden önemli bir bölümünün sadece erkek
organları gelişmiştir. Dıştan içe doğru sadece erkek organı gelişen
çiçeklerin yüzde oranı artmaktadır. Bir bitki üzerinde sadece dişi
organlı sadece erkek organlı veya erselik çiçeklere rastlanabilmektedir.
4. Yetiştirilme istekleri Optimum sıcaklık isteği 16-18°C' dir. Minimum sıcaklık isteği 9°C, Maximum sıcaklıkisteği ise 28°C dir. -5 ile -7°C'leri arasında donma başlar.
Taze olarak değerlendirilecek olan sofralık havuç üretimi ve erkenci
havuç üretimi için hafifi karakterli topraklar tercih edilmelidir. Bütün bu hususlar dikkate alınarak havuç ekilecek toprağın çok iyi işlenerek ekime hazırlanması gerekir. Havuç tohumlarının küçük oluşu, geç çimlenmesi gibi özellikleri nedeniyle toprak inceltilerek tohumun toprakla temasının tam olması sağlanmalıdır.
Resim: Önceden hazırlanmış toprağa mibzerle tohum ekimi
Ekim dikkatli bir şekilde hazırlanarak inceltilen toprağa mibzerle yapılmalıdır. Ekim derinliği 2.5-3 cm olmalı bir dekar alana 600-800 gr tohum atılmalıdır. Ekilecek tohum miktarı sıra arası mesafesi olarak 25-30-40 cm’lik aralıklar verilir. Sıra üzeri seyreltme mesafesi ise 5-12 cm arasında değişir. Havuç tohumunun 10 °C’nin üzerindeki sıcaklıklarda çimlendiğini görüyoruz. Toprak sıcaklığı bu seviyenin altında ise tohum çimlenmez çimlenme süresi yeterli sıcaklık oluşuncaya kadar uzar. Havuç ekiminden sonra meydana gelerek kaymak bağlama da çimlenmeyi önemli ölçüde kötü yönde etkiler. Havuç tohumu zarar görmeden uzun süre toprakta kalabilir ve şartlar uygun olunca çimlenir. Bu uzun çimlenme süresi içinde yoğun yabancı ot gelişmesi olur. Yabancı ot çimlenme ve gelişmenin önüne geçmek için ekim sonrasında çimlenme öncesi yabancı ot ilacı kullanmak başarıyı arttırır. 5.2. Bakım işleriÇimlenme tamamlandıktan ve bitkiler 2-3 hakiki yapraklı olduktan sonra sıra üzerinde seyreltme yapılır. Çeşit özelliğine bağlı olarak sıra üzeri mesafeleri ayarlanır. Ancak bu seyreltme döneminde tarlada alıkonulacak bitkilerin köklerinin zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Seyreltme işçiliği önemli bir maliyet yükler. Bunun önlenmesi için ekimin pnömatik mibzerle, seyreltme sıklığında ve çimlenme güvü yüksek tohumla yapılması gerekir. Seyreltme işleminden sonraki bakım işleri kaba otların elle alınması düzenli sulama ve mücadele işlerinden oluşur.
