|
1.Giriş
Ankara armudu (Pyrus communis L.), üstün meyve kalitesi ve uzun süre depolanabilme özellikleri nedeniyle çok eski zamanlardan bu yana armut yetiştiricilerinin ilgisini çeken yerli, standart, kışlık çeşitlerimizden birisidir.
Armudun gen merkezlerinden birisi olan ülkemizde, Ankara
armudunun dışında yazlık, kışlık, standart yada yöresel 600'ün üzerinde
çeşit bulunmaktadır.
Bir ılıman iklim bitkisi olan armut
ülkemizin tüm tarım bölgelerinde yetiştirilmektedir. Ağaç varlığı
bakımından Ege (%17.7), Marmara (%16.7) ve Ortakuzey (%16.0); üretim
bakımından ise Marmara (%20.7) ve Ortakuzey (%15.4) Bölgeleri ilk
sırada yer almaktadır. Hem ağaç miktarı ve hem de üretim bakımından ön
sıralarda bulunan Ortakuzey Bölgesi'nde yer alan Ankara ili, 830.000
adet ağaç varlığı ve 23.000 ton üretimi ile hem Bölge'nin ve hem de
Bursa ilinden sonra ülkemizin en önemli armut üreticisi ili
konumundadır .
Ankara ilinin tüm ilçelerinde armut tarımı
yapılmakta ise de toplam ağaç varlığının %85'ini ve üretiminin %80'ini
karşılayan Çubuk, Kızılcahamam, Nallıhan, Kalecik, Güdül, Ayaş ve Kazan
bu meyve türünün yetiştirildiği başlıca ilçelerdir. Bu ilçelerden
Çubuk, Ankara ili armut üretiminin %30'unu tek başına karşılamaktadır .
Ankara
ilinde yetiştirilen başlıca armut çeşidi Ankara armududur. Ülkemizin
toplam armut üretimi içerisinde % 17'lik paya sahip bulunan Ankara
armudunun en fazla üretildiği bölge, içerisinde Ankara ilinin yer
aldığı Ortakuzey Tarım Bölgesi'dir. Bölgenin armut üretiminin %50'sini
bu çeşit oluşturmaktadır.
Kaynağının büyük olasılıkla Ankara ili
olduğu öne sürülen Ankara armudu meyvecilik yönünden kısmen olumsuz
ekolojik koşullara sahip Orta Anadolu Bölgesi'ne iyi uyum
göstermektedir ve bu özelliği ile Bölge meyveciliğine önemli katkılarda
bulunmaktadır.
2.Ankara Armudunun Morfolojik ve Biyolojik Özellikleri
2.1 Morfolojik Özellikleri
Ankara
armudunun ağacı dikine büyür. Ana dallar seyrek, yan dallar ise sıktır
. Ağacın gövdesi ve yaşlı dalları siyaha yakın koyu gri, yaşlı dalları
ise açık gri renktedir. Meyve dalı olarak yaşlı dallar üzerinde bol
miktarda çıtanak ve topuz, genç dallar üzerinde ise kargı ve dalcıklar
bulunmaktadır .
Ankara armudu ağaçları kullanılan anaca göre
farklı kuvvetlerde gelişmektedir. Armut ve ahlat çöğür anaçları
üzerinde ağaçların yüksekliği ve çapı 5-6 m, taç hacmi 60-70 m3;
bodur ayva klon anaçları üzerinde yüksekliği 3-4 m, çapı 2.5-3.5 m ve
taç hacmi 8-18 m3'dür .
Odun gözleri tombulca, uçları sivri,
pulcukları kahverenginde ve birbiri üzerine sıkıca kavuşmuştur. Bir
külah biçiminde olan tomurcuklarla dal arasında 25-30 derecelik bir açı
bulunmaktadır. Meyve gözleri şişkin, kabarık, uçları sivri, pulcukları
odun gözlerindeki kadar birbiri üzerine sıkıca yapışmamış ve tomurcuğun
ucundaki pullar birbirinden kısmen ayrılmıştır. Yaprakların kenarları
kolaylıkla fark edilemeyecek derecede yayvan ve basit dişlidir. Yaprak,
çoğu kere ucu kahverengi olan büyükçe bir dişle sona ermektedir.
Yaprak
sapı uzun, sarımtırak yeşil renkte, tüysüz, yaprağın üst yüzüne gelen
kısmı hafif oluklu ve dalla birleştiği kısım hafif kırmızı renktedir.
