Üye Girişi
| Enginar Yetiştiriciliği |
|
| Perşembe, 14 Ağustos 2008 | |
|
Bilimsel
sınıflandırma
Alem:
Plantae (Bitkiler)
Bölüm:
Magnoliophyta (Kapalı tohumlular)
Sınıf:
Magnoliopsida (İki çenekliler)
Takım:
Asterales
Familya:
Asteraceae (Papatyagiller)
Cins:
Cynara
Tür:
C. scolymus
Binominal
adı : Cynara scolymus L.
Ekonomik
Önemi, Anavatanı ve
Yayılma Alanları
Bileşik çiçekliler familyası sebzesi olan Enginarın
anavatanı Akdeniz havzası ve Kıbrıs adası olarak belirtilmektedir (Bayraktar,
1981; Abak, 1987). Günümüzde Batı ve Doğu Akdeniz ülkeleri ile Kuzey Afrika ve
Güney Avrupa ülkelerinde hem yabani formları hemde kültür formlanna bol
miktarda rastlanılmaktadır (Thompson and Kelly, 1957). Enginar eski Yunanlılar
ve Romalılar dönemlerinden beri bilinen ve bu dönemlerde kral sofralarının en
geçerli yemeği olarak tüketilen bir sebzedir. Ayrıca günümüz tarihi
kalıntılarında enginar başının sütun ve sütun başlıklarında bir motif olarak
kullanılması enginarın 15. yüzyıldan beri sebze olarak değerlendirildiğini ve
enginara verilen önemi göstermektedir. Avrupadan 16. yüzyılda Fransa, Almanya
ve İngiltere'ye yayılan enginar 17. yüzyılda Amerika'ya girmiştir (Günay,
1993).
Enginar
halk arasında deve dikeni olarak
bilinen ve kırlarda kendiliğinden yetişen dikenli bitkinin seleksiyonu sonucu
elde edilmiştir.
Kültürü yapılan enginar sistematikte, Asteraceae
familyasında yer alır. Enginarın yer aldığı Cynara cinsi içinde üç yabani tür
daha bulunur.
- Cynara card unculus L.: Akdeniz'in kıyı bölgeleri ve Latin Amerika'da yaygındır.
- Cynara syriaca Boiss: Orta
Akdeniz'de (Suriye, Lübnan, Türkiye, İsrail)
yaygındır.
- Cynara Sibthorpiana Boiss ve
Heldr: Yunanistan ve Ege adalarında yaygındır.
Kültürü yapılan enginar Cynara scolymus L.
ise Cynara cardunculus L.'in değişime uğramasıyla meydana
gelmiştir (Eser ve Özen, 1998).
Bugün Akdeniz ülkeleri dünyanın en çok enginar
üreten ülkeleri durumundadır.
İspanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, Türkiye, İsrail, ABD.
Arjantin ve Mısır en çok enginar üreten ülkelerdir (Anonymous, 1996 a).
Ülkemizde Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde
yapılan üretimin % 55'i Ege, % 45'i ise Marmara bölgesinde
gerçekleştirilmektedir. Akdeniz bölgesindeki üretim şimdilik önemli boyutlarda
değildir. Toplam enginar | üretimimiz 24.500 ton civarındadır (Anonymous,
1998).
Enginar çok yıllık bir sebzedir. Bulunduğu yerde 8-10
yıl kalabilir ve ürün vermeye devam eder. Ancak ekonomik bir üretim için 5-6
yılda bir plantasyonun yenilenmesi gerekir.
