Duyurular
Forumdan Son Mesajlar
- Cvp:mikoloji
rizaozturk 06-01-09 22:52 - Cvp:mikoloji
The_One 06-01-09 22:30 - mikoloji
rizaozturk 06-01-09 22:13 - Cvp:deveci armudu konusunda yardım lütfen
rizaozturk 06-01-09 21:28
Üye Girişi
Yapılan Son Yorumlar
| Bakanlık Eksper Yeti... |
| Ziraat Mühendislerin... |
| Gıda ve Ziraat Mühen... |
| Ziraat Mühendislerin... |
| Tarlasına reçete yaz... |
Ençok Yüklenen Dosyalar
Destekleyenler
www.ziraatci.com| Arıcılıkta Mevsimsel Bakım İşleri |
|
| Cuma, 25 Ocak 2008 | |
A- İlkbahar Bakım ve
Kontrolü
Kolonilerin
ilkbahar muayene ve kontrollerinden amaç; arıların kışı nasıl geçirdiklerini,
kovanda mevcut gıda miktarını, ana arının var olup olmadığını, var ise
yumurtlama durumunu, işçi arı miktarını, kovanda küflü petek olup olmadığını,
kovanlara arız olan hastalık ve zararlıların bulunup bulunmadığını kontrol
etmek için kovanı açıp muayene etmektir.
Resim 7. İlkbaharda
bir arılık
1. İlk Kontrol ve Zamanı
Eğer
koloniler kapalı alanlarda ise, kovanların kapalı arılıklardan dışarı alınma
zamanı bölgelere göre değişim gösterir. Genel bir uygulama olarak koloniler,
söğüt ağacı yapraklarının açmaya başlamasıyla dışarı alınır. Buna karşın
ülkemizin bir çok bölgesinde ve sahil kesimlerinde koloniler dışarıda açık alanlarda
kışlatılır. Gerek kapalı alanlarda kışlatılıp dışarı çıkartılan gerekse
dışarıda kışlatılan kolonilerin ilk kontrolleri, havaların yeteri derecede
ısındığı, erik ağaçlarının çiçek açtığı andan itibaren güneşli, açık ve sakin
bir günde sıcaklığın gölgede 16-20 oC
olması halinde saat 11 ile 14 arasında yapılabilir.
Kovanları
açmadan yapılacak bir inceleme de koloni hakkında fikir verebilir. İyi bir uçuş
aktivitesinin varlığı ve arıların polen taşımaları sağlıklı bir koloninin ilk
belirtileridir. Fakat en iyisi kovanı uygun bir zamanda açıp koloniyi
incelemektir. Koloni kontrolleri sırasında koloniyi üşütmemek gerekir. Koloni
üşütüldüğü takdirde, 35 oC olan yavru
büyütme sıcaklığının tekrar aynı dereceye yükseltilmesi için arıların büyük
oranda bal yemeleri gerektiği ve hastalıklar için uygun bir ortam oluşturulduğu
unutulmamalıdır.
2. Dip Tahtası Kontrolü
ve Temizliği
Arıların
uçuşa çıktıkları zamanlarda kovan dip tahtası temizliği yapılabilir. Dip
tahtası üzerinde görülen kırıntı ve artıklar incelenerek koloninin durumu
hakkında bilgi edinilmeğe çalışılır. Bazen hava şartları kovanın dışarıda
tamamen açılmasına elverişli olmaz. Hava sıcaklığının yeterli olmadığı bu
günlerde petek gözleri içerisinde bulunan larvaların (kurtçukların) üşüyüp
ölmesini engellemek için ilkbahar başlarında sadece dip tahtası üzerinden
incelemeler yapılabilir. Ayrıca üzerinde nem ve su biriken dip tahtalarının
acilen değiştirilmesi gerekir.