Çiçek
durumunda hüzmeler orta iri, sık çiçekli ve bol yapraklıdır. Bir
hüzmede bulunan çiçek sayısı 3 ile 9 adet arasında ve ortalama 7
adettir. Çok hafif bir kokusu bulunmaktadır.
Çiçek sapı düzgün,
yeşil renkte, üzeri baştan başa ve oldukça sık beyaz tüylüdür. Çanak
yapraklar ufak, üçgen biçiminde, üzeri ve kenarları sık keçe gibi
tüylü, uçları sivri ve kahverengi, iç yüzü deve tüyü renginde, sık
tüylüdür. Çanak yapraklar kısmen aşağıya doğru büküktür. Taç yapraklar
beyaz renkli, uçlarına doğru hafif pembe, kenarları düzgün olmayıp
özellikle yukarı kısımlarında oyuntulu ve dokusu kabadır. Bu çeşitte
esas olarak beş taç yaprak bulunmakla birlikte 6-8 taç yaprağı olan
çiçeklere de sıkça rastlanmaktadır. Taç yaprakları uzun saplı oldukları
için çiçek seyrek görünmektedir.
Ankara
armudu meyveleri orta iri, iri, yuvarlak, düzgün, oturaklı, ortalama
150 gram ağırlığındadır. Bununla birlikte oldukça iri ve 300-350 gram
ağırlığında meyveler de bulunmaktadır. Meyve sapı orta kalın ve
kısadır. Çiçek çukuru az derin, kenarları mantarlaşmış ve çanak
yapraklar kuru ve döküktür. Meyve kabuğu ince, yumuşak, çok az pürüzlü,
mumsuz, az parlak, kabuk rengi yeme olumundan önce koyu yeşil-yeşil,
yeme olumunda ise sarımtırak yeşil ve sarı renktedir. Meyve eti krem
renkte, çok sulu, çok tatlı, ağızda erir, kumsuz ve güzel kokuludur.
Çekirdek evi küçük, beş evcikli, çekirdekleri iri, uzunca, ucu sivri,
kenarları koyu ve orta kısmı açık kahverengidir.
2.2 Biyolojik Özellikleri
Ankara
armudu kendine uyuşmaz bir çeşittir. Bir başka ifade ile kendi çiçek
tozları ile döllenememekte ve meyve tutumu için başka bir armut
çeşidine ihtiyaç duymaktadır. Tesis aşamasında en az 1/8 oranında bahçe
içerisine yerleştirilmesi gereken tozlayıcı çeşidin çiçeklenme periyodu
Ankara armudu ile çakışmalı, çiçek tozu üretimi ve çimlenme oranı
yüksek olmalı, Ankara armudu ile arasında eşeysel uyuşmazlık
bulunmamalı ve her yıl çiçek açmalıdır. Ankara armudu için standart
çeşitlerden Akça ve Coscia uygun tozlayıcı çeşitlerdir. Genel olarak
döllenme olmadan çekirdeksiz meyve tutumu olarak tanımlanan
partenogenensis olayı ve partenokarp meyve oluşumunun mümkün olduğu
durumlarda, meyve bahçeleri tozlayıcı çeşide gerek kalmadan tek çeşitle
kurulabilmektedir. Ama bu pek sağlıklı sayılmaz. Elde edilen sonuçlar
yıllara göre değişiklik göstermektedir. Ankara armudu, diğer armutlar
gibi arılarla tozlanmaktadır. iyi bir meyve tutumu için çiçeklenme
zamanında 1 hektar alana 2- 3 arı kovanı yerleştirilmelidir.
2.3 Fenolojisi
Ankara
armudu ağaçlarında çiçek tomurcuklarının henüz kabarmaya başladığı
dönem olan gümüş renkli ucun göründüğü tarih esas alındığında uyanma,
Ankara koşullarında yıllara göre değişmekle birlikte genellikle Mart
ayının 20'sinden sonradır. Yeşil ucun göründüğü fare kulağı dönemi ise
Mart ayının son yada Nisan ayının ilk haftasına rastlamaktadır. Nisan
ayının ilk ve ikinci haftalarında pembe tomurcuk safhasında olan
çiçekler Nisan ayının ortasında yada ikinci yarısında açmaya
başlamakta, 4-5 gün sonra tam çiçeklenme durumuna geçmekte ve Nisan
ayının sonuna doğru çiçeklenme tamamlanmaktadır. Bununla birlikte bazı
ekstrem yıllarda bu tarihler dört hafta öncesine yada iki hafta
sonrasına denk gelebilmektedir. Meyveler Ankara koşullarında Eylül sonu
Ekim ayı başında hasat edilmektedir. Yaprakların döküm tarihi ise Kasım
ortası ile Aralık başı arasında değişmektedir.