Enginarın çiçek tablası ve çiçek tablasında bulunan yapraklan (brakte
yapraklan) yenir. Taze dönemlerde ise sap kısmınında belirli bir bölümü
değerlendirilmektedir. Enginar ülkemizde genelde taze olarak tüketilir. Ancak enginar günümüzde dünya ülkelerinin pekçoğunda büyük boyutlarda konserve edilerek değerlendirilmektedir. Büyük marketlerde enginar konservesi diğer sebze konserveleri arasında yerini almıştır. Genellikle konserve sanayinde etli ve büyük tablalı çeşitlerin kullanılması yanında brakte yapraklan ile birlikte tam olarak konserve edilebilen ve pratikte enginar kalbi olarak ifade edilen küçük başlı (1 kg'da 12-14 adet) çeşitlerin konserveleri de önemli boyutlarda kullanım alanı bulmuştur (Vural, 1978). Enginarın beslenme ve sağlık açısından değeri çok yüksektir. Yapılan çalışmalarda 100 g taze enginarın % 10-12 kurumadde, % 88-90 su içerdiği belirtilmiştir. Bu miktar kuru madde içinde yaklaşık 2-3 g protein 0.5-2 g şeker, 0.2-0.3 g yağ bulunmaktadır. Enginar B ve C vitaminlerince zengindir. Yine 100 g taze enginarın 10 mg C vitamini içerdiği belirlenmiştir. Ayrıca kalsiyum, potasyum, demir, magnez-yum ve fosfor içeriğide yüksektir.
Morfolojik Özellikleri
Enginar çok yıllık bir bitkidir. Topraküstü organlan bir yıllık, toprak
altında bulunan esas gövdeyi oluşturan kök kısmı ise çok yıllıktır.
Enginar tohumuyla
veya bitkilerin kök ve kökboğazlanndan
oluşan dip sürgünleri ile üretilir. Halk arasında bu sürgünler piç olarak
adlandı-rılır. Generatif üretim şekli olarak bilinen tohum ile üretimde
dikkatli olunmaz ise büyük oranda oluşan yabancı döllenme ve açılma nedeniyle
çeşit Özelliğini kaybederek atavizm yani yabanileşme meydana gelir. Bu nedenle
enginar üretiminde vegetalif üretim şekli olan dip sürgünleri ile yapılan
üretim şekli kullanılır. Dip sürgünleri ile yapılan üretimde alınan dip sürgünü
alındığı bitkinin bütün özelliklerini taşır. Bunun içindir ki enginar üretimi
dip sürgünleri (piçler) ile yapılır. Tohumla yapılan üretim ise genelde ıslah
çalışmalarında yaygın olarak kullanılır.
Kök
Enginar kuvvetli bir
kök yapısına sahiptir. Çok yıllık bir bitki
olması nedeniyle toprak altında yetiştiği yıl süresince kalınlaşan ve odunlaşan
siyah renkli bir rizom oluşturur (Şekil 51). Bu rizomlar üzerinde etli yan ve
saçak kökler oluşur. Yan ve saçak kökler genelde 50 cm toprak derinliğinde
yayılmıştır. Hafif toprak koşullarında ise bu köklerin 1.5 m derine kadar inebildiği belirlenmiştir (Günay, 1993; Abak, 1987). Rizom üzerinde
adventif (uyur) gözler mevcuttur, bu gözlerden sürgün ve yapraklar oluşur.
Yapraklarda oluşan depo maddeleri rizomda birikir ve çok yıllık olan bitkilerin
gelecek yıllardaki yaşamlarını sürdürmelerini sağlar. Rizom toprak altında
Mayıs-Ağustos aylan arasında susuz bir ortamda kaldığı sürece yaşamını
sürdürür. Sulanması halinde yeniden sürerek gelişir.
Gövde Enginar gövdesi 50-200 cm boy alabilir. Gövde yuvarlak ve üzeri boyuna çizgilidir. Gövdede yeşil renk hakim olup, bu renk bazı çeşitlerde antosyan oluşturması nedeniyle mor renge döner. Gövde üzerinde yapraklar almaşık olarak dizilmişlerdir. Bitki yaprak koltuklarından 2-5 adet yan dal oluşturabilir. Ana gövde ve yan dallar bir çiçek tablası ile son bulur. Bir enginar ocağından 10-15 adet ayrı gövde oluşabilir, ancak kalite ve verim yükseltilebilmesi için bunlardan 2-3 adedinin gelişmesine izin verilir.