Bazı
kovanlarda dip tahtası kovan gövdesinden ayrı bir parça halindedir. Bu çeşit
kovanların temizliği sırasında temiz bir dip tahtası bulundurularak dip tahtası
temizlenecek olan kuluçkalık bunun üzerine oturtulur. Dip tahtası ayrı olmayan
kovanların temizliği ise 16-20 oC
civarında günün ılık ve güneşli saatlerinde yapılmalıdır. El demiri veya spatula yardımı ile dip tahtası üzerindeki mum kırıntıları
ve diğer artıklar temizlenir. Ancak, alınan artıklar sağa sola atılmamalı ve
belli bir yerde toplanarak gerekirse yakılmalıdır. Aksi halde, yağmacılık ve
hastalıklar için uygun ortam hazırlanmış olunur.
3. Çerçeve Kontrolü
Çerçeve
kontrolünde küflü, aşırı esmerleşmiş ve kırık petekli çerçeveler kovandan
çıkartılarak yerine önceki yıldan kalan temiz çerçeveler yerleştirilir.
İşlenmiş petek yoksa verilecek temel petekli çerçeve en sona konur. Kırık çerçeveler kovanda
bırakılırsa arılar burada yapacakları onarım sırasında erkek arı gözü yaparak
kolonide erkek arı mevcudunun artmasına sebep olurlar. Esmerleşmiş ve küflü
peteklere ana arı istekli yumurta bırakmaz bu da koloninin zayıflamasına ve
ürün kaybına neden olur. Eğer kovan içindeki mevcut arı miktarı çerçeveleri
dolduramıyorsa boş çerçeveler alınarak alan daraltılır.
Resim 8. Çerçeve
Kontrolü
Çerçeve
kontrolü sırasında kovandan dışarı çıkartılan çerçeve, kovan üzerinde tutulmalı
ve sağa-sola kaydırılmalıdır. Aksi halde ana arının kontrol edilen çerçevede
bulunması durumunda ana arının kovan dışına düşmesine neden olunabilir. Bu
işlemler sırasında koloninin üşütülmemesi için kovan uzun süre açık
tutulmamalıdır.
4. Ana Arının Kontrolü
Kolonide
ana arının olup olmaması koloninin sürekliliğini doğrudan etkiler. Eğer
kontrollerde ana arı görülemez ise günlük yumurta durumuna bakılır. Kolonide
günlük yumurta mevcut ise büyük ihtimalle ana arı da mevcuttur. Hem ana arı hem
de günlük yumurta görülemezse koloninin ana arısı yoktur. Bu durumda mümkünse
koloniye ya yeni bir ana arı verilmeli ya da bu koloni başka bir koloni ile
birleştirilmelidir.
5. Besin Mevcudiyetinin
Kontrolü
Besin
kontrolünden amaç kovan içerisindeki bal ve polen miktarının belirlenmesidir.
Erken ilkbaharda yapılan kontrolde besin stokunun yetersiz olduğu durumlarda
bal ve pudra şekerinden yapılan kek veya koyu şurupla besleme daha uygundur.
Koyu şurup 1 ölçü su 2 veya 3 ölçü şekerle yapılan şuruptur. İlkbaharın ilerleyen
dönemlerinde 1 ölçü su 1 ölçü şekerle yapılan daha seyreltik şurupla besleme
yapılmalıdır. Yapılacak olan bu şuruplama koloninin
gelişmesini hızlandırarak bal sezonuna güçlü kolonilerle girilmesine vesile
olur. 6. Hastalık ve Parazit
Kontrolü
Arılıkta,
yıl boyunca görülebilecek nosema, yavru çürüklüğü ve
paraziter hastalıklara karşı uyanık olunmalıdır. Herhangi bir hastalık
görüldüğünde veya hastalıktan şüphe edildiğinde, hastalığın kontrolü ve
mücadelesi için mutlaka bir uzmana danışılmalı uzmanın görüş ve önerileri
doğrultusunda hareket edilmelidir. Aksi halde bilgisizce yapılacak bir uygulama
fayda yerine zarar getirir.
7. İlkbahar Beslemesi
İlkbahar
beslemesi, kovan içindeki gıda kaynaklarının kalite ve miktar olarak yetersiz
olması durumunda ve yavru gelişimini teşvik için yapılan bir yemlemedir.