2.4 Meyve Tutumu ve Verimlilik
Ankara
armudunda meyve tutum oranı yıllara ve kullanılan anaca göre farklılık
göstermektedir. Bu oran çöğür anaçlar üzerinde %23-55 ve ayva anaçları
üzerinde %8-41 arasında değişmektedir. Meyve tutum oranının bir yıl
düşük bir yıl yüksek olması, Ankara armudunun kısmi periyodisiteye
meyilli bir çeşit olduğunu göstermektedir. Gübreleme, sulama, budama ve
meyve seyreltmesi ile bu durumun önüne geçilebilmektedir.
Ankara
armudu verimli bir çeşittir. Ağaçlar armut ve ahlat çöğürü üzerinde 5-7
yaşından itibaren ürün vermeye başlamakta ve ürün miktarı 15 yaşına
kadar artmaktadır. iyi bakım koşullarında verimlilik 50 yaşına kadar
aynı düzeyde devam etmekte ve daha sonra düşüş göstermektedir. Ayva
anacı üzerinde Ankara armudu 3-4 yaşından itibaren ürün vermeye
başlamakta ve ürün miktarı 10 yaşına kadar artmaktadır. Verimlilik iyi
bakım koşullarında 30-35 yaşına kadar devam etmektedir. Kuvvetli
anaçlar üzerinde ağaç başına ortalama verim 40-150 kg ve 1 dekar alan
için 800-3000 kg, bodur anaçlar üzerinde ise ağaç başına ortalama verim
25-60 kg ve 1 dekar alan için 2000-5000 kg arasında değişmektedir.
3. Ankara Armudunun Ekolojik İstekleri
3.1 İklim İstekleri
Ankara
armudu, yazları sıcak, bol güneşli, kurak, havadar ve nem oranı düşük
olan iklimlerde yüksek kaliteli meyveler meydana getirmektedir. Orta
Anadolu ve Ankara ili, bu armudun yetiştiriciliği bakımından uygun
iklim özelliklerine sahip bulunmaktadır. Özellikle düşük nem oranından
dolayı elma yetiştiriciliğini sınırlandıran bölge iklim koşulları,
Ankara armudunun başarıyla yetişmesi için büyük bir potansiyel
sunmaktadır. Bununla birlikte iç ve geçit bölgelerde çukur ve düz
alanlarda ağaçların çiçek ve küçük meyve dönemlerinde zarara neden olan
ilkbahar geç donları, elma ve vişneye göre daha erken uyanan Ankara
armudu için Orta Anadolu'da Mayıs ayı ortalarına kadar tehlike
oluşturmaktadır. Armut çiçekleri -2.2oC ve küçük meyveleri -1.1 oC'de
ilkbahar geç donlarından zarar görmektedir. Kış dinlenme döneminde -25
ile -30oC' lere kadar dayanan armut ağaçlarında uzun süren şiddetli
soğuklar sürgün uçlarını dondurabilmektedir. Bununla birlikte Orta
Anadolu'da kış düşük sıcaklıklarının uzun süreli olarak bu derecelerde
kaldığı görülmemektedir. Ankara ilinde 75 yıllık verilere göre
sıcaklığın 20oC'ye düştüğü gün sayısı Ocak ayında 0.3 ve Şubat ayında
0.1 olmak üzere tüm yıl boyunca en fazla 0.4'dür.
Armut ağaçları
da diğer ılıman iklim meyve türlerinde olduğu gibi kış dinlenmesinden
çıkabilmek için +7oC'nin altında, 600 - 2300 saat soğuklamaya ihtiyaç
duymaktadır. Soğuklaması karşılanmamış armut ağaçlarında çiçeklenme
yetersiz, düzensiz ve uzun süreli olmakta, bu durum ise doğrudan
verimliliği etkilemektedir. Ankara armudunun soğuklama isteği konusunda
değerler bulunmamaktadır. Bu nedenle armut için belirlenen değerler bu
çeşit için de dikkate alınmalıdır. Ankara ilinde +7oC'nin altında geçen
süre 3000 saatin üzerindedir.