Yaprak
Yapraklar çok değişik yapıdadır. Enginar yapraklan 50-80 cm uzunluğa
ulaşabilir. Şekilleri uzun ve oval, hafif parçalı veya çok parçalı yapıda
olabilir. Yaprak kenarları bazı çeşitlerde parçalı, girintili çıkıntılı (yerli
enginar) olabildiği gibi bazı çeşitlerde düzgün ve geniş ayali (sakız enginarı)
olabilmektedir. Yaprakların üzeri düz, gri ve yeşil, alt yüzleri ise beyaz ince
tüylerle kaplı ve boz renklidir.
Baş
Bir enginar ocağında ana sürgün ucunda oluşan başa "baş enginar" yan
sürgünlerde oluşan başlara ise "kol enginar" adı verilir. Çeşitlere
göre değişmekle birlikte bir enginar başının çapı 3-15 cm, ağırlığı ise 200-700
g arasında değişir. Baş uzun, oval, uzun-oval, omuzlu oval, yuvarlak ve basık
şekilli olabilmektedir (Abak, 1987). Baş büyüklüğü bakımından da çeşitler
arasında önemli farklılıklar vardır. Bazı çeşitlerde baş çapı 5 cm iken
bazılarında 10 veya 15 cm olabilmektedir. Baş yüksekliğide 6-13 cm arasında
değişir. Başın brakte yapraklan da uzun-dar veya kısa-geniş olabilmektedir.
Bazı çeşitlerde ise brakte yaprağının ucu dikenlidir. Yine bazı çeşitlerde
brakte yapraklar sıkı olarak birbiri üzerine dizilmişken bazılarında oldukça
gevşek bir yapı gösterirler. Brakte yaprakların boyu genellikle eninden büyük
ve üçgen şekillidir. Başın dış tarafındaki brakte yapraklan koyu yeşil, iç
kısmındakiler ise açık-yeşil renklidir. Buna karşılık bazı çeşitlerde brakte
yapraklan menekşe-mor renkli de olabilmektedir (Violet de Provence çeşidinde
olduğu gibi). Tüketim şekline bağlı
olarak ülkemizde yetişen enginar çeşitleri farklı özellikler göstermektedir.
Hernekadar dünya ülkeleri arasında çok fazla bilinen bir sebze olmamasına
rağmen günümüzde tüketim amacına yönelik çeşitler geliştirilmektedir. Ülkemizde
yaygın olarak yetiştirilen çeşitler ve bunların özellikleri aşağıda
özetlenmiştir.
Yerli enginar:
Ege ve Akdeniz bölgesinde yetişir.
Yapraklan parçalıdır ve başlar sakız enginarına göre daha küçük ve basıktır. Bu
çeşidin bitkileri verime geç yatar ve daha küçük ve basık baş oluştururlar.
Diğer yandan Sakız çeşidi ile yerli enginarın
morfolojik açılardan bazı benzerlikler göstermesi, bu ki çeşidin muhtemelen
aynı olduğu tezini kuvvetlendirmektedir. Çünkü sakız çeşidi ile yapılan çok
yıllık yetiştiriciliklerde bitkilerde yıllar içinde artan oranlarda yaprak
formasyonları ile dikkat çeken, parçalı yapraklı ve verime geç yatan yerli tip
enginar bitkileri oluşumu gözlenmektedir (Eser ve Koçer, 1992).
Sakız çeşidinde görülen ve tek yönlü olarak
gerçekleşen bir değişimin sonucu meydana gelen ve morfolojik özellikleri
yanında verim davranışları ile de Sakız çeşidinden ayrılan özelliklere sahip
farklı tip bitkiler Yerli enginar" olarak adlandınlır.
c: Marmara bölgesinin, İstanbul ve Bursa yöre
sinde yetişen sofralık ve konservelik bir çeşittir. Oldukça iri ve basık başlı
özellik gösteren bu çeşit aynı zamanda iri çiçek tablası taşır. Geçci çeşit
olması taze tüketim oranını azaltmaktadır. İri çiçek tablası konserveye
uygundur.