İlkbahar yemlemesinde hava sıcaklığı önemli bir faktördür. Şayet hava soğuksa
şurup koyu olmalı (2 veya 3 kısım şeker + 1 kısım su) ve petek gözlerine
doldurulmalıdır. Su miktarı fazla olan şurup kovan içinde rutubeti yükselterek
küflenmeye ve hastalıklara neden olur. Ancak, havalar ısındıktan sonra yapılan
beslemelerde 1 kısım şeker ve 1 kısım su ile yapılan şurup kullanılmalıdır. Bu şuruplama sadece yumurtlamaya teşvik için yapılır.
İlkbaharda yapılan şurup beslemelerinde yağmacılık görülebileceğinden buna
karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Şuruplamanın
akşam üzeri geç saatlerde yapılması yağmacılık riskini azaltır.
Resim 9. İlkbahar
beslemesi.
Erken ilkbaharda koloninin
gelişebilmesi için ihtiyaç duyulan diğer madde polendir. Şayet kolonide
yeteri kadar polen yoksa, koloninin bal ve polenden
yapılacak bir kekle beslenmesi gerekir. Bu yönüyle arıcıların, polenin bol
olduğu dönemlerde polen toplamaları ve gerektiğinde koloni beslemesinde kullanmaları
veya ticaretini yapmaları önemli bir teknik konudur. Polenin yetersiz olduğu
durumlarda kolonide panik oluştuğu ve yavru üretiminin tamamen durduğu sürekli
akılda tutulmalıdır.
8. Oğul ve Oğul Önleme
Oğul, bal arılarında
nesli devam ettirmek için koloni fertlerinin bir kısmının ana arı ile birlikte
kovandan ayrılarak yeni bir aile teşkil etmesine denir. Oğul her ne kadar nesli
devam ettirme davranışı olsa da, oğul verme eğilimi arıların genetik yapısı ve
çevre şartları altında farklılık gösterir. Teknik arıcılıkta, koloninin oğul
vermemesi istenir ve oğula karşı önlemler alınır.
Oğul veren kolonilerin gücü oldukça zayıflayacağından yeterli miktarda bal
üretmek mümkün değildir. Bu nedenle oğul oluşumunu destekleyen şartlar iyi
bilinmeli ve oğula karşı tedbirler alınmalıdır. Oğul
oluşumunu destekleyen şartlar; arı kolonisinin kovana sığmayacak kadar
çoğalması, kolonide yavru yetiştirecek ve bal depolayacak yerin kalmayışı,
kolonide yeterli havalandırmanın olmayışı, koloni içinde sıcaklığın artması, ana
arının yaşlı olması ve genetik yapının etkisi olarak sıralanabilir. Oğul
vermeyi destekleyen bu şartların ortadan kaldırılarak doğal oğulun
önlenmesi teknik ve ekonomik arıcılığın önemli bir kuralıdır.
Resim 10. Ağaç
dalında bir oğul
9. Suni Oğul Üretimi
Teknik
arıcılıkta kolonilerin doğal oğul vermesi istenmeyen bir olaydır. Nektar
akışının başladığı dönemde gerçekleşen oğul, anaç koloninin gücünü azaltmakta
böylece bal verimini düşürmektedir. Ayrıca oğul çıkışının devam etmesi
durumunda kolonide kuluçka görevi gören genç işçi arıların oğulla birlikte
çıkmasıyla anaç kolonide kuluçka faaliyeti aksamakta ve bunun sonucunda kireç
hastalığı görülebilmektedir. Arıcılıkta bu tür olumsuzlukların yaşanmaması için
doğal oğula karşı tedbirler alınmalı, koloni sayısı
artırılmak isteniyorsa suni oğul (bölme) yapılmalıdır.
Yeterli
güce erişmiş koloniler, eşit şekilde bölünerek yeni bir koloni elde edilir.