3.2 Toprak İstekleri
Ankara
armudunun toprak istekleri kullanılan anaca göre farklılık
göstermektedir. Bu armut çeşidi ahlat anacı üzerinde kurak koşullara
iyi uyum sağlarken, armut ve ayva anacı üzerinde toprağın yeterli
düzeyde nem içermesini istemektedir. Diğer armutlar gibi Ankara armudu
da derin, geçirgen, sıcak ve besin maddelerince zengin topraklarda daha
iyi gelişmekte ve verimliliği artmaktadır. Çok kuru, az derin ve taşlı
topraklarda meyveler şekilsiz ve kumlu olmaktadır. Ağır ve nemli
topraklarda ise meyve eti kabalaşmakta, tat yavanlaşmakta, olgunluk
gerilemekte ve muhafaza ömrü kısalmaktadır.
4. Ankara Armudu Yetiştiriciliğinin Teknik Özellikleri
4.1 Çoğaltılması ve Anaçları
Ankara armudu aşı ile çoğaltılan bir meyve türüdür. Bu çeşidin aşı ile
çoğaltımında en fazla kullanılan anaçlar armut, ayva ve ahlattır.
Armut Anacı
Ülkemizde klon armut anaçlarına ait damızlıklar bulunmadığı için bu
amaçla sadece armut çöğürleri kullanılmaktadır. Armut çöğürü üzerinde
Ankara armudu ağaçlarının gelişme kuvveti, meyve verim ve kalite
özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bu anaçlar üzerindeki
Ankara armudu genellikle yüksek boylu ve büyük hacimli olmaktadır.
Armut anaçları derin, geçirgen ve besin maddelerince zengin topraklarda
tercih edilmelidir.
Ayva Anacı
Ankara armudu ile ayva anaçları arasında aşı uyuşmazlığı sorunu
bulunmamaktadır. Farklı gelişme kuvvetlerine sahip bulunan klon ayva
anaçları arasında bodur olanlar Ankara armudu için tercih edilmelidir.
Ankara armudunun bodur ayva anacı üzerinde çöğür anaca göre
çiçeklenmesi 3-5 gün daha geç olmak- ta, ağaç hacmi 8 kat daha küçük ve
meyveler % 15 daha iri olmaktadır. Bu amaçla en yaygın kullanılan anaç
Quince A ayva anacıdır. Quince A ayva anacı üzerinde Ankara armudu 8-10
m3 büyüklüğünde ağaçlar meydana getirmektedir. Ayvanın kökleri yüzlek
olduğu için az derin topraklarda yetişebilmektedir. Fazla ağır olmayan,
kumlu tınlı, orta derecede nemli ve sıcak topraklarda ayva, Ankara
armuduna anaç olarak kullanılabilir. Kuraklığa ve aşırı soğuğa
dayanıklı değildir. Alkali topraklarda ayva üzerine aşıIı Ankara
armutlarında kloroz sorunu ile karşılaşılmaktadır. Bu amaçla topraktan
ve yapraklardan yapılan uygulamalar pahalı ve kalıcı bir etkiye sahip
bulunmamaktadır. Bu nedenle ayva organik maddece zengin, fiziksel
özellikleri iyi ve sulama sorunu bulunmayan topraklarda anaç olarak
tercih edilmelidir.
Ahlat Anacı
Derin kök yapısı nedeniyle özellikle kurak iklim ve toprak şartlarına
iyi uyum gösteren ahlat doğal olarak bulunduğu Orta Anadolu'nun dağlık
ve kıraç alanlarında çok eski zamanlardan bu yana Ankara armudu ve
diğer armut çeşitleri ile aşılanarak anaç olarak değerlendirilmektedir.
Ahlat üzerine aşılı Ankara armudu ağaçları orta kuvvette gelişmektedir.
Diğer armut çeşitlerinde olduğu gibi Ankara armudu fidanı üreten
fidanlıkların da özellikle ateş yanıklığı ve nemotadlar gibi yayılıcı
hastalık ve zararlılar ile bulaşık olmaması gerekir. Fidan temininde bu
durum göz ardı edilmemelidir.