Çiçek Enginarın sebze olarak değerlendirilen baş kısımları bitkinin çiçeğini oluşturur. Tüketilen kısım bir çiçek tomurcuğudur. Çiçekler erselik yapı dır ve bir baş 600-1200adet çiçek taşır. Çiçekler mor-erguvan renktedir Çiçeklenme çiçek tablasının dışından başlar ve merkeze doğru ilerler.
Çiçek 4-5 günde çiçeklenmesini tamamlar. Bu çiçek tomurcuğu üzerinde çok sayıda brakte yaprağı bulunur. Brakte yapraklarının iç kısmında çeşitlere göre değişen irilikte çiçek tablası vardır. Esas tüketilen kısım olan bu tablanın kenarlarında bir veya iki sıra dizilmiş mor-erguvani rekte çiçeğin taç yapraklan bulunur. Ortada ise erkek ve dişi çiçeklerden oluşan çiçek topluluğu mevcuttur. Eğer enginar başı hasat edilmezse bu taç yapraklar gelişerek brakte yapraklan arasından dışarı çıkar ve mor-erguvani renk alırlar. Tablanın ortasında bulunan çiçek topluluğu tüylerle çevrilidir. Bu tüylerin tabla ucunda ise tohumlar oluşur. Döllenmeden 35-40 gün sonra tohumlar olgunlaşır.
Tohum
ve çimlenme özellikleri
Enginar
çiçeğinin tozlanma ve
döllenmesi tamamlandıktan sonra hem brakte yapraklar hemde taç yapraklar
beyazlaşmaya başlar. Erkek ve dişi organlarının oluşturduğu tüysü yapı kurur ve
tabla üzerinde tohumlar oluşur.
Tohumlar
koyu kahverengi, siyah-mor renkli ve kırçıllıdır. Sert yapılı olan tohumlar 5-7 mm uzunlukta, 4-6 mm
kalınlıkta olabilir. Bir gramda 15-25 adet tohum bulunur. Tohumlar çimlenme
özelliklerini 4-6 yıl korurlar. Tohumların optimum çimlenme sıcaklıkları
20-30°C dir. Çimlenme için karanlık koşullar isteyen tohumlar 12-14 günde
çimlenmesini tamamlar (Anonymous, 1996 b). Enginar tohumlan genellikle ıslah çalışmalarında ve yeni çeşitlerin elde edilmesinde kullanılır. Önce belirtildiği şekliyle yaygın üretim şekli dip sürgünleri ile yapılan üretimdir.
Yetiştirilme İstekleri
Ege
Bölgesinde Eylül-Mayıs
ayları arasında 9 ay süreyle gelişen enginar bitkileri, 3 ay süre ile
dinlenmeye bırakılır. Bitkiler dinlenmeye bırakılmazsa meydana gelecek başlar
küçülür, verim ve kalite düşer.
İklim isteği
Enginar ılık iklimlerde yetişen kışlık bir sebzedir. Çok
soğuk ve sıcaktan hoşlanmaz. Kış aylarında sıcaklık 0°C altına düşerse yaprak
ve başlarda önemli zararlar oluşur. 20°C üzeri sıcaklıkta gelişme yavaşlar,
25°C üzerinde ise gelişme durur. Sıcak ve kurak koşullarda baş sertleşir ve
kalite düşer (Abak, 1987). Enginar üretilen bölgelerdeki ilk donlar da önemli
zararlar yapar. Erkenci özellik gösteren çeşitlerde erkenci ve turfanda ürünün
oluşumu engellenir. İlkbahar döneminde oluşan kurak ve sıcak havalar ise özellikle
geçci konservelik çeşitlerde başların küçük kalmasına, gevrekliğinin azalmasına, acılaşmasına ve liflenmeye neden olur. Artan sıcaklık ile
başlar hemen çiçeklenmeye geçer ve verim düşer.
Ege,
Marmara ve Akdeniz bölgelerinde hüküm süren
ılık ve nemi: iklim şartları enginar üretimi için son derece elverişlidir.