Bunun için boş kovan anaç kovanın yanına getirilir. Arılı-ballı ve yavrulu
petekler her iki kovana eşit sayıda bölünür. Burada dikkat edilecek husus
tarlacı arıların da her iki kovana eşit şekilde girmelerini sağlamaktır. Bunun
için anaç kovan yarım metre sağa ya da sola kaydırılarak, eski uçuş hattı
ortada kalacak şekilde yeni kovanın (bölmenin) yerleştirilmesi yapılır.
Bu işlem
sonrasında tarlacı arılar yine de anaç kovanı tercih edebilirler, bu durumda
anaç kovan bir miktar daha dışa kaydırılarak uçuş hattının çoğunluğu bölmeden
yana verilebilir.
Bir başka
yapay oğul üretim yöntemi ise özellikle koloni sayısının çoğaltılması amacıyla
bir kovandan 3-4 çerçeveli 2-3 bölme yapılmasıdır. Bu durumda bir adet
arılı-yavrulu, bir adet de arılı-ballı çerçeve yeni kovana yerleştirilir. Uçuş
delikleri kapalı durumda olan bu kovanlar, tarlacı arıların eski kovan yerine
dönmelerini önlemek için en az 5 km uzağa taşınır. Diğer bir yapay oğul elde
etme yöntemi ise, her kovandan gücü ölçüsünde 1-2 çerçeve alınarak devşirme
şeklinde yeni koloniler oluşturmaktır.
10. Kayıt Tutma
Kayıt
tutma, her üretim dalında olduğu gibi arıcılıkta da çok önemlidir. Bu amaçla,
her kovana ait bir kart veya bir sicil defteri kullanılabilir. Her koloni
kontrolünde koloniye ait bilgiler bu kartlara işlenerek daha sonra yapılması
gereken işler önceden planlanır. Kayıtlarda; ana arının çıkış ve yumurtlamaya
başlama tarihi, orijini, koloninin besin (bal ve polen) stok miktarları, yavru
durumu gibi kısaca koloniyi tarif eden, yapılan ve yapılması gereken işleri
belirten bilgiler yer almalıdır. Kayıt tutmadan koloniyi doğru bir şekilde
yönetmek mümkün değildir. B- Yaz
Bakımı
Arı kolonilerinin ilkbahar bakımından
sonra yazın da bakım ve kontrolleri devam etmektedir. Yaz mevsiminde yapılan
işlerin başında koloni geliştikçe çerçeve verme, zayıf kolonilerin takviyesi,
güçlü kolonilere kat verme ve flora takibi gibi işler gelir.
1. Çerçeve ve Kat Verme
Arılarda
gelişme faaliyetinin başlamasıyla birlikte petek örme faaliyeti de başlar. Bu
dönemde kovana yeni temel petekler verilmesi gerekir. Çerçevelere iki yandan
iki delik açılarak tel takıldıktan sonra temel petek takılır ve temel petekli
yeni çerçeve koloniye verilir. Çerçevenin koloniye verilmesinde dikkat edilmesi
gereken husus; yeni verilen çerçevenin sondan ikinci çerçeve olarak verilmesi
ve yavru üretim sahasının bölünmemesidir.
Kuluçkalık
dolduğu zaman kovana kat (ballık) verilmesi gerekir. Kat verilirken
kuluçkalıktan yanlardan ballı çerçevelerden en az 2 çerçeve kata alınır,
yerlerine yeni çerçeve verilir. Ballı petekler yanında bir-iki yeni çerçeve
daha verilen kat kuluçkalığın üzerine konulur. Birinci kat dolduğu zaman ikinci
kat kuluçkalığın üzerine yerleştirilir ve birinci kat onun üzerine alınır. Bu
şekilde arılar yeni petekleri daha iyi ve daha çabuk işler. Ballıklardaki bal
yeteri kadar sırlanıp olgunlaştığında bal hasadı yapılabilir.
Resim 11. Yaz
başlangıcında bazılarına kat verilmiş koloniler
2. Takviye Verme
Herhangi
bir nedenle koloni içindeki arı mevcudunun azalması durumunda kuvvetli
kolonilerden takviye çerçeveler alınarak zayıf kolonilere verilir. Kapalı yavru
gözlü çerçeveler arısıyla birlikte, koku vermek suretiyle zayıf koloniye
verilebilir. Koku vermenin amacı, arılı çerçevelerin kolonideki arılarla bu
çerçeve üzerinde bulunan diğer koloniye ait arıların birbirlerini öldürmesini
önlemektir.