4.2 Bahçe Tesisi
Ankara armudu ile düzenli bahçeler tesis edilirken 1-2 yaşlı aşılı
fidanlar tercih edilmelidir. Çoğu kez çıplak köklü olan fidanlarda
dikim periyodu, sonbaharda yaprak dökümünün ardından başlamakta ve
ilkbaharda gözler uyanana kadar devam etmektedir. Kışı şiddetli geçen
yerlerde dikimin ilkbaharda uyanmanın başlamasından hemen önce
yapılması önerilmektedir. Genellikle dikdörtgen yada kare dikim
sisteminin esas alındığı bahçelerde sıra arası ve üzeri mesafeler,
kullanılan anaca ve terbiye şekline göre belirlenmektedir. Anaç olarak
armut çöğürü kullanılmışsa, 6 x 8 m yada 8 x 8 m; Quince A gibi bodur
anaç kullanılmışsa, 3 x 4 m sıra arası ve üzeri mesafeler uygun
olmaktadır.
Ankara armudu bahçelerinde 1 dekar alana düşen ağaç sayısı, armut
çöğürü üzerine aşılı olanlarda ve 6 x 8 m dikim aralığında 20-21 adet;
bodur ayva anacı üzerine aşılı olanlarda ve 3 x 4 m dikim aralığında
83-84 adettir.
Bodur anaçlar üzerindeki Ankara armutlarına kordon terbiye şekli
verilecekse aralık mesafe 1 x 2 m'ye kadar düşürülebilmektedir. Bununla
birlikte kıraç alanlarda ahlat üzerinde yapılacak yetiştiricilikte
aralık mesafe 10-15 m'ye çıkartılmalıdır. Sulama yapılmadan kurak
koşullarda yapılacak bu tip yetiştiricilikte ahlat kökünün derinlere
gitmesine olanak sağlamak için tohumlar her bir çukura üç adet olacak
şekilde ağacın yetişeceği yere ekilmeIi ve çöğürler uygun kalınlığa
geldiğinde burada aşılanmalıdır.
İyi bir meyve tutumu için bahçeler, Ankara armudu için uygun
tozlayıcılar olan Akça yada Coscia armut çeşitleri ile birlikte
kurulmalıdır. Tozlayıcılar, iki yada üç sıra Ankara armudu, bir sıra
tozlayıcı çeşit veya 8 çeşide en az bir tozlayıcı çeşit düzeninde bahçe
içerisine yerleştirilmelidir.
4.3 Kültürel İşlemler
Toprak işlemesi
Toprağın kış yağışlarından yüksek oranda faydalanması amacıyla Ankara
armudu bahçeleri sonbaharda hasat işlemi tamamlandıktan sonra pulluk
ile yaklaşık 15-20 cm derinlikte sürülmelidir. Anaç olarak ayvanın
kullanıldığı durumlarda kökler yüzlek geliştiğinden sürüm derinliği 15
cm' den fazla olmamalıdır. Sonbahar toprak işlemesinden sonra
ilkbaharda uyanma başlamadan bahçeler kaz ayağı ile sürülmeli ve ayrıca
yaz gelişme periyodu boyunca yabancı otlara karşı freze yada çapa
makinesi ile fazla derin olmayacak şekilde işlenmelidir. Bahçe/ere 3
yılda bir atılan yanmış ahır gübresinin sonbahar toprak işlemesinden
önce, analiz sonuçlarına göre gerekli görülen fosforlu ve potasyumlu
gübrelerin sonbahar toprak işlemesi ile birlikte ve azotlu gübrelerin
de ilkbahar ve yaz dönemlerindeki toprak işleme zamanında uygulanması
durumunda toprağa karıştırılmaları etkili ve ucuz biçimde sağlanmış
olacaktır.
Sulama
Ayva anacı üzerindeki Ankara armudu ağaçları susuzluğa dayanıklı
değildir. Bu bahçeler Ankara koşullarında Mayıs ayından Eylül ayı
ortalarına kadar 10 gün aralıklarla yeterli düzeyde sulanmalıdır. Armut
çöğürü üzerindeki ağaçlar biraz daha dayanıklı olmakla birlikte gelişme
periyodu süresince 20 gün aralıklarla toprağın alt kısımları yeterli
düzeyde ıslanacak şekilde sulanmalıdır. Sulama karık, göllendirme, mini
yağmurlama yada damla sulama yöntemlerinden birisi ile yapılmalıdır.