Optimum gelişme sıcaklığı 15-18°C'dir. Bunun yanında iyi bir hava nemi ve
sulama koşullan sağlanmalıdır. Macit ve Şalk (1970) enginarın kışları donsuz,
yazlan serin ve bulutlu hatta sisli geçen serin iklimi çok sevdiğini
bildirmektedir.
Toprak
isteği
Enginar
çok yıllık bitki olması
nedeniyle derin bünyeli, humusca zengin ve iyi drene edilmiş topraklardan
hoşlanır. Çok hafif karakterli kumlu veya çok ağır karakterli topraklan sevmez.
Hafif kumlu topraklarda daha erken verim alınması ve erkencilik sağlaması
yanında başların küçük kalması ve verimin azalması en önemli
dezavantajdır. Bu tip topraklarda çok iyi sulama yapılmalıdır. Ağır karakterli
topraklarda ise çok yıllık olar. kökler havasız kalarak çürür. Enginar için
toprak pH'sı 6.0-6.5 olmalıdır. Topraktaki organik madde miktarının ise % 2
civarında olması yararlı olun Güneye meyilli yamaç araziler ise erken ısınması
nedeniyle erkenci enginar üretiminde başarılı olarak kullanılabilir.
Yetiştirilme Şekli
Toprak
hazırlığı, ekim, dikim ve
bakım isleri
Enginar,
yetiştirildiği toprağı uzun
süre işgal ettiği için plantasyon kurulmadan önce arazinin mutlaka derin işlenmesi
(50-80 cm derinlikte çok yararlı olur. Bu derin işlemeden sonra bir kaç gün
havalanan top Disk-Harrow ile inceltilir ve dikim yerleri hazırlanır. Enginarda çoğaltma ağırlıklı olarak vegetatif yolla yapılmaktadır. Ancak ıslah çalışmalarında ve yeni çeşit geliştirme çalışmalarında tohum ile de üretilebilir. Bugün yapılan bazı çalışmalar sonucunda tohum ile yetiş tirilen çeşitlerin geliştirildiği ve İsrail ile Fransa'da tohumdan kurulmuş plantasyonlar olduğu belirtilmektedir (Abak, 1987). Tohum ile yapılan üretimde genellikle önce fidelerin yetiştirilmesi gerekmektedir. Bunun içi tohumlar Mart-Nisan aylarında genelde harç dolu saksı veya tüplere e. Her saksıya 2-3 adet tohum ekilir. Çimlenen tohumlardan gelişen 1 veya bitki saksıda bırakılır ve gerekli bakım işleri yapılır. O yıl içinde gelişen fide ler ertesi yıl yine Mart-Nisan aylarında saksıdan çıkarılarak esas yerle dikilirler.
Dip
sürgünlerinin esas
yerlerine dikimi genellikle 1.00x60-70 cm mesafelerle yapılır. Dikime hazır
hale getirilen tarlada 1 m ara ile karıklar açılır ve bu karıkların boyun
noktalarına 60-70 cm ara ile dip sürgünlerinin söküm derinliğine açılan
çukurlara dikim yapılır. Dikim sonrası hemen cansuyu salma şeklinde verilir.
Dip
sürgünleri
köklendirilmeden esas bitkiden alındığı şekliyle de esas yerlerine dikim
yapılabilir. Ancak bu şekilde yapılan üretimde dip sürgünleri köklü olmadığı
için dikim sonrası kurumalar çok olur ve tarlada yer yer boşluklar oluşur. Bu
boşluklar aşılama yapılarak doldurulmaya çalışılırsada hem bitkiler arasında
homojen gelişme olmaz, hemde işçilik maliyetleri artar. Bu olumsuzluk nedeniyle
köklendirilmiş enginar dip sürgünlerinin esas yerlerine dikilmesi en çok
önerilen yöntemdir.
Ağustos ayı ortalarında esas yerine dikilen dip
sürgünleri gerekli bakım işleri yapıldığı taktirde hızla gelişir ve o yıl
içinde çoğunlukla baş oluşturarak verime geçerler (Özzambak ve Yollaş, 1988).