3. Flora Takibi
Teknik
arıcılıkta arıların, flora durumuna göre bir yerden başka bir yere nakledilmesi
iyi bir verim alabilmek için gereklidir. Bu iş flora takibi veya gezginci
arıcılık olarak adlandırılır. Gezginci arıcılık yapılmadan kolonilerden yeterli
düzeyde kazanç sağlamak mümkün değildir. Kolonilerin gezdirilmesi bir başka
ifade ile bitki örtüsünün yani çiçeklerin takip edilmesi teknik arıcılığın en
önemli kuralıdır.
Resim 12. Flora
takibi için yaylaya taşınmış koloniler
Kolonilerin
nakli, mutlaka arılar kovana girdiği zaman yani gece yapılmalıdır. Arı
naklinden önce gerekli hazırlıklar yapılmalı, çerçeveler sabitlenmeli, kovandan
arı çıkabilecek çatlak ve delikler kapatılmalı ve çok iyi bir
havalandırma sağlanmalıdır. Arılar nakledileceği noktaya vardığında usulüne
göre indirilip uçuş delikleri duman kullanılarak açılmalıdır. Duman kullanmadan
uçuş deliğinin açılması durumunda arılar çevredeki canlılara zarar verebilir.
Arı
nakillerinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus yeterli havalandırmanın
mutlaka sağlanmasıdır. Kolonilerin taze ballı peteklerle nakledilmesi durumunda
bu tür peteklerin özellikle yaz aylarında sıcak günlerde çok kolay
kırılabileceği ve koloni kaybına neden olabileceği unutulmamalıdır. Özellikle
yaz aylarındaki arı nakillerinde gidilecek yere 1 gecede ulaşılamıyorsa gündüz
uygun bir yerde konaklama yapılarak nakil ikinci gecede tamamlanmadır. Aksi
halde koloni kayıpları meydana gelebilecektir.
C-
Sonbahar Bakımı ve Kışlatma
1. Sonbahar Dönemi
Çalışmaları
Bal
hasadından hemen sonra zaman kaybedilmeden sonbahar bakımına başlanmalıdır.
Kolonilerin sonbahar bakımı, arıların kışı kayıpsız veya en az kayıpla
atlatabilmeleri için çok önemlidir.
Kolonilere
kış yiyeceği olarak bal ve polen depolanmış petekler bırakılır. Ancak petekler
tamamen balla dolu olmayıp alt taraflarındaki gözler boş olmalıdır. Çünkü kışın
arılar bal dolu gözler üzerinde değil, peteklerin balla dolu kısmının hemen
altındaki boş gözler üzerinde kış salkımı oluştururlar. Küflenmiş peteklerdeki
ballar, ekşimiş ballar, düşük kaliteli ballar ve salgı balları kış yiyeceği
olarak kullanılmamalıdır. Yapılacak kontrollerde 8-10 peteği arıyla kaplı bir
koloniye kış yiyeceği olarak 12-15 kg bal bırakılmalıdır. Özellikle ilkbaharda
taze polen gelmeye başlayıncaya kadar ki dönemde arıların yavru yetiştirmeyi
başlatıp sürdürebilmeleri için bırakılan ballı peteklerin 3-4 tanesinde aynı
zamanda yeterince polen de olmalıdır.
Yapılacak
kontrollerde arı mevcudu zayıf, ana arısız, ana arısı yaşlanmış ve verimsiz
olan koloniler sonbaharda birleştirilmelidir. Başarılı kışlatma için mutlak
surette sonbaharda bir dönem yavru üretimi sağlanarak kışa GENÇ İŞÇİ ARI ve
GENÇ ANA ARI ile girilmelidir.
Kışa
girmeden önce koloniler her zaman olduğu gibi hastalık ve parazitler yönünden
incelenmelidir. Özellikle sonbahar dönemi varroa mücadelesi son bal hasadından
sonra ve kuluçka aktivitesinin azaldığı zaman yapılmalıdır.