Gübreleme
Ankara armudunda ağaçların sağlıklı olarak gelişmesi, ürünün verim ve
kalitesinin artması için gübrelemeye önem verilmelidir. Orta Anadolu
topraklarının çoğu organik madde bakımından fakir ve kireç yönüyle
zengindir. Bu nedenle toprağın fiziksel yapısını iyileştirerek besin
maddeleri ve sudan ağaçların daha iyi yararlanmasını sağlamak ve
toprağı besin maddeleri bakımından belirli düzeyde desteklemek için
bahçelere üç yılda bir 3-4 ton/dekar hesabıyla sonbaharda yanmış ahır
gübresi uygulanmalıdır. Ayrıca toprak ve yaprak analizleri ile bitkinin
ihtiyacı olan azot; fosfor, potasyum gibi makro besin maddeleri ile
demir gibi mikro besin maddelerinin eksik düzeyleri belirlenerek
toprağa yada yaprağa püskürtme yoluyla bitkiye verilmelidir. Analizler
ile belirlenecek miktarlardaki azot her yıl, Ankara koşullarında, ilki
Mart ve diğeri Temmuz başında olmak üzere ikiye bölünerek, üre yada
amonyum sülfat gübreleri ile toprak yüzeyine, fosfor ise 2-3 yılda bir
sonbaharda tiple süper fosfat ile 15-20 cm derinliğe uygulanmalı ve
hemen toprakla örtülmelidir. Ankara koşullarında topraklar potasyum
yönüyle zengin olduğu için bu bakımdan genellikle gübrelemeye ihtiyaç
bulunmamaktadır. Topraklar alkali karakterde olduğundan özellikle ayva
ve kısmen armut anaçları üzerindeki Ankara armutlarında kloroz
(sarılık) zararıyla karşılaşılmaktadır. Bu amaçla uyanmadan önce Mart
ayında toprağa demir EDDHA bileşikleri uygulanmalı yada yaprakların tam
büyüklüğünü aldığı dönemde ağaçlara demir içeren yaprak gübreleri
püskürtülmelidir.
Budama
Ankara armudu fidanlarına değişik doruk dallı terbiye sistemi- ne göre
şekil verilmesi uygundur. Bu sistem, bir doruk dalı ve 3 - 5 ana daldan
oluşmaktadır . Bu amaçla önce fidanın tepesi, aşı yerinin 75-80 cm
üzerinden kesilmekte ve ilkbaharda gelişmenin başlamasıyla birlikte
kesilen yerin hemen altından sürgünler meydana gelmektedir. ilk yılın
sonunda bunlardan en üstte kuvvetli gelişen doruk dalı, alt kısımlardan
gelişenlerden, aralarında yaklaşık 15 cm mesafe bulunan ve her biri
farklı yöne bakan 3-5 tanesi ana dal olarak seçilmekte, bunların gövde
ile aralarındaki açının 45-60' olmaları sağlanmakta ve diğer dallar
çıkartılmaktadır.
Sonraki yıllarda ana dallar üzerinde yan dallar oluşturulmaktadır. Yan
dalların tacın içine değil, dış kısımlarına doğru geliştirilmeleri
sağlanmakta ve üçüncü yılın sonunda fi- danlar şeklini almaktadır.
Ağaçların erken meyveye yatması için şekil budaması sırasında fazla
kesimden kaçınılmalıdır.
Ankara armudu ağaçlarında verim budaması, iyi bir ürün ve ağaç gelişimi
için her yıl düzenli olarak dinlenme periyodunda yapılmaktadır. Bu
budama sırasında öncelikle ağacın iç kısımlarında karışıklığa neden
olan, kurumuş, verimsiz, zayıf dallar ile varsa obur dallar
çıkartılmaktadır. Ankara armudunda ürün, genel olarak topuz adı verilen
meyve dallarından elde edilmektedir. Ekonomik ömrü 3-10 yıl arasında
değişen bu dallar ağaç üzerinde korunmalıdır.
Gençleştirme budaması, verimden düşmüş ve gelişmesi gerilemiş ağaçlarda
tacı yeniden oluşturmak için yapılan bir uygulamadır. Şiddetli ve derin
kesimler yapıldığından bu budamanın 2-3 yıla yayılması uygun olmaktadır.