Özellikle erkenci çeşitlerde yapılan bu tip üretimde erkenci verim büyük oranda
artar. Bu üretim şeklinin bir diğer avantajı da varyasyon gösteren çeşitlerde varyasyon oranının minimum düzeye indirilebilmesidir.
Memelerle
yapılan üretim: Enginarın toprakaltı gövdesinin üzerinde bulunan
ve yeni sürgünleri oluşturacak olan memelerin (adventif gözlerj kullanılması
yolu ile yapılan üretim şeklidir. Üzerinde göz taşıyan gövde parçalan üretimde
kullanılır. Yaşlı enginar plantasyonlarının toprakaltı gövde lerinden alınan
5-8 cm çaplı ve 10-15 cm uzunlukta, üzerinde bir-iki meme içeren parçalar ya
olduğu gibi esas yerlerine dikilirler, yada köklendirme yastıklarında
köklendirilerek esas yerlerine aktarılırlar.
Memelerle
yapılan üretimin en önemli
dezavantajı, özellikle varyasyon gösteren çeşitlerde seçim yapılamamasıdır.
Yapraksız dönemde alınan memelerin açılma gösterip göstermediği anlaşılamadığı
için bu üretimden elde edilen bitkiler homojen özellik göstermeyebilir. Bu
sakıncanın ortadan kaldırılması için bitkilerin yapraklı dönemde işaretlenmesi
gerekir.
Bu üretim şeklinde meme içeren gövde parçalan
yerine sadece iri görünüşlü memelerin toprakaltı gövdesinden ayrılarak yine
köklendirildik-ten sonra esas yerlerine dikilmesi şeklinde de üretim
yapılabilmektedir.
Bakım işleri
Enginar üretiminde iyi bir bitki gelişimi sağlamak ve
düzenli verim elde edebilmek için bakım işlerinin yerinde ve zamanında
yapılması gerekmektedir.
Çapalama
Köklendirilmiş veya köksüz piçlerin esas
yerlerine dikiminden sonraki gelişme dönemlerinde sıra aralan ve sıra
üzerlerinde gelişen yabana otları temizlemek ve toprağı kabartmak amacıyla
yapılır. Çapalama, mevsime bağlı olarak 2-3 kez yapılır. Gelişmenin ilk
dönemlerinde 2-3 kez yapılan çapalama işlemlerinden sonra hızla gelişen bitkiler toprak yüzeyini kapattığı için başka çapalama işlemine gerek kalmaz.
Sulama Enginar gelişme ve büyüme döneminde oldukça fazla su isteyen bir bitkidir. Yetiştirildiği bölgelerde Ağustos ayı başından itibaren verilen uyandırma suyu ve kış mevsimi yağışlarının başlangıcına kadar olan dönemde düzenli ve yeterli miktarlarda su ister. Kış mevsiminde ise gerekli su ülkemizde genellikle yağışlardan sağlanır. Eğer yağışlar yetersiz kalırsa sulama yapılması gerekmektedir. Özellikle hasat döneminde yağış yetersiz ise mutlaka sulama yapılmalıdır. Susuz kalan bitkilerde verim ve kalite düşer. Sulama işlemi genellikle karıklara salma sulama şeklinde yapılır. Ağır karakterli topraklarda aşırı su vermemek gerekir. Aşın su kök çürümelerine neden olur. Erkencilik ve turfanda yetiştiricilik için en önemli işlem uyandırma suyunun veriliş zamanıdır. Ege bölgesi koşullarında Ağustos ayı başında verilen uyandırma suyunun ideal uyandırma zamanı olduğu belirtilmektedir (Eser ve ark. 1985 ve 1992 b).