5.3. Gübreleme Kışlık ve geççi havuç çeşitlerde uzun bir süre büyüme ve gelişme devam ettiği için gübrelemeye çok dikkat etmek gerekir.Küçük, yazlık ve erkenci çeşitlerde gübreleme daha kolaydır. Havuç yetiştiriciliğinde azot yanında potasyum da büyük önem taşır. Bu iki besin elementi verim ve kaliteyi önemli ölçüde etkiler. Bitki nitrat formunda azotu tercih eder. Potasyum ise havuçta şeker oranını ve depolanma gücünü arttırır. Havuç özellikle çimlenme ve gençlik döneminde tuza karşı son derece hassastır. Ekimle birlikte gübre verme bu nedenle yanlış olur. Böyle bir uygulama çimlenme aksaklıklarına yol açar. Sıralarda boşluklar oluşur. Havuç yetiştiriciliğinde organik gübreler tercih edilmeli, erken dönem de yoğun inorganik gübreden kaçınılmalıdır. Yalnız havuç taze ağır gübresinden hoşlanmaz. Taze gübre havucun renginin bozulmasına ve mavi kırmızı bir renk almasına neden olur. Ayrıca erken çiçeklenmeye neden olduğu söylenir. Toprakta tav nedeniyle gübreleme ekimden bir hafta evveline kadar yapılmamışsa gübre vermeden ekim yapıp çimlenme tamamlanıp bitkiler 2-3 yapraklı olduklarında gübreleme yapmak daha doğru olur. Dekara 8-10 kg saf azot, 8-9 kg fosfor ve 12-16 kg potasyumlu gübre hesaplanarak ekimden en az iki hafta önce toprağın 10-15 cm derinliğine karıştırılmalıdır. Azotun yarısı ekim öncesinde diğer yarısı da bitkiler 3-4 hakiki yapraklı olduklarında uygulanırsa yıkanma yoluyla kayıp azalır. 5.4. Sulama Düzenli sulama havuçta kök gelişiminin primer ve sekonder de çok önemlidir. Primer dönemdeki susuzluk havuç boyunun kısa kalmasına, sekonder dönemdeki susuzluk havucun yeterli ölçüde kalınlaşmamasına ve ayrıca düzensiz sulama isse havucun çatlayarak pazarlanamaz hale gelmesine neden olur. Bu nedenle havuç yetiştiriciliğinde sulama başarıyı en çok etkileyen faktörlerden birisidir. Havuç için yağmurlama veya damlama sulama tercih edilmelidir.
5.5. Tarımsal Savaşım Havuçlarda zarar yapan hastalıkları Botrytis, Rhizoctonia ve havuç mildiyösü (Plasmopora) olarak verebiliriz. Havuç yetiştiriciliğinde karşılaşılan önemli zararlılar ise Havuç sineği, Nematodlar ve köstebeklerdir. Yetiştiricilikte bu zararlılara karşı mutlaka önlem almak gerekir. Havuç yetiştiriciliğinde münavebe de büyük önem taşır. Uygun ön bitkiler Liliaceae(Zambakgiller) familyası, Alliaceae(Soğangiller) familyası, domates, marul, hindiba
Kaçınılacak ön bitkiler Apiaceae(Maydanozgiller)’nin tüm türleri, Brassicaceae familyası, fasulye, tahıllar
Resim: Havuç elle hasad edilirken
Hasat, yetiştirilen çeşide, yetiştirme alanının genişliğine ve pazarlanacak havucun miktarına göre elle veya makineyle yapılır. Sofralık havuçlar birkaç adedi bir demet yapılarak yaprakları ile veya söküldükten sonra yaprakları kesilerek torbalar içerisinde pazarlanırlar. Söküldükten sonra uzun süre kapalı kaplar içinde muhafaza edilen havuçlarda açılaşma görülür. Bu nedenle uzun süreli muhafaza zorunlu ise havuçların temizlenerek dere kumu içinde serin bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir.
Muhafaza sıcaklıkları sıfırın üzerindeki 3-50C’lik sıcaklıklardır. Söküldükten sonra muhafaza edilmesi düşünülen havuçlarda hasatın tam olgunlaşama gerçekleştikten sonra yapılması ve hasat sırasında havuçların yaralanmamasına özen gösterilmesi gerekir.
Resimler:Havuclar yıkandıktan sonra seçilerek poşetlere doldurulur ve pazara hazır hale getirilir.
Kaynaklar:
Kültür Sebzeleri (Prof. Dr Hüsseyin Vural) Prof. Dr. Kazım Abak Ders Notları Derleme, Resimler ve Aktarım :© Gencziraat.com İzinsiz yayınlanamaz |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Sonraki > |
|---|