Seyreltme ve Herekleme
Çok ürün yıllarında Ankara armudu ağaçlarında meyve seyreltmesi
yapılmalıdır. Bir huzmede en fazla iki meyve kalacak yada 20-30 yaprağa
bir meyve düşecek şekilde Haziran sonu Temmuz başında meyveler henüz
küçükken fazla olanları koparılmalıdır. Böylece hem her yıl düzenli bir
ürün elde etme imkanı sağlanacak, hem de kalan meyveler daha fazla
irileşecek ve kaliteleri yükselecektir.
Meyvelerin irileşmesi ile birlikte meyve yükü altında dal kırılmalarını
önlemek için dalların alt kısımlarına yeterli miktarda herekler
dikilmelidir.
Derim ve Muhafaza
Diğer meyve tür ve çeşitlerinde olduğu gibi Ankara armudunda
meyvelerin muhafaza süresini uzatmak, kayıpları en aza indirmek ve
kalitesini korumak için derim en uygun zamanda yapılmalıdır. Ankara
armudu meyveleri ağaç üzerinde yeme olgunluğuna ulaşmadığı için ağaç
olumunda derilmektedir. Derim sonrasında yada muhafaza süresinin
sonunda meyveler oda sıcaklığında (yaklaşık 200C) bekletilerek yeme
olgunluğuna getirilmektedir.
Ankara armudu meyveleri üzerindeki çiğ kuruduktan sonra daldan sapları
ile birlikte koparılarak toplanmalıdır. Derilen meyveler zedelenmeden
toplama kaplarına konulmalı ve kasalar içerisinde boylama ünitelerine
getirilmelidir. Soğukta muhafaza sırasında olgunlaşmayan Ankara armudu
meyvelerinin de yeme olumuna gelebilmeleri için depolamadan sonra bir
süre 20oC'de olgunlaştırılmaları gerekmektedir.
Ankara armudunda meyvelerin muhafazası sırasında bazı hastalıklarla
karşılaşılmaktadır. Genel olarak armut, derim sırasında meyvelerin
birbirine değmesi ile oluşan yaralanmalara oldukça duyarlıdır. Bunlar
hastalık etmenlerinin gelişmesi için uygun ortamlar oluşturmaktadır.
Yaralı olanların tam olarak ayrılabilmesi için derimden sonra meyveler
200C'de 2 gün ya da - 10C'de iki hafta bekletilmeli ve daha sonra uzun
süreli muhafazaya alınmalıdır. Yaraları görünür hale getirmek ve
paketlemeden önce yaralı meyveleri ayırmak için mavi gıda boyaları da
kullanılabilmektedir. Ankara armutlarında depolama sırasında esas
olarak mavi küf (Penecillium spp.) ve gri küf (Botrytis cinerea) zararı
ortaya çıkmaktadır.
Mavi küf, dokuda yumuşak ve sulu çürüme şeklinde görülmektedir. Yüksek
nem koşulları, çürümenin gelişimine iyi bir ortam oluşturmaktadır.
Derimden hemen sonra meyvelerin soğutulmasının geciktirilmesi de mavi
küf oluşumunu artır- maktadır. Hastalığa karşı Thiabendazole gibi
koruyucu bir fungusit uygulaması yapılmalıdır. Soda karışımı akış
sisteminde dezenfekte edilen armutlar, fungusit uygulanmadan önce iyice
temizlenmelidir. Çünkü soda kalıntıları, Thiabendazole'u inaktif hale
getirmektedir.
Gri küf, uzun süre depolanan armutlarda görülen yaygın bir. Çürüklük,
hasat zamanında özellikle meyve gövdesi yada çiçek çukurundan olan
bulaşmaların sonucu olarak depoda gelişmektedir. Depolama sırasında
enfeksiyon, çürük meyvede cepler oluşturarak meyveden meyveye
yayılmaktadır. Bu nedenle hastalık bazen "salkım hastalığı" olarak
isimlendirilmektedir. Gri küf, bahçede çürümekte olan organik materyal
üzerinde bol miktarda bulunan bir saprofittir ve bu nedenle kontrolü
bahçede başlamaktadır. Ayrıca temiz kasalar kullanılmalı, meyvelerin
yaralanması engellenmelidir. Spor sayısını azaltmak için paketleme
evlerinde tankların suyu sık değiştirilmelidir. Meyveler 3-6 ay
depolanacak ise Thiabendazole solüsyonuna daldırılmalıdır.