2.
Sonbahar Beslemesi
Kolonilere
yeterince bal ve polen bırakılmış olsa bile, bal hasadından sonra koloniler
şurupla beslenebilir. Sonbahar beslemesi için hazırlanan şeker şurubunun
şeker-su oranı 2:1 (2 kısım şeker - 1 kısım su)
olmalıdır. Kolonilere uygulanan şeker şurubu beslemesi ana arının yumurtlama
hızını yeniden artırarak
genç, yıpranmamış işçi arı yetiştirilmesini sağlar. Böylece genç
işçi arılarla kışa giren koloniler fazla bir kayıp vermeden bahara güçlü olarak
çıkarlar. Genç arılarla kışlatılan koloniler ilkbahar döneminde daha etkili bir
yavru yetiştirme temposu göstererek hızlı gelişirler.
Koloniler
kışa girerken ve kıştan çıkarken şurup yerine kek ile de beslenebilirler. Kek;
bir kısım bal ve üç kısım pudra şekerinin karıştırılmasından elde edilir. Elde
edilen karışım 0.5-1 kg'lık
poşetlere yerleştirilip, poşetin alt kısmında delikler açılarak arılı çerçeveler
üzerine konulur. Kek hazırlama ve uygulamada dikkat edilecek husus, kekin kovan
içi ısısında eriyerek arıların üzerine akmayacak kıvam ve katılıkta ve arılar
tarafından tüketilebilecek yumuşaklıkta olmasıdır.
Bununla
birlikte kek hazırlamada polen açığı bulunan bölge ve dönemlerde bu açığın
kapatılması için süt tozu, bira mayası ve yağı tamamen alınmış soya fasulyesi
unu gibi proteince zengin maddeler karıştırılarak arıların protein ve vitamin
ihtiyacı karşılanabilir. Ancak bu tür beslemede nosema
ve adi ishal gibi hastalıkların ortaya çıkması mümkündür. Polenin yeterince
bulunduğu bölge ve dönemlerde veya genel olarak ülkemizde bu uygulamaya gerek
yoktur.
3.
Kışlatma
Arıların
kışı geçireceği arılık; kuzeyi kapalı güneyi açık mümkünse üstü kapalı yerler
olmalıdır. Açık arılıklar ise rüzgar almayan, su tutmayan ve nem birikmeyen
yerler olmalıdır. Kovanlar mutlaka bir sehpa üzerinde yerden yükseltilmeli,
böylece nemden ve sudan korunmalıdır. Ayrıca, kışlatma yeri arıların kış
salkımı bozmasına neden olabilecek gürültü ve sesten uzak yerler olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, kış ölümlerinin nedeni soğuk değil kolonide ısı üretim ve
enerji kaynağı olan yeterli balın bulunmayışı yani açlıktır. Daha önce de
bahsedildiği üzere, başarılı kışlatmanın altın kuralı, kışa girerken
kolonilerde genç arılar yanında yeterli besin stokunun bulundurulmasıdır.
Arılar,
kovan içi sıcaklığı 14 oC'a düştüğü zaman
bir araya toplanarak kış salkımı oluştururlar. Salkımın merkezindeki sıcaklık
33 oC, dış yüzeyinde ise 6-8 oC olabilmektedir. Arılar bal yiyerek gerekli
olan ısıyı üretirler ve ısı arttıkça salkımı genişletirler. Kışın herhangi bir
sarsıntı ile kış salkımından düşen arılar tekrar salkıma çıkamaz ve ölürler.
Kış salkımının bozulmaması için koloniler kış süresince ve soğuk dönemlerde
kesinlikle rahatsız edilmemelidir.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Son Eklenen Konular
| Süs LahanasıPazar, 07 Aralık 2008 Devamı | Şadok - Citrus maxima (Pomelo) Çarşamba, 12 Kasım 2008 Devamı | |
| ArokaryaSalı, 11 Kasım 2008 Devamı | Diğer | |