Gübreleme
Enginar
üretiminde gübreleme
işlemi iki farklı dönemde yapılır. Çok yıllık sebze olması nedeniyle plantasyon
kurulmadan önce yapılacak ilk gübreleme çok önem taşır. İkinci dönem ise bitki
gelişim döneminde yapılan gübreleme işlemidir. Enginar plantasyonu tesis
edilmeden önce yapılan derin toprak işlemesinden sonra dekara 4-5 ton yanmış
çiftlik gübresi verilir ve toprağın 30-40 cm derinliğine karıştırılır. Ayrıca
çiftlik gübresine ilave olarak tesisten önce dekara 15-20 kg azotlu, 30-40 kg
fosforlu ve 15-20 kg potasyumlu gübre verilmelidir. Bu temel gübrelemeden sonra
tesis kurulur (Macit ve Şalk, 1970).
Dikimden sonraki bitki gelişim dönemlerinde ise
bitki gelişim durumu ve baş kalitesine göre organik ve mineral gübre ile
gübreleme yapılması gerekmektedir. Toprak analizine bağlı olmak koşulu ile
ortalama olarak her yıl enginar plantasyonu için 15 kg/da N, 10 kg/da P2O5 ve
15 kg/da K2O kullanılması tavsiye olunur
(Abak, 1987). Fosfor ve potasyumlu gübreler bir defada ve uyandırma suyundan
sonra verilmesine karşılık N'lu gübreler ilk uyandırma suyu ile, baş oluşum
döneminde ve hasat döneminde olmak üzere üç farklı dönemde verilmelidir.
Gübreler karıklara verilebildiği gibi ocaklara da verilebilir. Ocaklara
sonbahar da 3-4 kg/ocak yanmış çiftlik gübresi verilmesi tavsiye olunur. Ayrıca
yine ocak başına 6-10 g N, 5-10 g P2O5 ve 10-15 g K2O gübrelemeside
önerilmektedir (Günay, 1993) Bu yöntemde de azotlu gübrenin yine 3 farklı
dönemde verilmesi gerekmek-tedir.
Ocak temizliği Enginar üretiminde ocak temizliği genellikle sonbaharda bir kez yapılır. Uyandırma suyu verildikten sonra toprakaltı kök sistemindeki uyur gözlerden oluşan çok sayıdaki dip sürgününün temizlenmesi ve seyreltil mesi gerekmektedir. Sonbahar döneminde ocaklar açılarak toprakaltı gövde sine ulaşılır ve gelişen dip sürgünlerinden en kuvvetli gelişen iki-üç tanesi bırakılır, diğerleri kesilerek atılır. Açılan ocağa birer kürek yanmış ahır gübresi verilir ve tekrar boğaz doldurması yapılır. Ocak temizliği bazı yıllar gerekli olursa ilkbaharda ikinci bir kez daha yapılabilir. Tekrar ilkbaharda açılan ocaklardan çok sayıda gelişen dip sürgünlerinden zayıf gelişenler temizlenir. Mümkünse tekrar ahır gübresi verilir ve boğaz doldurulur.
Enginar yetiştiriciliğinde yaz temizliği İlkbaharda havaların iyice ısınması ve sıcaklığın 25°C üzerine çıkmasından sonra enginar başlan kartlaşır ve tüketim değerini kaybeder. Bu dönemden sonra plantasyonun suyu kesilir ve bitkiler kurumaya bırakılır. Bitkiler üzerinde gelişen başlar çiçeklenir ve tohum oluştururlar ve bitkiler daha sonra kururlar. Ege bölgesinde bu genellikle Temmuz ayı ortalarına rastlar. Bu dönemde kuruyan bitkilerin toprak üstü aksamları keskin çapa, balta veya orak yardımıyla kesilir. Bu kesim işlemi sırasında bitkinin toprak -altı kök sistemine zarar verilmemelidir. Kesilen bitki artıkları tırmıklanarak temizlenir. Uyandırma suyu verilinceye kadar plantasyonda başka bir işlem yapılmaz.
Erkenci üretim için Gibberellikasit (GA3) uygulaması Ege ve Akdeniz bölgelerindeki enginar üretiminde erkencilik çok önemlidir. Özellikle İzmir, Çeşme, Karaburun ve Gümüldür bölgelerinde yapılan Sakız enginarı üretimi |