4.4 Hastalık ve Zararlılar
Ankara armudu bahçelerinde, kabuklu bit, kırmızı örümcek, yaprak biti
ve pyslla zararına karşı, tomurcuklar uyanmadan 15- 20 gün önce, don
olmayan günlerde kışlık yağlar kullanılarak mücadeleye başlanmaktadır.
Karaleke hastalığı için ilk mücadele tomurcuklar patlayıp yapraklar
fare kulağı büyüklüğüne ulaştığında ve ardından pembe tomurcuk
devresinde % 1'Iik bordo bulamacı yada bakırlı bir fungusit ile
yapılmaktadır. Karaleke mücadelesine, çiçek taç yapraklarının %75'i
döküldüğünde, ardından meyveler fındık büyüklüğüne ulaştığında ve
bundan 10- 14 gün sonra uygun bir organik fungusit uygulayarak devam
edilmektedir. Aynı dönemde ortaya çıkabilen yaprak biti, tomurcuk
tırtılı, armut kaplanı ve psylla'ya karşı mücadele organik fosforlu
ilaçlarla yapılmaktadır. Bu mücadele ile karaleke mücadelesinin
birlikte yürütülmesi ekonomik olmaktadır. iç kurdu mücadelesine
meyveler ceviz büyüklüğüne ulaştığında başlanmakta ve 20 gün ara ile
Ankara koşullarında 3-4 kez ilaçlama yapılmaktadır. Armutların diğer
zararlıları olan testereli arıya karşı mücadele pembe tomurcuk
safhasında ve San Jose kabuklu bitine karşı mücadele ise meyveler ceviz
büyüklüğüne ulaştığında başlamaktadır.
Tüm Dünya'da olduğu gibi ülkemizde de armut, ayva ve elma
yetiştiriciliğini büyük ölçüde engelleyen ve etmeni bir bakteri olan
çok önemli diğer bir hastalık ise ateş yanıklığıdır (Erwinia amytavara
(Burili)). Orta Anadolu'da özellikle 1990'11 yıllardan sonra etkisi çok
şiddetli hissedilen bu hastalığın son yıllarda bazı yerlerde azaldığı
gözlenmektedir. Mücadelede başarının çok düşük olduğu bu hastalık
Ankara armudu için de büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Bakteri
bitkiye başta çiçekler ve taze sürgünler olmak üzere kabuk dokusundaki
yaralı bölgelerden girmektedir. Enfekte olan çiçekler ve sürgünler
ileri aşamada kahverengi ve sonra siyaha dönüşmektedir (Şekil 11).
Bakteri, bir yıl önce enfeksiyon kapmış dalların çatlaklarında
kışlamakta, ilkbaharda çoğalmakta ve bakteriyel sızıntı damlaları
olarak yaraların uç kısımlarında görülmeye başlamaktadır.
Bakteri daha sonra stoma ve lentisel gibi doğal açıklıklardan yada
böcekler, dolu yada rüzgarların yol açtığı yaralardan çiçek ve
sürgünlere girmektedir. Büyüme periyodu boyunca özellikle havanın sıcak
ve nemli olduğu zamanlarda yeni enfeksiyonlar meydana getirmektedir. Bu
hastalık ile mücadelede yayılımın önlenmesi için öncelikle bahçelerin
bulaşık olmayan fidanlarla kurulmasına çok dikkat edilmelidir.
Hastalığın görüldüğü bahçelerde ise ağaçlarda hastalıkla bulaşık dallar
yara yerinin 20 cm altından kesilmeli ve hemen bahçeden
uzaklaştırılmalıdır. Yaz boyunca bu işlemin haftalık olarak yapılması,
hastalığın kontrol altına alınmasına da yardım etmektedir. Bakteri
yayılmasını engellemek için budama aletlerinin sodyum hipokloritli suya
batırılarak yada alkol uygulamasından sonra alevden geçirilerek
dezenfeksiyonuna özen gösterilmelidir. Çiçeklenme sırasında yapılacak
bakterisit uygulamaları da hastalık yoğunluğunun azalmasına yardım
edebilmektedir. Ancak hastalığın tamamen önlenmesi çoğu kez mümkün
olamamaktadır.
Kaynak:Ankara Tarım İl Müdürlüğü
|